Bugün 2020’nin son günü.  Kabus gibi bir yılı geride bırakıyoruz.  

Kabus gibi yıllar son dönemde, hem Türkiye, hem bölge, dünya için sıradanlaştı.  

Salgın hastalıklar, tahrip edilen doğa, yakılan ormanlar, barajların istilası, küresel ısınma, kuraklık sinyalleri, tropik iklim belirtileri, yükselen denizler, tetiklenen doğal afetler, yok olan yaşam türleri, insanların mega-şehirlere yığılması, yoksulluk, kültür savaşları, terör eylemleri, keyfiliğin, şahsiliğin, popülizmin kurumlara, demokrasiye meydan okuması, çok yerde hukukun, özgürlüklerin, hakların yerlerde sürünmesi...  

21. Yüzyılın ilk çeyreği bu koşullarla seyrediyor.  

İnsanoğlu evini ve değerlerini imha ediyor. Bir yandan doğaya çektirdiği acının bedelini ödüyor, diğer yandan şahsi, lokal, ekonomik, ulusal hırslar, kapitalizmin krizleri demokrasi kurumlarını, birikimlerini talan ediyor. 

İki yıl önce, 17 rap müzisyenin yaptıkları “Susamam” adı ortak parçada söylendiği gibi: 

“Orman yanar 

Tabiatın gözleri kan ağlar 

Kibir yaptı tavan 

Fabrika bacası basar 

Atom reaktörü, çöpü hasar 

Electro smoke ile her an atakta 

İnsan en büyük parazit 

Gezegene bak lan 

Hayvan kadar olamadı beşer...” 

İki kıştır, pandemi insanın canını biraz böyle, bu nedenle yakıyor. 

Yale Üniversitesi’nden antropolog James C. Scott, “İlk Devletlerin Derin Tarihi”, kitabında şunları söylemiş:  

“Evcil hayvanlarla ortakçıların aynı evde paylaştığı hastalıkların sayısı nicel anlamda dudak uçuklatıcıydı (...) Kızamığın koyun ve keçilerde rastlanan sığır vebası virüsünden, çiçek hastalığının develerin evcilleştirilmesinden, gribin ise dört beş bin yıl önce su kuşlarının evcilleştirilmesinden geldiği düşünülmektedir...” 

“Toprağın tarıma ve yeni evcilleştirilmiş hayvanlara açılması, eski ekolojik örüntüyü zarara uğratmış, yeni bitki ve hayvan türlerinin, mikro organizmaların akın ettiği daha çıplak topraklarda yeni bir ekolojik çevre yaratmıştı...” 

İnsan ve hayvan atıklarının aynı yerde toplanması, bu alanları seven hastalık taşıyan sivrisinekler, yeni bakteri ve virüsler, insan doğa ilişkisinin kimi sonuçları böyle uzanıp gidiyor. 

Kaçılmazlıklar belki, ama ölçü önemli... 

Ölçülü bir yıl temennisiyle... 

  • Abone ol