Apoletli Kemalizm’den cübbeli Kemalizm’e!


09.10.2014 - Bu Yazı 2971 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 MARDİN, KIZILTEPE

Sabah vakti havalimanından çıktık, şehre doğru gidiyoruz. Uzaktan, Kızıltepe taraflarından siyah dumanlar yükseliyor.
“Yakılan lastiklerin dumanı” diye söze giriyor, “Bütün gece yangın yeri gibiydi Kızıltepe, cayır cayırdı. TOMA’larpanzerleryetmeyince, yıllardır ilk defa tanklar çıktı meydana...”
Ve ekliyor:
“1990’lı yıllardaki gibi yani, asker yine sahnede... Hayra alamet sayılmaz.”
“Diyarbakır Havalimanı kapatılmış...”
“Demek ki, asker ve polis takviyesi yapılacak Diyarbakır’a. Bu sabah Mardin’den de dört-beş otobüs dolusu gitti, galiba Diyarbakır’a. Bölge patladı abi...”
Devam ediyor:
“Bu bir ayaklanma, isyan, Kürtçe’siyle serhildan... PKK bastı düğmeye...”
“Nasıl oldu böyle?”
“IŞİD neyse PKK de odur, demiyorlar mı? Kobanê’de Kürtleri IŞİD barbarlığına bırakmıyorlar mı?”

‘Kobanê’den YPG’lilerin
 cenazeleri gelmeye başladı’

 Mardin’e yaklaşıyoruz.

İstasyon Mahallesi’nin ortasından geçen caddenin iki yanında yanmış, dumanı hâlâ tüten simsiyah kalıntılar...
“Kobanê’den Mardin’e YPG’lilerin şehit cenazeleri gelmeye başladı” diyor.
Duvara bir büyük renkli afiş yapıştırılmış:
“Şengal ve Rojava’ya can katalım!”
Yardım toplama merkezlerinin adres ve telefon numaraları verilmiş.
Ahmet Türk’te bir değişiklik yok.
Her zamanki gibi sakin sakin içiyor uç uca eklediği sigaralarını, “Beni mahveden bu cigara” demeyi de unutmadan.
1987’den, Erdal İnönü’nün SHP’sindeki milletvekilliği döneminden beri tanışıyoruz Ahmet Türk’le...
Büyükşehir Belediyesi’ndeki makam odası fazla tenha.
Nedenini anlatıyor:
“Geceyi meydanlarda geçirdiler. Şimdi uyuyorlar, akşama doğru yine çıkarlar sokağa... Bu arada bütün ilçelerde gündüz de sokağa çıkma yasağı konulmuş durumda. Bütün okullar da ikinci bir emre kadar tatil edildi. Bundan dolayı tenha buraları, yoksa dolup taşardı.”

Bardağı taşıran damla ve kırılma noktası

Ahmet Türk, “Ben bile şaştım kaldım bu Kobanê konusunda. Türkiye sonunda yardım elini uzatır Kürtlere diye düşündüm. Ama yanıldım işte, olmadı, yapmadı” diyor.
Ankara’nın Kobanê’de Kürtleri IŞİD’le, bu çetelerin barbarlığıyla baş başa bırakmasının bardağı taşıran damla olduğu kanısında.
Şöyle diyor:
“Bugüne kadar bizim partiye hiç oy vermemiş olanlar... AKP’ye oy atmış olanlar... Hepsi Suruç’taydı. Onlar da sokağa çıktılar. Ankara’nın o politikası, yani bırakalım IŞİD, PYD ile PKK’yi temizlesin, iyice burunları sürtülsün politikası her şeyi berhava etti. IŞİD çetelerinin insanların kellelerini kesmesi, kadınlara, kızlara tecavüz etmesi, bütün bu vahşet karşısında Türkiye’nin hareketsizliği Kürtler açısından tam bir kırılma noktası oldu.”
Şu noktayı da vurguluyor:
“Evvelce ‘Bu devlete güvenilmez’ diyen gerillaydı. Şimdi artık halk söylemeye başladı bunu... Devletin IŞİD’i görmezlikten geldiğini görmekte Kürtler...”

Ahmet Türk: Bu tam bir ayaklanma

 elevizyon açık. Sterk TV, Ronahi TV gibi Kürt kanallarına bakıyoruz.

Altyazı geçiyor.
KCK’den açıklama:
Kobanê, AKP’nin yeni savaş konsepti.
İkinci bir açıklama:
Meydanlardan çekilmeyin!
Her yer Kobanê, her yer direniş!
Televizyon ekranlarındaki görüntüler çarpıcı. Meydanlar dolu, sokaklardan sel gibi kalabalıklar akıyor.
Bazı yerler alev alev...
“Hiç bu kadarını hatırlamıyorum, böylesi ilk kez yaşanıyor” diye devam ediyor, “Bu tam bir ayaklanma, yani serhildan... Dün akşam Vali Bey arıyor, ‘Söyleyin de evlerine girsinler’ diyebiliyor. Şaka gibi... Kim dinleyecek ki bizi... Toplumsal olaylar bir an gelir, dizginlerinden boşalır.”

‘Erdoğan halkın
gözünde artık bir diktatör’

Çözüm süreci’nin Erdoğan iktidarı tarafından dinamitlendiğini konuşuyoruz.
Ya Kobanê de düşerse...
“Bu ihtimali aklıma bile getirmek istemiyorum” diyor Ahmet Türk.
Amerikan Genelkurmay Başkanı’nın, “Kobanê düşecek gibi gözüküyor” diye bir açıklama yaptığına dair bir haber geliyor.
Ahmet Türk bir telefon görüşmesi sonrasında şöyle diyor:
“Gece yarısından sonra Kobanê’de yoğun bir bombardıman olmuş... Geriletmişler IŞİD’i...”
Biri diyor ki:
“YPG, IŞİD’i Kobanê’de şehrin içerlerine çekmeye çalışıyor. Ona göre hazırlanmışlar. Bu arada tanklarını iyi gizliyormuş IŞİD, hava hücumlarına karşı...”
AKP’ye karşı biriken nefret’ten söz açılıyor.
Tayyip Erdoğan’la ilgili olarak Ahmet Türk bir ara şöyle diyor:
“Halkın gözünde Erdoğan artık bir diktatör olmuş durumda... O nasıl bir kibirdir.”

‘AKP seçimleri nisan ayına çekmeyi düşünüyor’

Bu arada Abdullah Gül-Tayyip Erdoğan mukayesesi, Gül’ün lehine sonuçlanıyor.
Kürtlerin sokağa dökülmesi, Erdoğan’ın bilinçli bir tercihi ya da bir ‘seçim stratejisi’nin parçası olabilir mi?
Bu konu açılıyor.
Ahmet Türk:
“AKP, Kürt oylarını daha beter kaybedecek bu gidişle...”
Biri ekliyor:
“Memleketi yangın yerine çeviren bir iktidar partisi yalnız Kürtlerden değil, diğer çevrelerden de oy kaybeder.”
Soruyor biri:
“HDP, Kürtler, CHP ile seçim işbirliği, ittifakı yapabilir mi?”
Ağır basan yanıt:
“CHP bundan korkar.”
Ahmet Türk ekliyor:
“AKP seçimleri nisan ayına çekmeyi düşünüyor.
Birinin öngörüsü de şöyle:
“AKP 2015 seçimlerinde yüzde 45’in altına düşerse, Özal’ın ANAP’ına benzer.”

Erdoğan’ın tavrı Kürtleri yaraladı

 Bölücülük konusu gündeme gelince biri şöyle diyor:

“AKP’nin politikası IŞİD’le birlikte, asıl bu politika Türkiye’yi bölmeye başladı. Bu gerçeği  Kürtler çok iyi görmeye başladılar. Çözüm sürecinin sorunu çözmek değil, Kürtleri çözmek olduğunu anladılar. Bugüne kadar HDP’ye pek sıcak bakmayan Kürtler de bu gerçeği anlamaya başladı.”
Biri ekliyor:
“Kürtler şunu görüyor: IŞİD bir taşeron örgüttür, Kürtlere karşı kullanılan... Devlet, IŞİD üzerinden Kürtlere karşı savaşıyor.”
Şu da bir başka yorum:
“Erdoğan IŞİD’le PKK’yi aynı kaba koydu ya... O da terör örgütü, bu da terör örgütü dedi ya... Bu tavır Kürtleri fena halde yaraladı. Kürtler bundan dolayı dinamitlenmiş gibi oldular.”
Biri ekliyor:
“AKP’deki Rojava devrimi antipatisini de unutmayın.”

‘Apoletli Kemalizm’den ‘cübbeli Kemalizm’e

Ahmet Türk:
“Hasan Cemal, bak bu iki gündür yaşananlar Kobanê serhildanıdır, ayaklanmasıdır. Örgütlü bir yapının ötesinde, halkın kendiliğinden isyanıdır bu... Şu çok iyi görülüyor. Bu devletin zihniyeti özünde değişmiş değil. Bak, tanklar yıllar sonra yine meydanlara çıkıyor. Devletin bu zihniyetiyle Kürtlerin eşit vatandaşlığı hayaldir, sorun bu kafayla çözülmez yani...”
“Nedir bu devlet zihniyeti?” diye sorunca, Ahmet Türk şöyle özetliyor:
“Bu zihniyette demokrasi yok. Eskiden ‘apoletli Kemalizm’di, şimdi de cübbeli Kemalizm! İkisinde de demokrasi yok.”

'Polis misin?..'

 Akşamüstü Mardin’den Urfa’ya doğru yola koyuluyorum.

Kızıltepe taraflarında kara dumanlar.
Sabahki gibi lastik yakılmaya devam ediyor.
Ana yol kesilmiş.
Maskeli genç adamlar “Yasak” diyor.
Yan yollardan geçmeye çalışıyoruz.
Bu kez karşımıza ellerinde taşlar ve sapanlarla çocuklar çıkıyor.
Onlar da bize geçit vermiyor.
Biri yanıma yaklaşıyor:
Polis misin?” diye soruyor, “Öyleyse, arabanın ön camı gider.
Biri beni tanıyor.
Onların yardımıyla ara sokaklardan geçerek bir saatlik bir gecikmeyle ana caddeye çıkıyoruz.
1990’larda asker keserdi yolları, bugün de yüzü maskeli gerilla...
Urfa’ya, Suruç’a doğru basıyoruz gaza...
Kobanê serhildanı yazıları devam edecek.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.07.2020
1000 gündür bir hücrede tek başına yatıyor; Osman Kavala'ya özgürlük!
21.07.2020
Devlet ana mı, baba mı bilmem ama yeniden sahne alıyor!
18.07.2020
Bu memlekette evladına hak, hukuk, adalet istemek...
15.07.2020
15 Temmuz'a karşı olmak, tek başına, demokratlığın kriteri olamaz!
14.07.2020
Evet, ya sıra Medeni Kanun'a gelirse... Yine sesiniz çıkmayacak mı?..
11.07.2020
Atatürk'ü de, laikliği de sevmeyen "tek adam"ın, Erdoğan'ın Ayasofya'yı cami yapması şaşırtıcı değil ki...
9.07.2020
AİHM Başkanı'na soruyorum, Ahmet Altan dosyasını tozlu raflarda unuttunuz mu yoksa?..
7.07.2020
Asker Paşalar'dan Sivil Paşalar'a...
3.07.2020
Oya Baydar 80 yaşında! İyi ki doğdun, iyi ki varsın sevgili Oya...
2.07.2020
Evet, Davutoğlu haklı, daha hiçbir şey bitmedi, her şey yeni başlıyor
28.06.2020
Hiç elleşmeyin, ikisi de gidici!
19.06.2020
Terör örgütü mü, değil mi?
17.06.2020
Erdoğan’dan İslam iktisadı… Demek ki ekonomide işimiz Allah’a kaldı!
15.06.2020
Boğulur gibi oluyorum bu satırları yazarken...
13.06.2020
Yaşadığımız acılar gücümüzdür!
11.06.2020
Demokrasi düşmanlığı yapan, faşist bir yazı nasıl olur da...
10.06.2020
Ne yapmalı ki AKP'deki çözülme muhalefette toplansın?
6.06.2020
Kasırganın gözü, kasırganın dibi...
5.06.2020
MECLİS'TE DARBE VAR!
4.06.2020
Benim ruhum o kadar güçlü değil mi, benim aklım o kadar özgür değil mi?..
3.06.2020
Trump Amerika'ya savaş ilan etti!
2.06.2020
Adalet yoksa, barış da yok!
29.05.2020
Özgürlük ve demokrasi sevdamızdan vazgeçmeyiz!
28.05.2020
Babacan'ın çıkışı umut verici...
27.05.2020
60 yıl önce askeri darbe, 60 yıl sonra sivil darbe... Ne kadar hazin...
26.05.2020
Ben 70 yaşındayım ve hapisteyim, ümitsizliğe kapılmayın
24.05.2020
Kürtler dün de yalnızdı, bugün de yalnız…
24.05.2020
Erdoğan'ın en büyük kâbusu...
21.05.2020
Kendi şiirini ezberleyip yakan şair!
19.05.2020
Cumhurbaşkanı'nı herkesin içinde ulu orta eleştirmek, hatta hakaret etmek!
17.05.2020
"Başıma eğer bir şey gelirse, bunun sorumlusu devlettir" diyen bir gazeteci...
15.05.2020
Tarihin akışı... Güzel bir rüya veya kâbus... Hangisi?..
13.05.2020
Eyyy savcılar!
12.05.2020
Nasıl bir memlekette yaşıyoruz? Hallerimiz ne kadar hazin!
10.05.2020
Bir ülkenin kendi tarihinin kepaze sayfalarıyla yüzleşmesinde Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier örneği...
9.05.2020
Aynaya bak, asıl darbeciyi göreceksin!
8.05.2020
Deniz Gezmiş yazısı...
7.05.2020
Hukuk ölümsüzdür!
 Hukuku, yüce zirvelerden alıp topluma taşıyacak olan da yargıdır
6.05.2020
Konser verebilmek için ölüme yatmak... Ya da sonu ölüm bile olsa direnmek özgürlük için...
5.05.2020
Gökdelenin tepesinden düştük ama daha yere vurmadık, demişti rahmetli Sakıp Ağa...
4.05.2020
Kitap yasaklamak... Kitap yakmak... Yazar hapsetmek... Yasaklı olmak...
2.05.2020
Özgürlüğe açılan kolay bir yol hiçbir yerde yoktur!
1.05.2020
Trump gitse, gerisi gelir mi? Trump'tan kurtulsak, sonrası kolay mı?
29.04.2020
Acılara tutunmak... Acılara tutunarak yaşamak...
27.04.2020
Bir türlü bitmeyen bir kâbus tefrikası...
26.04.2020
Saray'dan Saray'a, Sultan'dan Tek Adam'a derken, 23 Nisan'dan elimizde kalan ne ki?..
24.04.2020
Farklılıklar birlik olmanın engeli değildir!
23.04.2020
Gestapo askerleri kapıyı çalabilir mi?
20.04.2020
Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez!
10.03.2020
Gazetecilerin adresleri, kapı numaraları bazı çetelere veriliyorsa...