Hakan Albayrak

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Hamas’ın ‘1967’ açılımı


4.5.2017 - Bu Yazı 953 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Pazartesi günü Katar’ın başkenti Doha’da basın toplantısı düzenleyen Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, hareketin genel prensiplerini ve takip edeceği yolu tayin eden “yeni siyaset belgesi”ni açıkladı. 42 maddeden oluşan belge, Meşal’in ifadesiyle “Bütün Hamas liderlerinin ve içerideki-dışarıdaki (Filistin’deki ve Filistin dışındaki) bulunan bütün Hamas kurumlarının ortak görüşünü yansıtıyor.”

Öne çıkan iki madde:

1: “Hamas, Filistin toprağının hiçbir parçasından vazgeçmemekle beraber, 4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını -hicrete zorlanan Filistinlilerin geri dönüş hakkının teslim edilmesi şartıyla- ulusal uzlaşı formülü olarak görmektedir. (Bu hususta Mahmud Abbas liderliğindeki Fetih’le ayrı düşmeyecektir – HA) Bu durum kesinlikle Siyonist oluşumun tanınması ve Filistin’in haklarından ödün verilmesi anlamına gelmemektedir.” 

2. “Hamas, çatışmanın dinleri sebebiyle Yahudilerle değil, Siyonist projeyle olduğunu vurgular. Hamas, hiç kimseyle Yahudi olduğu için çatışmamaktadır. Saldırgan işgalci Siyonistlerle mücadele etmektedir. Hal böyleyken işgalin liderleri çatışmada Yahudilerin ve Yahudiliğin söylemlerini kullanmaktadır.”

***

“1967 Sınırları” elli senedir konuşulur ve yazılır, ama hâlâ bilmeyenler vardır diye bir kere daha yazalım:

5-10 Haziran tarihlerindeki “Altı Gün Savaşı”nden evvel Batı Şeria bölgesi (Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Doğu Kudüs dahil) Ürdün’ün, Gazze Şeridi ise Mısır’ın kontrolündeydi. İsrail o savaşta buraları işgal etti. 2005’te Gazze’den çekilen Siyonistler, Batı Şeria’yı halen işgal altında tutuyorlar. 1980’de Doğu Kudüs’ü ilhak ettiklerini açıkladılar ve o zamandan beri “Kudüs bölünmez bir bütün olarak İsrail’in ebedî başkentidir” diyorlar. 

Uluslararası hukuka göre Batı Şeria, Filistin toprağıdır. Doğu Kudüs de Filistinlilere aittir. “1967 Sınırları” dendiğinde Filistinliler için Batı Şeria ve Gazze, İsrail için ise bağımsızlığını ilan ettiği 1948’den 1967’deki “Altı Gün Savaşı”na kadar elinde tuttuğu topraklar kast edilir.

Uluslararası toplum (daha doğrusu uluslararası sistem ağaları), Filistinliler “1967 Sınırları”nı kabul ettikleri takdirde meselenin çözüleceğini vazediyordu. Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin halkının yegâne meşru temsilcisi olan Filistin Kurtuluş Örgütü, 1994’te imzalanan Oslo Anlaşması’yla “1967 Sınırları”nı -hem de Filistinlilere düşen payın hatırı sayılır bir kısmından vazgeçerek- kabul etti. Ne var ki mesele yine çözülmedi. Siyonistlerin ve onları destekleyen uluslararası sistem ağalarının yeni bahanesi, “1967 Sınırları” formülünü reddedip “İsrail yıkılıncaya kadar savaş” diyen Hamas’tı.

