Günlerdir tartışılan İnfaz Yasası nihayet çıktı.

Uyuşturucu ticareti yapan 65 bin kişi, Hırsızlık yapan 45 bin kişi, Yağma ve Gasp suçundan mahkûm 27 bin kişi ve cinsiyet suçu işleyen, yolsuzluk yapan,ihaleye fesat karıştıran, rüşvet almaktan mahkûm olmuş diğerleri önümüzdeki günlerde birer ikişer cezaevlerinden çıkacaklar. Bu yasadan 12 yıl ceza almış da beş yıl yatmış, 10 yıl ceza almış da 4 yıl yatmış 150 bini aşkın mahkûm yararlanacak. Devletin şefkatli kolları arasında ceza evlerinden alınıp aramıza salınacak, ne güzel!

Hapishanelere tıkılan 300 bin kişinin yüzde 50'si böylece salınacak. Kapasitesinin %25 üstünde mahkûm barındıran cezaevlerini şu Corona günlerinde rahatlatayacak, güzel.

Peki, sonuçta içeride kimler kalacak!

Muhalif olduğu, siyaseten sakıncalı görüldüğü için elde tutulanlar. Seçime girip meclise girmiş bir partinin eski genel başkanı, Cumhurbaşkanı eski adayı… Ailesi Diyarbakır’dayken kendisi Edirne’de tutuklu olan Selahattin Demirtaş. Ayrıca bu partinin seçilmiş Belediye Başkanları, il içe örgütü üyeleri…

Gizli sırları ifşa etmek, subliminal mesaj vermekle suçlanan, mesleğini hakkı ile yerine getirmekten başka amacı olmayan gazeteciler, Ahmetler, Barışlar..İnsan hakları savunucuları, Osman Kavala’lar..

Sadece müzik çaldığı için teröre destek ile suçlanan Grup Yorum üyeleri. Aylarca, yıllarca tutuklu yattığı halde hala dosyası hazırlanamamış tutukluluğu cezaya dönüşmüş olanlar.Tutuksuz yargılama kararı çıktığı halde aynı suçtan yeniden tutuklananlar.

Yani İbrahim Kaboğlu’nun “Sanal” dedikleri.

Gerçek suçluları,suçu sabitleri salacaksın, sanal olarak suçlananları alı koyacaksın. Üstelik bunu Corana can almaya devam ederken yapacaksın. Ortaya çıkana da “devlet adalet dağıttı” diyeceğiz, öyle mi?

Hani “Devlet ancak kendisine karşı yapılan suçları affedebilir” idi?

Kendine yapılan haksızlığın hesabını yasalar önünde sormak için yıllarını verenler, vaktinden evvel salınmış suçluları, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşırken gördüklerinde ne düşünecekler, ne hissedecekler?

Bir de bu ayıbın altına kimler imza atmış, ona bakalım.

İnfaz yasasına, mecliste 51 ret 279 kabul çıkmış. Demek oluyor ki iktidarın oylamaya katılan %80’i ile Muhalefetin oylamaya katılmayan %80’i bu ayıbın altına imza atmış, hayırlı olsun!

Benim oylamaya katılmayan muhalefet milletvekillerine bir sorum olacak:

Kendi kendinize “Zaten yasa teklifi geçecek, katılmanın ne anlamı var ki” mi dediniz, oylamaya o yüzden mi katılmadınız? Madem oylamalara katılmıyorsunuz, etkisiz elemansınız, orada ne işiniz var? Göreviniz polemiklerinizle muhalefet ediyor görünüp, partili Cumhurbaşkanlığı sistemine ve bu sistemde çıkan yasalara meşruiyet kazandırmak mı?

Muhalefetten anladığınız bu mu?

  • Abone ol