Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Önce devlet üzerine düşeni yapmalı


1.04.2020 - Bu Yazı 170 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Koronavirüs'le mücadelede diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’de devlet çok geride duruyor.

Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkeler, ayırdıkları kaynakları alt gelir gruplarına doğrudan aktarmaya başladılar.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, yaptığı konuşmada, hangi büyüklükte olursa olsun hiçbir şirketin iflas etmeyeceğini ve kimsenin işini kaybetmeyeceğini, ayırdıkları kaynağın yeterli olduğunu söyledi. Almanya Başbakanı Merkel, ayırdığı kaynak ve yaptığı konuşmayla devletin şirketlerin ve çalışanların arkasında olduğunu duyurdu. Kanada Başbakanı Trudeau, halkına seslenirken, "siz sağlığınızla ilgilenin, kimse işinden olmayacak" diyerek garanti verdi.

İtalya, vaka sayısı 9 bini bulduğunda sokağa çıkma yasağı ilân etti. Fransa da yaklaşık aynı düzeydeki vaka sayısında sokağa çıkmayı yasakladı.

Bu kararlar ve uygulama  sosyal bir devletin nasıl çalışması gerektiğini göstermesi açısından örnek alınması gereken niteliktedir. İtalya, Fransa, İspanya, İngiltere gibi ülkeler yaptıkları yanlışı görmüş ve hemen bu yanlıştan dönerek ciddi kararlar almışlardır.

Türkiye ise başlangıçta bu ülkelerden çok daha erken harekete geçip avantaj sağlamışsa da, sonradan virüsün yayılmasına, vaka ve can kaybı sayısının hızla yükselmesine engel olamamıştır.

Bunun yanı sıra, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal yönden yeterli bir kaynak ayırmaması, hazinenin, dolayısıyla devletin kaynak konusunda elini taşın altına koymaktan çekinen bir tutum içine girmesi virüsün yol açacağı tahribatı önlemek ve onarmak açısından çok ciddi bir sorundur.

Devletin sorumluluğu

Türkiye’nin izlediği "gönüllü" evden çıkmama politikasının yeterli olmadığı, virüsün yaygınlaşmasından belli oluyor. "Evde kal" çağrısına uyanlar olduğu gibi uymayanlar da var.

Türkiye’de iktidar, bu konuda tercihini emekçilerin çalışması ve böylece çarkları döndürmesi yönünde kullandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 4 saat kadar süren telekonferansla yapılan kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamadaki, "Türkiye üretimini devam ettirmek, çarkların dönmesini sağlamak durumunda olan bir ülkedir" sözleri bu tercihi yansıtıyor.

Oysa Türkiye de; sağlık, gıda, enerji ve güvenlik gibi yaşamsal sektörler dışında çarkları durdurup, sokağa çıkma yasağı ilan edip, iş güvencesi sunarak çalışanlara ve küçük işletmelere en azından salgın etkisini yitirinceye kadar ücret ve gelir verebilirdi.

Bunun yerine 65 yaşın altındaki nüfus diliminde olanların evde kalma ve virüsten korunma sorumluluğunu vatandaşa yükledi.

Bu karar, bu yaş dilimindeki çalışanlar için bir anlamda "sürü bağışıklığı" politikası izlendiğini gösterir ki, bunun yol açacağı can ve ekonomik-mali kaybın da vatandaşın sırtında olduğuna işaret eder.

Türkiye, işsizlik yardımı ve kısa çalışma ödeneği dışında, çalışmak zorunda olanlarla ilgili ciddi bir kaynak ayırmadı. Bu yardımlardan yararlanmak için yapılan başvuruların 60 günde sonuçlanacağının da Çalışma Bakanı tarafından açıklandığı düşünülürse, işsiz kalanların iki ay boyunca ortada kalacakları sonucuna varılabilir.

Özellikle devletten aldıkları dev ihalelerle hızla büyüyen, devlet desteğiyle inşaat sektöründe öne çıkan şirketlere vatandaşın ödediği vergilerle hazine garantisi veren, milyarlarca liraya varan bu garantileri ödeyen devlet, alt gelir grubundaki işçiler ve işsizler için elini cebine atmadı.

Devletten beslenmeye alışmış büyük şirketlerden zor duruma düşenleri kamu bankaları aracılığıyla kurtaran, vergilerini silen devlet, emekçinin asgari ücretini bile garanti etmekten kaçındı.

Bağış meselesi

Koronavirüs salgını gibi felâketlerde vatandaşına para aktarması gereken devletin, aksine vatandaştan bağış istemesi de, yine sosyal devlet anlayışında öncelikli olan bir uygulama değildir.

Elbette afet hallerinde vatandaş bağışlarla mücadeleye katkı verebilir. Ama önce devletin üzerine düşeni yapması gerekir. Bağış kampanyaları felâketle, ekonomik ve sosyal çöküşle mücadelede ancak bir yan unsur olur. Asıl kaynağı ayırması ve mücadele etmesi gereken vatandaş değil devlettir.

Kuşku yok ki aile bağları güçlü, depremde, selde, yangında yardımlaşma kültürüne sahip, yardım kampanyalarına her zaman ilgi göstermiş olan Türk toplumu, virüs nedeniyle açılan kampanyalara da elinden gelen katkıyı yapacaktır. Ancak devletin üzerine düşeni yapmasını da bekleyecektir.

Koç grubunun kendiliğinden harekete geçip fabrikalarında tıbbı malzeme üretip hibe etmesi ve otellerini sağlık çalışanlarına açması örnek bir davranıştır.

Böyle yapabilecekken TOBB gibi işveren çevreleri ve devlet kaynağıyla devleşen şirketlerin Cumhurbaşkanı’nın kampanya başlatıp, 7 maaşını bağışlamasından sonra bağış yarışına girmeleri düşündürücüdür.

İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinin bağışı kampanyası yapması ve İçişleri Bakanlığı’nın harekete geçmesiyle hesaplarının dondurulması sorununa gelince…

Belediyelerin bağış toplama yetkileri vardır.

Belediye Kanunu’nun, belediyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 15. maddesinin (i) fıkrasında borç alabilecekleri ve bağış kabul edebilecekleri yazılıdır. Aynı şekilde belediye başkanlarının yetkileri arasında şartsız bağış kabul etmek de bu kanunla tanınmıştır.

Böyle bir konuda bile kendisi de bağış kampanyası açmış olan iktidarın, CHP’li belediyelerin faaliyetini kısıtlaması doğru bir yol değildir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive