Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu


9.12.2019 - Bu Yazı 586 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski Bakan Ali Babacan’a yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü dolaylı olarak eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, uzun yıllar çok yakın çalıştığı Davutoğlu’nu, Babacan’ı suçlaması, Gül’ü eleştirmesinin nedeni Şehir Üniversitesi sorunu.

Erdoğan, Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde Ali Babacan’ın imzasını taşıyan kararlar Şehir Üniversitesi'ne tahsis edilen arazinin, bu üniversitenin mülkiyetine geçirildiğini, Halk Bankası’ndan alınan krediye karşılık gösterilmediğini ve geri ödenemediğini belirterek, "Bunlar Halk Bankı dolandırmaya çalışıyorlar" diye ağır bir biçimde suçladı. Davutoğlu, Cumhurbaşkanı’nın bu suçlaması karşısında, mevcut ve hayattaki eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, özelleştirme yetkililerinin malvarlıklarının açıklanmasını, Meclis’te komisyon kurulmasını, verilemeyecek hiçbir hesabı olmadığını söyleyerek karşılık verdi. Daha önce hangi şirketlere kredi verildiğini, hangilerinin borçlarının yapılandırıldığını hangilerinin bakmasına göz yumulduğunun da ortaya çıkmasını istedi.

Kuşku yok ki bu düzeyde ve sertlikte başlayan tartışma gündemde önemli bir yer tutacaktır.

Devletin zirvesinde uzun süre birlikte yer almış bu isimler arasında başlayan tartışmanın hem siyasi hem teknik yönleri var.

Siyasi boyut

Bu tartışmanın siyasi boyutunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirdiği üç ismin ortak yönlerinden biri iki yeni siyasi parti kurmak üzere yola çıkmış olmaları oluşturuyor.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun partisini aralık ayı içinde kurması bekleniyor. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün desteklediği Ali Babacan’ın da partisini birkaç hafta içinde kuracağı daha önce açıklandı.

Her iki partinin de AK Parti içinden doğacak olması, AK Parti’yi ve siyasi dengeleri etkileyecek siyasi sonuçlar doğurmaya adaydır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın suçlamaları ve Davutoğlu’nun verdiği yanıtla başlayan süreçte Şehir Üniversitesi’yle ilgili yapılacak inceleme ve alınacak kararların da siyasi alanda tartışmaya yol açacağı açıktır. Nitekim Davutoğlu, söz konusu üniversiteyle ilgili karar ve suçlamaların asıl nedeninin siyasi olduğunu ima etti.

Bu tartışmanın etkileyeceği bir diğer siyasi boyut kurulacak iki partinin genel seçim öncesinde hangi ittifaka dahil olacağı veya yakın çalışacağı konusudur. İki yeni partinin tanımları ve doğuş gerekçeleri itibariyle Millet İttifakı’na yakın Cumhur İttifakı’na uzak olacağı yorumları yapılıyor, bazı kesimler üçüncü bir ittifaktan söz ediyordu. Son günlerde ise kurulacak iki partiden birinin Cumhur İttifakı’na katılabileceği olasılığı da gündeme gelmişti.

Ancak son tartışma gösteriyor ki yeni kurulacak iki partinin veya birinin Cumhur İttifakı bünyesinden yer alması olasılığından söz etmek, bugün itibariyle mümkün değildir.

Erdoğan ile Davutoğlu ve Babacan arasında köprüler atılmış görünüyor.

Teknik boyut

Tartışmanın teknik boyutu ise bir vakıf üniversitesi olan Şehir Üniversitesi’ne önce tahsis edilen sonra da mülkiyetine verilen arazi ile Halk Bankası’ndan alınan kredidir. Yapılacak hukuki ve mali inceleme bu arazinin üniversitenin mülkiyetine geçirilmesinin yasal dayanaklarının olup olmadığını açıklığa kavuşturacaktır. Keza banka mevzuatı açısından durumun aydınlatılması zor değildir.

Şehir Üniversitesi sorunuyla ilgili tartışma Türkiye’de iki önemli konuyu da gündeme taşımalıdır. Bunlar vakıf üniversitelerinin genel durumu, özel okul zincirleri ve kamu kaynaklarının kullanılması konusudur.

Vakıf kâr amacı gütmeyen bir kurumdur. Ancak Türkiye’de birçok vakıf üniversitesinin ve özel ilköğretim ve lise kuruluşunun ticari amaçlarla çalıştığı bir sır değildir. Okullardan kazandıkları paraları inşaat sektöründeki faaliyetlere kullanan ve bu yüzden kapanma noktasına gelen okul zincirleri söz konusudur.

Bu alanda çok ciddi, çok detaylı bir kamu denetiminin yapılması şarttır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive