Atv’deki veliaht programının sunucusu Gözde Kansu’nun işinden olması, karmakarışık yararsız bir tartışma başlattı.

Neden yararsız, çünkü AK Parti’den gelen ve gündelik hayata İslami bir tütsü yaymaya yönelik her uygulama, bu partiye alerjik kesimler tarafından bir laiklik meydan muharebesine çevriliyor da ondan...

Meseleyi anlatayım mı bilmiyorum ama bir kaç satırla özetlesem hiç de fena olmaz: AK Parti sözcüsüHüseyin Çelik, katıldığı bir TV programında, Gözde Kansu’yu ima ederek, “aşırı dekolte giyiniyor” demiş ve eleştirmişti. Ne tesadüf ki Gözde Kansu, bu açıklamanın hemen ardından işinden oldu. Hükümet ve atv arasındaki kan bağını bilenler, bu kararda Hüseyin Çelik’in açıklamalarının etkili olduğunu düşündüler. Tartışma yine geldi geldi, AK Parti’nin gündelik hayata müdahalesi meselesine dayandı.


Sabah
’tan Sevilay YükselirVeliaht programı yapımcısıyla konuşup, kovulma sebebinin başarısızlık olduğunu, dekolteyle ilgisi olmadığını ıspatlamaya çalıştı. Habertürk’ten Fatih AltaylıArtık televizyon kanallarında açık saçık giyinmek sunucular açısından yürek isterdediTV yapımcısı Armağan Çağlayan da Twitter’da benzer dünceler dile getirdi. Şimdi Gözde Kansu işinden olduktan sonra, bundan böyle TV'ye çıkan sunucular ‘kendi özgür iradeleri’ ile giyinenilecekler mi sanıyorsunuz? vurgusu yapan Çağlayan, işi biraz da alaya alarak: Bundan böyle ‘dekolte’ sınırını TSE belirlesin! dedi.


EKRAN KADINLARI ÜZERİNDE EROTİZM BASKISI

Ben bu dekolte tartışmalarına, bütün bu önyargı, paranoya ve yandaşlık tramplenlerinden atlamadan dalmaya çalışacağım.

Kendimi daha başından korumak için dünyanın en özgürlükçü insanlarından biri olduğumu hatırlatmak zorundayım. Ben dekolte konusunda Hüseyin Çelik’le yüzde yüz aynı fikirdeyim. Türkiye’deki TV kanallarında dekolte iğrenç bir biçimde abartılıyor, erotizmin sınırlarına giriyor, bazen taşıyor...

Hüseyin Çelik’in bu konularda açıklama yapmasına karşıyım, çünkü bu ülkede herkes hükümet ne der diye çekindiği için bir hükümet yetkilisinin pek de işi olmayan konularda ne dediği, kurumlar üzerinde psikolojik bir baskıya yol açıyor. Oysa ortada bir sorun varsa, bunu daha yolu-yordamıyla hâlletmek, en doğrusu.

İnsanların genellikle çoluk çocuk, grup olarak izlediği kitlesel televizyon kanallarda, dekolte ayarına artık dikkat edilmesi gerekiyor. Televizyonların bu konuda ayarı kaçık ve kesinlikle istismarcı... Ekrana çıkan kadınların cinselliklerini, fazlaca ön plana çıkarıyor, onları bu konuda zorluyorlar. Eğer izleyiciler erotizm ve pornografi ihtiyacı duyuyorsa bunu gidermek için tonca alan var. Ve bu alanlara bireysel olarak kullanacakları cep telefonu, tablet ve PC’lerden kolaylıkla girebilirler. Bunun bir yasağı sınırı yok, olmasın da ayrıca...

Ancak kitlesel TV kanallarında kadın cinselliğinin açıkça istismarı sözkonusu. Kadınlardan biri açınca, ister istemez seyirci ilgisi çekiyor, bu da haksız bir rekabete yol açıyor. Açmayan da ilgi çekmek için açmak zorunda kalıyor. Bence bu savunulması değil, tümden karşı çıkılması gereken bir işleyiş.

Peki, bu durumda biz erkek televizyoncular ne yapalım... Biz açabiliyor muyuz, bizim dekolte giyme şansımız var mı... Aslında bir gün denemek istiyorum, televizyona çıkınca pantolon paçamı dizden aşağıya yırtıp, kaslı bacağımı göstereyim. İzleyicim artar belki. Ancak kadınları açan erkek televizyon yöneticileri, benim açılmama izin verirler mi... Zannetmiyorum... E bu nasıl iş...



www.vivahiba.com

twitter.com/hidirgevis

  • Abone ol