Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Gürbüz Çimen

gurbuzcimen81@gmail.com



Bookmark and Share

Ergenekon'dan Yolsuzluk Operasyonuna


29.12.2013 - Bu Yazı 1721 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

            17 Aralık 2013 tarihi Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'nin en önemli tarihi olarak geçti siyaset, ekonomi ve ilişkisi olan dünya basınına. Hatırlarsanız bundan bir kaç yıl önce yine gizli dinlemelerle ve soruşturmalarla adına "Ergenekon" dedirtilen bir yargı süreci tamamlandı bir kaç ay öncesinde. O sürecin başlamasından bu yana içeri yüzlerce üniversite öğretim görevlisi, rektörler, öğrenciler, siyasi düşünürler, gazeteciler ve hatta mevcut siyasal iktidarın genel kurmay başkanlığını yapanlar da içeriye, ucu bucağı olmayan ve pek çokları tarafından terörist bile ilan edilen vatandaşlar onlarca yıl kimisi müebbet hapis cezasıyla çarptırılarak zindanlarda çürümelerine yüz tuttular.

            Peki 17 Aralık da neyin nesiydi? Aslına bakarsanız, pek çoklarının Gezi Parkı'yla başladığını ileri sürmelerine rağmen, siyasi analizlerine de güvendiğim pek çok yakın ağabeylerim, ablalarımın da dediği gibi bu operasyonun kilit ismi yenilir yutulur cinsten de değil hani. Olay aslında çok derinlerde olduğu kesin, ancak bunu dile getirmek dahi istemem. O yüzden biz yine de yeryüzünde olan olaylardan gidelim analiz yapmaya çalışalım, halkın anladığı dilde.

            Gelelim 1 Haziran 2013 tarihine, o gün Gezi Parkı süreciyle başlayan ve pek çok gencin, sanatçının, yazarın, düşünürün, siyasetçilerin ve bilumum T.C. Vatandaşlarının da içerisinde bulunduğu bir süreç başlamıştı, hükümetin sert çok düşünülmeden  aldığı politikalara karşı olduklarını anlatmak için.

            Aslına bakarsanız, mevcut siyasal iktidarı elinde bulunduran AKParti hükümetinin Başbakanı'nın söylediği en önemli söylem nedir? Tabii ki, "İleri Demokrasi!" O halde, ülke gündeminin, kendilerince ileriye gittiği, askeri vesayetin kalktığı, ve bunun gibi pek çok baskıcı rejimsel faaliyetlerin durduğu ya da bittiği Canım Türkiye'mde, ne oldu da Gezi Parkı olaylarından bu kadar korkuldu, ne oldu da eleştiri yapan mevcut iktidar gibi düşünmeyen gençlerin üzerine, İç İşeri Eski Bakanı Sayın Muammer Güler'in de itirafıyla Tomaların içine biber gazı koyularak, zehirli sular sıkıldı, ne oldu da 5-6 tane gencin ölümüne sebebiyet verildi? Amaç, yeni Deniz Gezmişler, Hüseyin İnanlar, Yusuf Arslanlar mı yaratmaktı? O 6 tane pırlanta genç, kimilerinin deyimiyle, pisi pisine mi öldüler, yoksa bundan yıllar evvel, Türkiye Cumhuriyet'ine kasteden insanların üzerine Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan giden genç teğmen Kubilay gibi mi değerlendiler? Bu sorular bir yana, asıl meseleye dönelim:

            Bundan yaklaşık bir ay öncesinde "Müsiad"ın organize ettiği Uluslararası Genç İş İnsanları Kongresi vardı. Arkamda oturan, 3-4 tane genç iş adamıyla konuşuyordum ülke siyaseti, ekonomisi ve gündemine dair. 4 tane pırıl pırıl ve 18 yaşında genç iş adamları...Düşününce insanın tüyleri diken diken oluyor ve göğüsleri bile kabarıyor bu yaşta ir işin patronu olacak olmalarından...Elbette öyle de...Peki onlarla muhabbet ederken, bir soru sormuştum genç adamlara,sorum aynen şu oldu: "Ergenekon hakkında ne düşünüyorsunuz?" "Ergenekon bir terör örgütüdür, içeriye koyulan herkes de teröristtir." demişlerdi genç adamlar, ardından şu soruyu sordum:"Peki ya PKK, adına barış süreci dedikleri olay?" Cevapları aynen şu oldu: "Ya ağabey, şimdi hükümetimiz barış adına bazı ciddi kararlar alıyor o yüzden oluyor bunlar." "Peki, onlar da terörist değil mi? dediğimde, "Olabilir, her şey barış için." Kesinlikle haklılardı her şey barış için olmalı, kim savaş isterdi ki... Ve son soru mu sordum: "Sizler, devletin bekası mı için yaşarsınız, hükümetin bekası için mi?" Cevaben, "tabii ki devletin bekası için" dediler. Pırıl pırıl 18 yaşında gençlerdi konuştuklarım, ama aslında 6 yaşında olduklarının hala farkında değillerdi...