Aslında Hamas uzun süredir “1967 Sınırları” formülüne göz kırpıyor. Örgütün kurucu lideri Şeyh Yasin bundan 20 sene evvel Gazze ve Batı Şeria topraklarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti karşılığında uzun süreli ateşkes teklif etmişti. Bilhassa 2006’daki seçim zaferlerinden beri Hamas liderleri “1967 Sınırları”nı kabul etme temayülü gösteriyorlar. İsmail Haniye 2007’de El Cezire’ye verdiği beyanatta Fetih’le kuracakları ortak hükümetin hedeflerini anlatırken “1967’de işgal edilen tüm Filistin toprakları üzerinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasını sağlayacağız” demişti. Halide Meşal de -2008’de- çözüm için arabuluculuk yapan eski ABD Başkanı Jimmy Carter’e “1967 Sınırları”na dayalı bir çözüme mani olmayacaklarını söylemişti. Carter’in Meşal’le görüştükten sonra yaptığı  açıklamayı arşivden çıkarıp okuyalım: “Hamas, Orta Doğu barışının önünde bir engel değil. Anlaşmanın bazı hükümlerini benimsemeyecek olsalar bile 1967 sınırları içinde bir Filistin devletini -Filistin halkının onaylaması şartıyla- kabul edeceklerini söylüyorlar. Yani Hamas, Abbas’ın barış çabalarını engellemeye kalkmayacak ve Filistin halkının referandum yoluyla destekleyeceği bir anlaşmayı kabul edecek.”

Hamas liderleri sonraki senelerde de  benzer açıklamalar yaptılar, fakat İsrail’in ve uluslararası sistem ağalarının tavrında bir değişiklik olmadı. Hamas’ın ‘uzlaşmazlığını’ diline dolayan Batı basını da bu yeni durumun hakkını vermedi, düpedüz uzlaşma işareti olan bu açıklamaları öne çıkarmaya yanaşmadı.

Sorun neydi? Yeterince resmî ve bağlayıcı mı değildi o açıklamalar?

İşte şimdi, “1967 Sınırları”nın Hamas tarafından kabul edildiğine dair, “bütün Hamas liderleri ve bütün Hamas kurumları” için bağlayıcı olduğu özellikle vurgulanan resmi bir beyanname var önümüzde. Gelin görün ki İsrail “kandırmaca” deyip geçiyor, uluslararası sistem ağaları sağırları oynuyor, Batı basını da pek oralı olmuyor.

Sorsanız herhalde “Hamas o beyannamede İsrail topraklarında hâlâ gözü olduğunu da ifade ediyor” diyeceklerdir ama uluslararası hukukta mefkûrelere değil resmî angajmanlara ve fiilî adımlara bakılır. (İsrail hükümetinde halen Batı Şeria topraklarının ilhakını isteyen partiler yer alıyor diye İsrail’in bu toprakları ilhak ettiği mi var sayılıyor? İsrail’e ona göre mi muamele ediliyor?) Gerçekten “1967 Sınırları” çerçevesinde bir çözüm istenseydi, Hamas’ın “Biz aslında şunu arzu ediyoruz ama bunu kabul ediyoruz” beyanının “ama”dan önceki kısmına bakılmaz, “ama”dan sonraki kısmına istinaden yeni bir dönemin başlangıcı kutlanırdı.

***

Antisemit -Yahudilere ırklarından ve dinlerinden ötürü düşman olmakla suçlanagelen Hamas’ın bu husustaki beyanıyla ilgili mülahazalarımızı yarınki yazıya bırakalım. Nasipse.   

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.12.2018
Davutoğlu’nun “Duruş”undan bir kesit
8.12.2018
ÇETO
7.12.2018
Şii-Sünni barışı
6.12.2018
‘Ergenekon’ meselesi
1.12.2018
Peki Uygurlar ne olacak?
30.11.2018
Turkria
29.11.2018
Hasretle beklenen kitaplar
26.11.2018
KARAR için bayilere hücum!
24.11.2018
Mehmet Ali Öztürk’ü devletçe ve milletçe zulme terk ettik
23.11.2018
Yedikule’de bir Şam tatlıcısı
22.11.2018
Mektup
19.11.2018
Pişmeyen pişiremez
17.11.2018
Cubeyr’in yüzsüzlüğü
16.11.2018
Yükselen “Atatürkçülük” ve Emine Şahin
12.11.2018
Fırıncıya söyleyin ekmek de vermesin!
10.11.2018
Çocuklar nerede oynayacak?
9.11.2018
Kur’an-ı Kerim’in Abhazca meali
8.11.2018
‘Selamun aleyküm’ de Türkçe olsun!
5.11.2018
Her şeyi yeniden düşünmek için Mekke’ye giden Ruandalı papaz
3.11.2018
Cihangir İslam’ın sözleri
2.11.2018
‘Arap onuruna üç ağır darbe’
29.10.2018
Anayasa Mahkemesi’nin Hizb-ut Tahrir kararı
27.10.2018
Sinead, Magda, Şüheda
25.10.2018
Evet ama yetmez
24.10.2018
Kemalist ‘öğrenci andı’ meselesi
22.10.2018
Kemalist ‘öğrenci andı’ meselesi
19.10.2018
Cemal Kaşıkçı’ya ve kendimize borcumuz
18.10.2018
Af kanunu konuşulurken...
15.10.2018
Eren Bülbül, Somalili yetimlere sığınak oldu
13.10.2018
Cemal Kaşıkçı ne diyordu?
12.10.2018
Riyad’ın itibarı, Kaşıkçı’nın kanında boğulmalı
11.10.2018
Boşnakların müthiş hamlesi
8.10.2018
Cemal Kaşıkçı ve diğerleri için...
6.10.2018
Yakışmıyor
5.10.2018
İHH ekipleri Endonezya’da
4.10.2018
Altan Kardeşler ve Ilıcak
1.10.2018
Gambiya’da bir demir döküm atölyesi
30.9.2018
Türkiye ve Almanya, her şeye rağmen…
28.9.2018
Ayçiçekli bir Kore gezisi
24.9.2018
‘Kardeş aileler’ ve ‘dönüştürme merkezleri’
23.9.2018
Nasrallah-Tufeyli farkı
21.9.2018
Mahalli seçimler ve Hazret-i Ömer
20.9.2018
Soçi mutabakatı
15.9.2018
Mekke’ye Giden Yol'un Devamı
14.9.2018
Faiz
13.9.2018
Suriyeli muhacirler ve ‘nüfus istiklâlimiz’
10.9.2018
Suriyeli muhacirler, Kafkasyalı muhacirler
8.9.2018
‘Eğitim çalışmalarını Atatürkçülüğe göre planlamak’
7.9.2018
İdlib halkı için
6.9.2018
Lira, ruble, yerli telefon
3.9.2018
İran’ın büyük başarısı!
1.9.2018
İnsanların boyunlarına binen ifrit
31.8.2018
Dubai’de bir CIA/FETÖ operasyonu
30.8.2018
‘Bu bizim adetimiz değil’
27.8.2018
Beşiktaş-Partizan maçındaki o ‘tezahürat’a dair
23.8.2018
Van’ın Kalecik’ine selam olsun
20.8.2018
Paylaştığın senindir
18.8.2018
Apple Mabedi’ni gezen insanların tuhaf hallerine dair
17.8.2018
Bârekallah
16.8.2018
Dolar düşerken
13.8.2018
Çileyse çile...
11.8.2018
Böyle bir ortamda nasıl doğsun hakikat güneşi?
10.8.2018
Sevr Belgesi
9.8.2018
İslam’ın selamı ve imanın emanı
6.8.2018
Moro
4.8.2018
‘Hıristiyan Siyonistler’in hezeyanları
3.8.2018
Brunson, Soylu, Gül, F-35
2.8.2018
Ebubekir Efendi deyince…
30.7.2018
Entegrasyon tartışması
28.7.2018
‘Dünya 5’ten büyüktür’ ve BRICS
27.7.2018
Bağdatlı Abdurrahman Efendi’nin Brezilya Seyahatnamesi
21.7.2018
Siyonist safsata
20.7.2018
Cemaatler, tarikatlar…
19.7.2018
Filistin dostu İsveçliler
17.7.2018
Er de olsan sorumlusun
15.7.2018
Tsey hey ha!..
13.7.2018
Helâl olsun
12.7.2018
Kafkas İslam Ordusu’nun izinde
9.7.2018
Bir futbol taraftarlığı hikâyesi
7.7.2018
Erdoğan’ın taahhütleri
6.7.2018
Keşke idam yetseydi
5.7.2018
Viyana’da antisemitizm
2.7.2018
Çeşitlilik iyidir
29.6.2018
İktidar ve muhalefet
28.6.2018
Ebru Özkan’a özgürlük!
25.6.2018
Erdoğan’ın zaferi
22.6.2018
Tatar Böreği
21.6.2018
Yine de arkadaş olabilir miyiz?
18.6.2018
Tasvir-i efkâr
16.6.2018
Hep kahır, hep kahır...
15.6.2018
Kahire’de bir ikindi namazı
11.6.2018
Dar Al Janub
10.6.2018
Paylaşmanın tam vakti
8.6.2018
IKBY ile yeniden…
7.6.2018
20 avro sivuple
4.6.2018
Harira ve şürekâsı
2.6.2018
Emir Şekib Arslan
1.6.2018
Birbirinden beter iki ihtimal
31.5.2018
Abdulahad Mahdum’un şehadeti
28.5.2018
Evet, burası aşevi
26.5.2018
Mustafa Çalık
25.5.2018
Naat
24.5.2018
Davutoğlu, Babacan, Atalay…
21.5.2018
Beyhude geçen altı ay
14.5.2018
İsrail’in kuruluş yalanları
12.5.2018
Gannuşi niye Batı basınının manşetine çıkamıyor?
11.5.2018
Saçma sapan bir iş
10.5.2018
‘Ölümden mi korkacağım lan!’
5.5.2018
Muhalefete çağrı: F.Gülen’i ‘ofsayta’ düşürün!
3.5.2018
Rümeysa, Zeynep, Esma ve Asude
28.4.2018
Seçimler ve Saadet Partisi
27.4.2018
Karamollaoğlu’nun güler yüzü
26.4.2018
Erdoğan’ın ‘daha fazla demokrasi’ vaadine dair
21.4.2018
İYİ Parti’nin durumu
20.4.2018
Paldır küldür seçim
19.4.2018
Emperyalistlerin saldırıları ve Bülent Yıldırım’ın beyanatı
16.4.2018
‘Ne oldu da…’
14.4.2018
Issız Nakşi tekkesinin Hıristiyan bekçisi
13.4.2018
Toplanma merkezi
12.4.2018
SMDK nerede?
9.4.2018
Verimli bir Türk-Yunan barışı için
7.4.2018
Filmler, kitaplar ve Hatay meselesi
6.4.2018
Karatay
5.4.2018
Yavuz Turgul’a gecikmiş bir teşekkür
1.4.2018
Fetih
30.3.2018
Şehid Abdulkadir Salih’in mirası
29.3.2018
Peki “Kıbrıs Fatihi Karaoğlan”ı nereye koyacağız?
26.3.2018
İdlib’e dikkat
19.3.2018
Afrin’in fethi
18.3.2018
Züccaciye dükkânına giren fil: Horst Seehofer
16.3.2018
Almanya meselenin adını koymuyor
15.3.2018
Suriye Devrimi’nin başlangıç yıldönümü münasebetiyle
12.3.2018
Nureddin Yıldız, Erdoğan, Başsavcılık
9.3.2018
MBC’deki Türk dizileri niçin yayından kaldırıldı?
8.3.2018
Düşünce Mektebi’nde önemli bir söyleşi
5.3.2018
Mauritius’ta beyaz ırkı nasıl rezil ettim?
4.3.2018
Sabır
2.3.2018
Tunus İdare Mahkemesi’nin gösterdiği yol
1.3.2018
‘Uzlaşma devri geçti şimdi adalet zamanı’
26.2.2018
‘Bu Suriyeli gençler niye savaşmıyor?’
25.2.2018
Suç İmam Hüseyin’in mi?
23.2.2018
Vicdan Konvoyu
22.2.2018
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
17.2.2018
Aklıma takılan bazı şeyler
16.2.2018
Dile kolay, 20 yıl!
15.2.2018
Başbuğ aslında ne dedi?
12.2.2018
Arka Kapı
10.2.2018
Aliya İzzetbegoviç’i hatırlamak
9.2.2018
Gana muhabbeti
8.2.2018
Merkel, Schulz, Leopard 2
5.2.2018
Alparslan Kuytul
3.2.2018
Kahire Yunus Emre Enstitüsü’nde izdiham
2.2.2018
ÖSO bu harekâtta yer almasaydı...
1.2.2018
Daha serinkanlı bir demokrasiye ihtiyacımız var
29.1.2018
IKBY ile yeniden yakınlaşmanın gereğine dair
27.1.2018
ÖSO’yu karalama kampanyası
26.1.2018
Çanlar Amerika İçin Çalıyor
25.1.2018
Zeytin Dalı Harekâtı’ndaki en önemli husus
21.1.2018
Kût’ül-Amâre
19.1.2018
Barzani de mi Kürt düşmanı faşist?
18.1.2018
Afrin
12.1.2018
Ürpertici bir söz
11.1.2018
Trenden düşmek
8.1.2018
Abdullah Gül ve risk
6.1.2018
Vebal
5.1.2018
BM Genel Merkezi Doha’ya taşınsın
4.1.2018
Ve Hamaney konuştu…
1.1.2018
İran’da ne oluyor, niye oluyor?
30.12.2017
Ne oldu ki?
28.12.2017
Afrika’ya giden yol
25.12.2017
Hizb-ut Tahrir’e zulüm
24.12.2017
Kudüs meselesinde durmak yok, yola devam!
22.12.2017
Arap düşmanlarına gün doğdu
21.12.2017
Vahşi bir iftira
18.12.2017
El Bab’da selam dolu bir gün
16.12.2017
Erdoğan ve Doğu Kudüs
15.12.2017
‘377 A’
14.12.2017
Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti
10.12.2017
Kudüs için Yenikapı’da buluşalım
8.12.2017
ABD budur
7.12.2017
Kudüs meselesi
4.12.2017
kEkmek gramajı ve ötesi
2.12.2017
Türkiye’nin kaybından menfaat umanlar
1.12.2017
Sabah namazı Devrimi
30.11.2017
Adem Özköse Medresesi
25.11.2017
Marmara Üniversitesi ve ‘Serok Ahmet’
23.11.2017
Al benden de o kadar
18.11.2017
Merak etmeyin, Misak-ı Milli’ye Norveç dahil değil
17.11.2017
Okkupert
13.11.2017
Ey siviller, sivil kalın!
11.11.2017
AK Parti’nin yeni misyonu
9.11.2017
O arabayı Erbakan yapmadı
5.11.2017
Yeniden bismillah…
3.11.2017
Theresa May’i gururlandıran tablo
2.11.2017
Mustafa Armağan’ın mahkûmiyetine dair
31.10.2017
İhsan Şenocak’ın açığa alınmasına dair
27.10.2017
Casusluk tezviratının sonu
21.10.2017
AK Parti’nin sessizliği
20.10.2017
Evet, Barzani’yi tercih ediyorum
19.10.2017
Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?
16.10.2017
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
15.10.2017
Ama o kadın için hayat hiç değişmedi
13.10.2017
Sırbistan’la münasebetler
12.10.2017
Bu mudur yani?
9.10.2017
Sinan Oğan ve Aki Kaurismaki
7.10.2017
Sabah koşusu
6.10.2017
Cumhurbaşkanına suikast davası
30.9.2017
Nihayet bunu söyleyen bir siyasetçi çıktı
29.9.2017
Dil ve üsluba dikkat
26.9.2017
Referandumdan sonra..
23.9.2017
“Irak'ın toprak bütünlüğü”
22.9.2017
