Gazeteciler Cemiyeti'nin **Ali Kemal için verdiği şehit kararı hakkında medyada bahsetmeyen kalmadı.

Kimi nalına kimi mıhına vurdu, her biri kendi dünya görüşü doğrultusunda yorumladı.

Şehitlik sık gündem olur bu ülkede.

Şu magazin meşhuru genç yaşta ölen Ata Türk'ün cenazesinin bayrağa sarılması ve şehit ilan edilmesiyle hararetle tartışılan şehitlik, 5 yıl önce kabül edilen Ali Kemal şehitliği, ulusallık, bayrak vb değerlerle parlatılıp abartılan bugünlerde tekrar gündem oldu.

Mümkündür, yeter ki protesto şiddete dönüşmesin.

Gazeteci Ali Kemal'in görüşü doğrudur ya da yanlıştır; kendisini bağlar da 1922'de ona sırf düşüncesinden dolayı yapılanlarla yüzleşilmemiştir önemli olan budur.

Ali Kemal, İttihat ve Terraki'ye muhalif bir gazetecidir.

Muhalif diye 1922'de tutuklanmış ve İzmit'te Nurettin Paşaya teslim edilmiştir.

Nurettin Paşa ne yapmıştır?

Paşa, Ali Kemal'i hain diye tahrik edilmiş halkın önüne atarak halka linç ettirmiştir.

Şimdi, Ali Kemal'in ölümü nedir, teamüden öldürülmek değil midir?

Katil bellidir, Nurettin Paşa ve ona göz yuman devlet.

Nurettin Paşa, Cumhuriyetin ilk yıllarında, hukukun bugünkü kadar kristalleşmediği koşullarda öyle yapmıştır, ama bugün de insanları lince tahrik eden anlayış hala hakimdir.

Bugün Ali Kemal'i öldürten nedenler hala diridir.

Şehit deyip dememeyi tartışan da aynı nedenlerdir.

Dini manasını bir tarafa koyarak, şehit, bir ülkü ve inanç uğruna ölmekse ve gazetecilik bir ülküyse, Ali Kemal o uğurda ölmüştür.

Ülkünün iktidar olması mıdır şehit olup olmamayı karara bağlayan?

Şehitliğe devletler mi, mahkemeler mi, hangi makam karar verir?

İdeoloji ve dine göre şehitlik ve hainlik tartışılmaz, hukuki kriterler olması gerekir.

Hukuka göre, Ali Kemal, 1922'de linç edilerek öldürülmüştür, linci hazırlayanlar, fırsat verenler suçludur ki o da tarihin konusudur.

Özetle Ali Kemal doğru ve yanlışlarıyla ölen bir gazetecidir.

Bugün sorulması gereken Ali Kemal'in ömrünü, yakınlarının hain damgasıyla yaşadığı yıllarca acıyı kim geri getirebilir, faturası nedir?

Şehidiniz, haininiz, öznelliğiniz kendi içinizde, evrensellik, hukuk devleti yürürlükte kalsın!.

Kimse öldürülmesin!

*muhtemelen 2005'te yazılan yazının kısmi güncellemesi.

**ALİ KEMAL KİMDİR

1869 dogumlu, gazeteci, yazar ve siyaset adamı. Paris Siyasal Bilgiler Yüksekokulu’nu bitirdi, Jön Türkler’e katıldı. Basyazarı olduğu ‘İkdam’ gazetesinde İttihat ve

Terakki’ye sert eleştirilerde bulundu. 31 Mart olaylarından sonra yeniden Avrupa’ya kaçtı. 1919’da Damat Ferid Paşa kabinesinde önce maarif, sonra da dahiliye nazırı oldu.

Nazırlıktan ayrldıktan sonra ‘Peyam-i Sabah’ gazetesinde Kuvay-i Milliye ve Kurtuluş Savaşı’na karşı çıktı.

Savaşın kazanılmasından sonra İstanbul’da tutuklandı, 6 Kasım 1922’de Ankara’ya yargılanmak üzere götürülürken İzmit’te linç edilerek

öldürüldü.

  • Abone ol