Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Siyasetin finansmanı olarak bağış


3.02.2020 - Bu Yazı 483 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bağış bir gönüllü faaliyettir.

Varlıklı veya yoksul olsun, insanların, yardım ve dayanışma duygularının sonucu olarak ihtiyaç sahibi kişi, kurum veya toplum kesimlerine gelirlerinin ve varlıklarının bir kısmını bağışlamaları insani bir davranıştır.

Yoksul çocukların okumasına yardımcı olmak, bu amaçla kurulmuş dernek ve vakıflara maddi destek sağlamak, yoksulluk içinde zor yaşayan insanlara destek olmak gibi amaçlarla doğrudan veya dolaylı olarak bağışlar yapılır.

Birçok dernek ve vakıf, üye aidatları, gelir getirici faaliyetleri dışında bağışlar yoluyla da önemli gelir elde ederler.

Türkiye’de insanlar siyasi partilere de bağışta bulunabilirler mi?

Evet bulanabilirler. Ancak bu bağış sınırlıdır. Anayasaya ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre gerçek ve tüzel kişiler, bir siyasi partiye bir yılda 2 milyon (eski parayla milyar) aşmamak üzere nakti ve ayni yardımda bulunabilirler.

Türk hukuk sistemi, siyasi partilerin bağımsız kalmalarını sağlamak, kişi ve şirketlerin yardımlarına ihtiyaç duymalarını önlemek için siyasi partilere Hazine yardımı yapar.

Ayrıca partiler; üye aidatları, milletvekili aidatı, rozet, yayın satışı, gelir getirici balo ve benzeri faaliyetlerle de gelir elde ederler.

Ancak şirketlerin partilere bağış yapmaları konusu sorunludur. Yasada "tüzel kişiler" ibaresi geçmekle birlikte Ticaret Kanunu, şirketlerin ancak iştigal sahasıyla sınırlı faaliyette bulunabilecekleri hükmü taşıdığı için, siyaset de şirketlerin iştigal sahası olmadığı için partilere bağış yapamazlar, yaparlarsa hukuken yok hükmündedir.

Hukuki çerçeve kabaca bu olmakla birlikte Türkiye’de siyasetin finansmanı açısından bağış mekanizmasının dolaylı olarak çok yaygın şekilde kullanıldığı görülüyor.

İktidar yanlısı vakıflara bağış

Doğrudan doğruya şirketler bir siyasi partiye nakti ve ayni bağış yapmıyorlar, yapamıyorlar.

Ancak, siyasi iktidarın işaret ettiği dernek ve vakıflara bağış yaparak önemli kaynak aktarıyorlar. İktidar partisiyle aynı dünya görüşüne sahip olarak önceden kurulmuş ve iktidar döneminde kurulmuş dernek ve vakıflara aktarılan bu kaynak, dolaylı olarak siyasetin finansmanı anlamına geliyor.

Bu dernek ve vakıflar, iktidarın savunduğu görüşlere uygun şekilde eğitim vererek, kurs ve seminerler düzenleyerek, öğrenci yurtları yaparak, o yurttaki öğrencileri belli bir siyasi görüşe yönlendirerek, maddi olanaklarından bu kesimleri burs veya gıda, yakacak, giyecek yardımlarıyla oy ve destek topluyorlar.

Sonuç olarak bu bağışlar doğrudan siyasi parti üzerinden değil ama destekçisi yan kuruluşlar üzerinden siyasetin finansmanında kullanılıyor.

Büyük ihaleler ve bağışlar

İktidardan büyük ihaleler alan firmalar zenginleştikçe, bunun bir bedeli olarak, işaret edilen dernek veya vakıfa bağışta bulunarak ve satın alma yoluyla da destek sunuyorlar.

Devletten ihale, özellikle de büyük ihale alanlar, bir anlamda komisyonunu ve diyetini iktidarı destekleyecek biçimde kaynak aktararak ödüyorlar. Alınan ihale ne kadar büyükse ödenen diyet de o kadar büyük oluyor.

Aynı şekilde belediye başkanları da aynı yöndeki işaret veya doğrudan talimat üzerine aynı dernek ve vakıflara kaynak aktarıyorlar. Son dönemde bunun örnekleri İstanbul Belediyesi el değiştirdikten sonra iç denetim ve Sayıştay raporlarıyla kamuoyuna yansımıştı.

Para havuzları

Siyasetin dolaylı finansmanında kullanılan bir diğer yöntem de devletten çok büyük ihale alan şirket sahiplerinin her birinden alınan büyük meblağlarla dev bir para havuzu oluşturulmasıdır. Bu havuzdaki kaynağın da yine iktidarı destekleyecek faaliyetlerde kullanılmasıdır.

Bir diğer yöntem, devletten büyük ihale alan iş insanlarından havuz oluşturmak üzere kaynak talep edilmesi olayıdır ki, bu olay kamuoyuna yansımıştır.

Bu şekilde oluşan para havuzuyla basın ve yayın organları satın alınmış, bazıları kurulmuş ve Türk basını büyük ölçüde iktidar destekçisi ve ona bağımlı hale getirilmiştir, büyük ölçüde tek sesli bir basın yapısı oluşturulmuş ve basın özgürlüğü ağır yara almıştır.

Kızılay'a yardım

Son olarak Başkentgaz Şirketi’nin Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na yaptığı 7 milyon 925 bin dolarlık bağış tartışma konusu olmuştu. Bağışın önce Kızılay’a yapılmasıyla tümümün vergiden düşülmesi olanağının kullanıldığı öne sürülmüştü. Buna karşılık Başkentgaz’ın yetkililerinin yaptığı açıklamalar tatmin edici olmadı.

Bu uygulamanın vergiden kötü niyetle kaçınma ve kanuna karşı hile olduğunu bir önceki yazımda belirtmiştim. Aynı görüşü 19 Mayıs Üniversitesi’nden Mali-Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Murat Batı da kaleme aldı. Batı bu işlemin kanuna karşı hile yollarından biri olan "peçeleme" işlemi olduğunu ayrıntılarıyla aktardı.

Bu yöntemler kullanılarak bağış yapılan dernek ve vakıfların aynı veya aynı tür dernek ve vakıflar oluşu akla siyasetin dolaylı finansmanı konusunu getiriyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive