Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Sorunlar çözülmüyor büyüyor


18.12.2019 - Bu Yazı 334 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye iç ve dış sorunlar karşısında giderek sıkışıyor.

TÜİK rakamları yaşamın gerçekleriyle örtüşmüyor. Gerçeği kavramayan veri toplama ve istatistik esnekliğiyle açıklanan rakamlar bile Türkiye’nin ekonomik sorunlara çözüm getiremediğini kanıtlamaya yetiyor.

İşsizlik oranı yüzde 14 civarında seyrediyor. Genç işsizlik yüzde 25’in üzerinde.

Her gün iflas eden şirket sayısı artıyor. Bu şirketler arasında ünlü zincirler var. Yine ünlü tekstil firmaları borçlarına karşı yeniden yapılandırma talebinde bulundular.

Türkiye Bankalar Birliği’nin açıkladığı rakamlara göre Ekim - Kasım aylarında 22’si büyük firmalara ait olmak üzere toplam 5 milyar lira borç yeniden yapılandırıldı.

Açıklanan enflasyonla yaşanan enflasyon arasında dağlar kadar fark var.

Merkez Bankası verilerine göre Türkiye’nin kısa vadeli döviz cinsinden dış borcu 118 milyar dolar civarında. Kısa vadeli bu borç Türk ekonomisini baskı altına almaya başladı.

Doğa Koleji zincirinin içine düştüğü ekonomik sıkıntı öğretmenleri maaşsız, on binlerce öğrenciyi okulsuz bıraktı. Aynı sıkıntıya düşen başka okul zincirlerinin de bulunduğu yönünde haberler geliyor.

İktidar ise bu acil sorunlara çözüm üretmesi gerekirken, seçtiği projeler ve şirketler üzerinden kamu kaynaklarını kullanmaya devam ediyor.

Kamu bankalarının hangi şirketleri hangi ölçüyle kurtardığına ilişkin tatmin edici bilgilendirme yapılmıyor.

Türkiye’nin en büyük askeri fabrikası olan Arifiye Tank Palet Fabrikası’nın işletmesinin Katar ortaklı şirkete 25 yıllığına devredilmesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Fabrikanın, tank üretimi ihale edilen şirkete kiralandığı bilgisi doğru çıkmıyor. Şirketin bir kira ödemeden fabrikayı kullanacağı anlaşıldı. İhalede şeffaf olmayan yönler bulunduğu da ortaya çıktı. Rekabet koşulları oluşturulmadan karar verildiği de belli oldu. Bu işletme devri kararının 50 milyon dolar bulunamadığı için yapıldığı savı ise kamuoyunu tatmin etmedi.

Kanal İstanbul projesi ise bir inatlaşma konusu haline getirildi. Böyle büyük bir projesinin sosyal fayda-sosyal maliyet hesapları ortada yok. Kanalın Montrö Anlaşması karşısında hukuki durumunun ne olduğu bilinmiyor. Vereceği ekolojik zararla ilgili bilimsel raporların tartışılmadığı bir ortam söz konusu. Bu Kanal’ın nasıl yapılacağı ve nasıl finanse edileceği de bilinmiyor. Sadece "yaparım" "yapamazsın" tartışması sürüp gidiyor.

Dış politikada sıkışma

Türkiye, Suriye’de çok önemli bir sorunla uğraşırken şimdi de Libya sorunu çıktı.

Hükümet Libya ile yaptığı Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı ile bir hamlede bulundu. Bu hamle ile Doğu Akdeniz’de sıkışmışlığını aşmayı hedefliyor.

Libya'yla varılan mutabakatla Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasındaki bağlantıyı kesmeye yönelik bir girişimde bulunuldu.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın ABD, Fransa, Mısır’la birlikte Türkiye’nin hak alanını daraltan girişimlerine karşı Libya ile önemli bir karşılık verilmiş oldu. Ancak Libya’da iç savaş koşulları ve iki hükümet bulunması Ankara’nın işini zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler’in tanıdığı hükümetle mutabakata varılmış olmasına karşın bu hükümet Trablus ve çevresi dışında Libya’nın tümüne hakim bir hükümet değil. Bu hükümete karşı ABD ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen ve hatta Rusya tarafından hoşgörü gösterilen General Hafter güçleri, Türkiye’nin mutabakat imzaladığı hükümeti devirmek için askeri harekâtlarını sürdürüyor.

Bu koşullar altında iktidar Libya’ya asker göndermeye hazırlanıyor. Böyle bir karar alır ve uygularsa Türk askeri Libya’ya anlaşma yaptığı hükümeti korumak ve ayakta tutmak için gidecek ve böylece Libya iç savaşının tarafı haline gelecek.

Türkiye’nin bu politikasında tıpkı Suriye politikasında olduğu gibi İslamcı bir tercihle hareket ettiği eleştirileri CHP sözcüleri tarafından sık sık dile getiriliyor. CHP’nin bugüne kadar aldığı tutum Libya’ya asker gönderilmesini isabetli bulmadığını gösteriyor.

Türkiye’nin yurt dışına asker göndermesi konusunda eleştiride bulansa bile ulusal çıkar düşüncesiyle tezkereleri Meclis’te onaylayan CHP’nin bu kez daha sert uyarıda bulunması iktidarın ciddiye alması gereken bir tutumdur.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de rahatlaması için kalıcı olup olmadığı bilinmeyen Trablus hükümetiyle yaptığı mutabakat yeterli olmayacaktır. Ayrıca bu hükümeti ayakta tutmak ve bütün Libya’ya hakim kılmak da sadece Türkiye’nin desteğiyle mümkün değildir.

Bu koşullarda Türkiye’nin Libya ile yaptığı gibi Akdeniz’deki diğer komşularıyla bir mutabakata varması en sağlıklı yoldur. Suriye, Mısır ve İsrail’le yapılacak yetki alanı sınırlandırma anlaşmaları Türkiye’yi hem yalnızlıktan kurtaracak hem de haklarını garanti altına alacak en sağlıklı seçenektir. Ancak, Türkiye bu üç ülke yönetimleriyle de kavgalı durumdadır. Şam’da, Kahire’de, Tel Aviv’de büyükelçisi yoktur.

Ankara, liderlerini beğenmese de komşu ülkelerle ilişkilerini normalleştirmedikçe dış politikadaki sorunlarını çözmekte çok zorlanacaktır. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive