Afganistan’ın kuzeybatısında, Faryab vilayetinin başkenti Maymana’da Bayram kana bulandı.

Bayram’ın ilk günü Bayram Namazı kılmak için camiye giden 41 Afgan, polis üniforması giymiş bir saldırganın patlattığı bombayla paramparça oldu.


53 kişi de yaralandı
 ve Türk-Afgan Hastanesi’nde bakıma alındı.

Ölenler arasında çocuklar da vardı.

Orada ne Amerikalı ne de başka bir yabancı ülkeden asker vardı.

Hedefin, herhangi bir saldırı olursa cemaat zarar görmesin düşüncesiyle cemaatten önce namaz kılmak için camiye gittiği anlaşılan vilayet polis şefi olduğu tahmin ediliyor.

Daha çok sivillerin öldüğü bu tür saldırıları, Afganistan’da insanlar artık kanıksamış durumda.

Yabancı işgale karşı savaştıklarını savunan gruplar, uzun süredir yabancı askerlerden çok, Afgan hükümetini ve güvenlik görevlilerini hedef alıyor.

Bu arada sivillerin zarar görüp görmeyeceği ise bu eylemcilerin umurunda değil.

Bu saldırıların çoğu Afganistan dışında duyulmuyor bile.

Oysa ülkede haberleri yakından izleyen biri, her gün onlarca insanın ülkenin çeşitli bölgelerinde intihar saldırılarında yaşamını yitirdiğini biliyor.

Örneğin, dün Uruzgan vilayetinde iki intihar bombacısı bombaları erken patlayıp ölmese, kimbilir kaç kurban daha eklenmiş olacaktı “Afgan savaşı”nın ölüm listesine.

Büyük kısmı da yine siviller olacaktı.

Taliban’ın bu yıl yabancı askerlerden çok okul, cami ve hastaneleri hedef alan saldırılarının sivil halkı giderek daha fazla vurmaya başlamasının etkileri de ilginç.

En önemli etkilerden biri, Taliban güçlerinin daha etkin olduğu ve yer yer denetlediği bölgelerde yaşayan köylülerin Taliban’a başkaldırmaya başlaması.

Bu başkaldırının yabancı güçlerin çekileceği gün yaklaştıkça yaygınlaşması, o bölgelerde yaşayanların, yabancılar çekildikten sonra Taliban’ın sivillere baskılarının artmasından korktuğunu gösteriyor.

Batılı askerler gitmeden bölgelerindeki dengeleri değiştirmeye çalışıyorlar.

Öte yandan, kentlerde yaşayan Afganların yöneticilerin seçimlerde yaptığı tüm hilelere, tüm yolsuzluklarına ve sorunlar karşısındaki tüm vurdumduymazlıklarına rağmen bugünkü rejimin asker ve polisinin ülkeye hâkim olmasını giderek daha fazla arzuladığı görülüyor.

Taliban’ın arada bir kentlerde gerçekleştirdiği ses getiren eylemlerinden sonra, bu eylemcilere karşı etkili şekilde mücadele eden polis ve askerlerin kentlerde yaşayanların kahramanları hâline gelmesi ve posterlerinin araba ve konutların pencerelerini süslemesi bunun bir göstergesi.

Sivillere saldırıların yoğunlaşması, Afganistan’da yabancı ordulara karşı savaşı sürdürenlerin halk desteğini azaltıyor.

Bazı anketler, halkın yüzde 75’inin, yabancıların Afganistan’ı tamamen terk etmesini arzu etmediğini gösteriyor.

BM de sivillere yönelik saldırıların artmasından rahatsız.

BM Genel Sekreteri’nin Afganistan Özel Temsilcisi Jan Kubis, bu yılbaşından beri çeşitli defalar sivil ölümlerinin artmasından büyük endişe duyduklarını vurguladı.

Bu ölümlerin artmasının sorumluluğunun Batılı askerlerden çok, Taliban ve diğer bazı hükümet karşıtı silahlı gruplara ait olduğunu da defalarca açıkladı.

Maymana Katliamı’ndan sonra da Kubis, “Cami, okul ve hastane gibi kurumlara saldırmak uluslararası savaş hukukuna aykırıdır ve bunları planlayanlar bunların sorumluluğunu taşıyacaktır” dedi.


Maymana Katliamı’nın sorumluluğunu şimdiye kadar kimse üstlenmedi.

Fakat sivillere saldırıların artması, Afgan hükümetine ve yabancı ordulara karşı savaşan grupların ciddi darbe yediğinin ve eski güçlerini büyük ölçüde yitirdiklerinin bir işareti kabul ediliyor.

Bu nedenle, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai, Maymana Katliamı’nın ardından, “2014’te yabancı askerlerin gitmesi, ülkede güvenlik sorunu yaratmayacak” şeklinde konuşuyor.

Başka konularda artık halktan pek destek bulamasa da, Karzai’nin bu sözleri kuşkusuz insanlara moral veriyor ve geleceğe bir nebze de olsa daha umutlu bakmalarını sağlıyor.


[email protected]

 

  • Abone ol