            Ergenekon olsun Gezi Parkı olsun ve sayamadığım pek çok hükümete karşı gelen gençlerle ilgili, vatandaşlarla ilgili olsun, göz altıların hepsi doğruydu onlar için, hatta topluma mal edersek bizler için. Ancak, 17 Aralık 2013'ten sonra olan ve gün yüzüne çıkan "yolsuzluk operasyonu" önemli şahsiyetlere dayanınca, milletçe duruma tepki gösterdik ya hepimiz, hatta tv'lerden birinde jüri olan bir hanımefendi eşi bir numaralı şüpheli olduğu için ağlarken hepimiz ağladık, karanlık gecelerin sabahı var dedik, peki biz milletçe aynı hassasiyeti, yıllarca boş yere yattığı belli olan İzmir Milletvekilli Sayın Mustafa Balbay'ın o zamanlar küçük kızı olan, şimdi genç bir kadın olan Yağmur Balbay için gösterdik mi? Ya da, aynı hassasiyeti, Tuncay Özkan'ın kızı Nazlıcan Özkan için gösterdik mi? Hep şöyle bir düşüncem oldu bu yaşıma kadar. Masumiyet karinesi, 21. yy'ın içinde, ucu kime dokunursa dokunsun suç resmen ilan edilene kadar herkes tutuksuz yargılanmalı. Esen kalın.

.

Facebook Yorumları

Kod8
24.5.20185
0 BARAJ İTTİFAKI ve BEDELLİ ASKERLİK
9.10.2017
ÇÖZÜM BEDELLİ ASKERLİKTE
27.6.2016
İnsanlığın en tiran tutukevidir “EGO”
3.7.2015
2 Dil 1 Bavul
14.5.2015
ÖZGÜRLÜĞÜN ÜLKESİ
13.4.2015
Silahlar Sussun Düzce Coşsun
18.02.2015
Toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği
28.01.2015
KOMŞUDA PİŞER BİZE DE DÜŞER (Mİ)?!
22.12.2014
Dil başka alfabe başka
20.10.2014
Çocuk sadece çocuktur!
27.09.2014
Rektörlük seçimleri
11.09.2014
(ZULA)ŞIM
12.08.2014
ÇATIDA TATİL!
11.07.2014
KISKANÇLIK BÜYÜK(MÜ)TÜR SEVGİDEN!
26.06.2014
"KIZLIK" ADIN
04.06.2014
KADININ ADI YOK !!!
30.05.2014
KARŞITLIKLAR DENGESİ!!!
04.04.2014
BAŞ(BA)KAN'IN BİZLERE ÖĞRETTİĞİ!
25.03.2014
MAVİ KUŞ
20.03.2014
İNCE AYAR
06.03.2014
KOD ADI: YURT!
28.02.2014
SÜKUT-U HAYAL
16.02.2014
14 ŞUBAT KAPİTALİZM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!
11.02.2014
YEREL SEÇİMLER YAZI DİZİSİ - 2
07.02.2014
YEREL SEÇİMLER YAZI DİZİSİ - 1
23.01.2014
Kültür Terminal Merkezi
13.01.2014
Dış mihraklar!
06.01.2014
Düzce'mizin gülen yüzü
29.12.2013
Ergenekon'dan Yolsuzluk Operasyonuna
20.12.2013
Bir Nevi Aydın Selahattin Eyyubi
14.12.2013
Yol medeniyetti ama doğru yola çıkarsa
1 0
34 30.12.2013 - 12:12:24
başta siyasi partiler olmak üzere çoğunluk günün koşullarına göre değerlendirme yapmakta. bu durumda maalesef siyasetin ilkesizlik üzerine kurulmasına yol açmaktadır. bugün yaşananların temelinde de bu vardır. eğer eskiden beri hukuk devleti olmaya çalışılsaydı, bağımsız yargının tesis edilmesi için çaba sarf edilseydi bugün herkesin içi rahat olurdu. tutuksuz yargılanmayla ilgili görüşlerinize katılmıyorum. kanuna göre zaten tutuklu yargılanmak istisnaidir ve bunun haklı gerekçeleri vardır. önemli olan müessesenin kaldırılması değil hukuka uygun kullanılmasıdır.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%52,94
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8