Alerjik tepkiler
21.9.2017
Barzani düşmanlığı
18.9.2017
Barzani Türkiye’yi gerçekten savaşla tehdit etti mi?
16.9.2017
Referandum ve Kerkük meselesi
15.9.2017
‘Ne yapacağız bu gençleri?’
14.9.2017
Cıvıl cıvıl bir hareket
12.9.2017
AK Parti çevrelerinde yükselen tepki
9.9.2017
Myanmar, özgür gazeteciliğin önünü açsın
8.9.2017
Katalonya
7.9.2017
İnfak cumhuriyeti
1.9.2017
ARAKAN 3072
31.8.2017
E yuh artık!
26.8.2017
Altınsu Raporu
25.8.2017
Irak Kürtlerinin bağımsızlık referandumu
24.8.2017
Yücel Çakmaklı’nın eniştesine verdiği söz
21.8.2017
Uğur Dursun Dosyası
19.8.2017
Büyükada’daki 'gizli toplantı' meselesi
18.8.2017
Selamun aleyküm hür adam
14.8.2017
Eren’in gül yüzü
11.8.2017
Tek tip elbise meselesi
10.8.2017
Altınsu köyünde ne oldu?
7.8.2017
Vurun Ayhan Oğan’a!... Ama niye ki?
5.8.2017
Altıncı Raşid Halife
3.8.2017
Durmak yok, harcamaya devam!
31.7.2017
Suriyelilere dayak videosu
29.7.2017
Mehmet Görmez Hoca giderken…
28.7.2017
Bir İstanbul Yahudisinin İsrail macerası
22.7.2017
Kızgınlık Cuması
21.7.2017
‘Bakan olduğumu televizyondan öğrendim’
15.7.2017
15 Temmuz afişleri
14.7.2017
Suriyeli bir Osmanlı tarihçisinin makalesi
13.7.2017
Akıl akıldan üstündür
10.7.2017
Srebrenitsa
8.7.2017
Emani ve Halef Er-Rahmun
7.7.2017
Irak Kürdistanı’ndan Türkiye’ye para transferi
6.7.2017
Muhacirlere düşmanlığın dayanılmaz hafifliği
1.7.2017
Kaçak Yolcu
30.6.2017
Necip Fazıl’a yerlilik ve millilik mi batmıştı?
29.6.2017
Afrika’da yükselen bir yıldız: Türkiye
23.6.2017
Bir hakkın teslimi
22.6.2017
Sen şimdi tam olarak ne diyorsun abicim?
19.6.2017
Mahkemeye baskı meselesi
16.6.2017
Karadavi ile omuz omuza
15.6.2017
Hayko Bağdat’ın Alman patrona isyanı
12.6.2017
Duruşum bundan ibarettir
10.6.2017
Karadavi niye hedefte?
9.6.2017
5 Haziran
8.6.2017
Katar: Bir şeref ve haysiyet virüsü
5.6.2017
Talat Aydemir’e hakaret
2.6.2017
Merkel
1.6.2017
Biz dünyanın vicdanıydık Yâ Hû!
29.5.2017
Gazze’de Onbaşı Hasan Camii
25.5.2017
Ölüm
13.5.2017
Cumhuriyet Şurası
12.5.2017
Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti
11.5.2017
Haklı tepkiler ve ötesi
8.5.2017
Yerlilik ve ümmetçilik
7.5.2017
Gül’ün açıklaması
5.5.2017
Siyonizm aleyhtarlığı ve antisemitizm
4.5.2017
Hamas’ın ‘1967’ açılımı
1.5.2017
Somali’ye dönüş
29.4.2017
Kürt meselesinde rehavete kapılmamak lazım
28.4.2017
Diyarbakır’dan sesler
27.4.2017
Perinçek’e dikkat!
22.4.2017
Gül ve Davutoğlu
21.4.2017
Pelikancıların İslamcılarla savaşı
20.4.2017
Safları gönülden sıklaştırma zamanı
17.4.2017
Devrim
15.4.2017
Rabbi yessir…
14.4.2017
Kılıçdaroğlu’nun Suriyeli muhacirlere düşmanlığı
13.4.2017
Fitne
10.4.2017
Füze çeliği
8.4.2017
Bildiğin CHP işte…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8