Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Suriye’de kim dost kim düşman?


6.03.2020 - Bu Yazı 212 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Moskova’da gerçekleşen Erdoğan -Putin zirvesinden beklendiği gibi ateşkes kararı çıktı. Böylece, tırmanan gerginlik şimdilik dondurulmuş oldu.

Zirvede alınan kararlardan biri de M4 karayolunun 6 km kuzeyinde ve 6 km güneyinde bir güvenlik koridoru oluşturulması ve Türkiye ile Rusya’nın ortak devriye yapacak olması.

Tahmin edildiği gibi Esad güçleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bulundukları yerden çekilmesi söz konusu değil. Ayrıca BM’nin terörist olarak kabul ettiği bütün grupların etkisiz hale getirilmesi şartı da yenilenmiş durumda.

Bu durumda Türkiye HTŞ vb. grupların silahtan arındırılmasını sağlar ve rejim de varılan anlaşmaya uyarsa ateşkes kalıcı hale gelebilir. Tabii daha önceki ateşkes kararlarının çok uzun sürmediğini de unutmamak gerekir. 

Değişen ittifaklar nedeniyle

Türkiye açısından Suriye’deki durum tam da bir zamanlar solda çok popüler olan "Ne ABD, ne Rusya, ne Çin; her şey Türkiye için" sloganını anımsatıyor.

Türkiye, Suriye’de zaman zaman ABD’ye zaman zaman Rusya’ya yaslanarak hamleler yaptı.

Son dönemde "Türkiye eksen mi değiştiriyor, NATO’dan ayrıldı mı?" sorularını sorduracak kadar ABD ile gerilip Rusya ile yakınlaştı. ABD’den Patriot alamadı, Rusya’dan S-400 aldı ama bu bile Rus uçaklarının hava koruması olmayan Türk birliğini vurmasına engel olamadı. Bu kez Rusya Esad’ın yanında Türkiye’nin karşısına geçerken, bu gelişmeyi fırsat bilen ABD, Türkiye’nin sırtını sıvazlamaya başladı.

Şu gerçek ortada ki, Türkiye ulusal çıkarlarını ne tam ABD’ye ne tam Rusya’ya dayanarak koruyabilir. Ankara, Suriye sorununa başlangıçta bu şekilde yaklaşıp rejim değişikliği hedefinin peşine takılmasaydı bugün eli çok daha rahat olurdu.

Ancak gelişmeler özellikle "müttefik-stratejik ortak" diye sunulan ABD’nin PKK-YPG’yi Türkiye’ye yeğlemesi ve Suriye’nin kuzeyinde bir PKK devletçiği kurmaya yönelmesiyle askeri harekâtları yapmak zorunda kaldı.

ABD, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı koruma altına aldı ve etki alanından uzaklaştırdı. Türkiye’nin askeri harekâtları ise Rusya’nın, hava sahası konusundaki esnekliği ile gerçekleştirildi. Türkiye’yi ABD’den uzaklaştırmak ve NATO içinde sorun yaratmak için harekete geçen Rusya, süreci S-400 satacak noktaya kadar getirdi. Ancak bu işbirliği İdlib sorununda ciddi şekilde sarsıldı.

Bu aşamada ABD’den gelen mesajlar Türkiye’nin yanında olduğu yönünde. Peki ABD ne kadar Türkiye’nin yanında? Moskova’da Erdoğan-Putin zirvesi sürerken "Türkiye’nin Rusya ve Suriye’ye karşı ülkesini savunması hakkıdır. Müttefikimiz Türkiye’yi destekliyoruz. Mühimmat vereceğiz. Soçi Mutabakatı’na dönülmeli" açıklamaları arka arkaya geldi. Bu açıklamaların yanı sıra aynı ABD, "Türkiye’ye İdlib’de hava savunması sağlamayacağız. Patriot konusunu değerlendiriyoruz. Bu değerlendirmeyi S-400 ekseninde yapıyoruz" beyanları da geldi. Türkiye’ye mühimmat desteği taahhüt ederek Rusya ve Suriye ile savaşmasını teşvik eden bu tutum bir zamanlar Türkiye’yi ABD’den uzaklaştırma hamlelerine benziyor. Şimdi aynı taktiği ABD uyguluyor. Patriot vermeyen, sahaya yansımayan destek açıklamaları ve mühimmat garantisi!

Türkiye İdlib'de takılmışken

Rusya’nın, Türkiye’nin askeri harekâtlarına karşı Esad’ı koruyacağı çok açık. Bunu korumasız askerlerimizi şehit ederek gösterdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok ağır karşılık vermesi üzerine yine Esad’ı korumak amacıyla daha önce burun kıvırdığı Moskova zirvesini kabul etti. Bu girişimin en temel amaçlarından birinin Esad’a zaman kazandırmak, nefes aldırmak olduğu açık. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin verdiği sert karşılıkla önemli askeri kayıplara uğrayan Esad’ın toparlanması ve Rus askeri takviyelerinin ulaşıp yerleşmesi için zaman kazanmış olacak.

Gözden uzak tutulmaması gereken nokta Türkiye, İdlib’de meşgulken Fırat’ın doğusunda ne olup bittiğidir. Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunmasının asıl nedenini oluşturan ve beka sorunu olarak gördüğü PKK-YPG, ABD desteğiyle devlet yapısını kurmaya yönelik faaliyetlerine devam ediyor. ABD’nin petrol kuyularının başına oturttuğu PKK-YPG, petrol gelirlerini de alıyor ve devletleşme yolunda olabildiğince mesafe almaya çalışıyor.

Bu durumun ortaya çıkardığı bir çelişki, ABD’nin, "Fırat’ın doğusunda PKK-YPG’yi, batısında Türkiye’yi destekliyorum" tutumudur.

Bu tablo içinde "Suriye’de terörle mücadele konusunda kim kiminle hareket ediyor" sorusu önemlidir. Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü ve 40 yıldır mücadele ettiği PKK’yı ABD ve Rusya sahada terör örgütü olarak görmüyor. Aksine ABD müttefik olarak görüyor. Türkiye ile ABD arasındaki asıl sorun bu.

Diğer taraftan Rusya ile Suriye’nin ve bir süre önceye kadar ABD’nin terör örgütü olarak gördüğü DAEŞ, HTŞ gibi El Kaide uzantısı terör örgütleri Türkiye’nin varlığından yararlanıyor. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çatıştığı ve ağır kayıplar verdirerek bölgeden uzaklaştırdığı radikal gruplar bugün İdlib’in içinde.

Türkiye Soçi uzlaşmasından sonra bu grupları silahtan arındırma ve M-S, M-5 karayollarını açma taahhüdü konusunda beklenen etkinlik ve hızda davranmadığı için eleştiriyor.

Rusya’nın Esad’la birlikte Türk birliklerine saldırmasının nedeni de bu.

Bu gerçek, Türkiye'nin ABD’ye ve Rusya’ya olan bağımlılığını mümkün olduğunca azaltacak, bölge ülkeleriyle işbirliğini artıracak bir politika izlemesinin daha doğru olacağını gösteriyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive