Afrikalılar kültürsüz insanı  çizgisiz Zebra’ya benzetirlermiş.

Bilgi çağında, evinden ve işyerinden yani oturduğu yerden internet gazeteciliğinin yen adı da ”pijamalı gazetecilik “ olarak adlandırılıyor.Yatak kıyafetiyle hayata müdahale ettiğinden bu isimi vermişler.

Fiilen şuan da dünya nüfusunun yüzde onu yani 700 milyon insan aktif olarak  sosyal medya üzerinden tüm insanlığa gönüllü muhabirlik yapıyor;ne kadar bizim Başbakanımız Erdoğan Allah belasını versin,diye beddua etse de “sosyal medya” kontrol edilmeyecek bir güç olarak, kıtalar arası tüm insanlığa sörf yaptırıyor habercilik ve gazetecilik anlamında.

Tüm diktatörler bu pijamalı gazetecilikten yakınıyor bu Allahın belası nereden çıktı,diye..

Nasıl yakınmasınlar internet ortaya çıkmasaydı,Saddamlar,Hüsnü Mübarekler,Kaddafiler,ismini şuan  hatırlayamadığım diktatörler hala saltanatlarını sürdüreceklerdi.Çok uzağa değil 1990 yılından  bu tarafa değişen rejimleri ve ayaklanmalara bir göz atalım yeter de artar bile,turuncu devrimler,Güney Afrika da ki 3 yüz yılık ırkçı rejimin yıkılışı,gibi..

Bilgi çağının üç gücü var ama vatanı yok, buna kimse engel olamıyor ve tüm yasakları deliyor, sınırları ortadan kaldırıyor;bu üç güç “bilgi,sermaye ve teknoloji..”

1980’li  yılların sonlarına doğru  Sovyetler Birliğinde halk sokaklara dökülüyor,iktidar baskısına artırmasına rağmen yine günden güne sokaklar daha da debisi yükselen bir ırmak gibi tam bir insan seli akmaya başlıyor ve özgürlük isteyen halkın önünde artık durulamaz bir hal alınca,muhaliflerin önde gelen liderleriyle Sovyet iktidarından biri görüşme yapıyor ve  samimi bir soru soruyor; siz nasıl örgütlendiniz,her türlü basın- yayın ve iletişim yolunu kestiğimiz halde,diye?

Muhaliflerin lideri;hesaplayamadığınız,engelleyemediğiniz veya aklınıza gelmeyen bir teknoloji var o da, “Faks” ile der,Faks üzerinden örgütlendik ve buluşacağımız yeri belirledik,diye.

Gerçi kitleler bir sokağa çıktıysa en zekisinin bile  aklına gelmeyeni sıradan bir kişi bir yol ve yöntemle veya ilkel bir teknolojiyle kitlelere yol gösterebiliyor.

Eğer sosyal medya da hesabınız var ve duvarınızdan her geçtiğiniz bir haber,yazı,fıkra,resim ve önerdiğiniz bir argüman bir anda binlerce insanın önüne düşüyor ve o düşünce, görüntü daha da zenginleşerek kıtalar arası bir yıldız gibi akıyor.

Pijamalı gazetecilik sosyal medyanın belirleyicisi olmaya devam ederken,yazılı ve güdümlü görsel medyayı ters tarafa yatırmış vaziyette, her sosyal medya kullanıcısı bir yıldız gibi parlıyor ve milyonlarca yıldızın nasıl bir ışığı varsa; her sosyal medya kullanıcısının da bir görüşü ortaya çıkıyor.

İşte son Taksim Gezi Parkı eylemlerinin ülkenin dört bir yanına 67 iline ve ilçelerine sıçraması gibi.

Neden Başbakan Erdoğan sosyal medyadan şikayetçi olduğunu ve beddua ettiği anlaşılmıyor mu?

Birde Başbakanımızın meşhur alkolik tanımı var,her alkol alanın alkolik olduğunu savunuyor..

Gerçi Erdoğan,heykel nasıl yapılır,dizi nasıl çevrilir bunların hepsinden anlayan ve beğenmediğini yıktıran,yayından kaldırtan, siyasi devlet gücünü kullanarak, anlarmış gibi uyguluyor ama anlattıkları ve anladığı da kendini komik duruma düşürüyor..

Alkolik:”işinin içkisine engel olduğunu düşünen kişidir.”Biraz daha açalım da Başbakanımız alkol konusuna bugünlerde taktı, belki düşünsel hayatına bir katkı sağlar;alkolik,şu iş bitse de gidip içsem diyen,çevresini rahatsız eden,sorumluluğunu yerine getirmeyen kişi olarak tanımlanır ama bizim Başbakanımızın böyle detaylı bir bilgiye ihtiyacı da görünmüyor;çoğunluk bana oy verdiyse ben her şeyi biliyorum demektir,diye her olaya ve konuya bodoslamasına giriyor.

Eğer bu konuda daha detaylı bilgiye ihtiyaç duyursa Başbakanımız, Allahın belası dediği sosyal medyaya bir girsin ve pijamalı gazeteciler çok yönlü bilgilendirirler ve zararını –faydasını da anlatırlar alkolün.On binlerce eylemciye çapulcu demeniz de hiç hoş değil,bu çapulcuların Başbakanı değil misiniz siz?Diliniz ve tavrınız zihniyetinizi ortaya çıkartıyor, artık beden diliniz sizi ele veriyor Başbakanım.

Sosyal medya şuan sizin işinize gelmeye bilir rahatsızda olabilirsiniz, yaptığı haberden ama gün gelir bu pijamalılar sizin tek sığınacağınız yerde olur bunu da unutmayalım sayın Başbakanım.Nasıl hukuk bir gün herkese lazım ise medya da lazım.

Çoğunluk olmanız ve her şeye hükmedeceğiniz anlamına gelmiyor;eğer böyle bir zihniyetle ülkeyi yönetmeyi düşünüyorsanız,öyle olduğu gizlenemez bir şekilde ortay çıktı,küresel dünya da bunu yapmak için hiç şansınız yok, denemeyi bırakın düşünmeye bile kalkmayın,işte gelinen süreç ve yaşanılan olaylar bunu göstermiyor mu?

Kör oğlu demiş ya,”delikli demir çıktı mertlik bozuldu.”

Artık kaleme,kağıda,silgiye,mürekkebe ihtiyaç duyulmayan bir gazeteciliğin yaşandığı çağı yaşıyoruz,yandaş yazılı,görsel ve sözel medyanız olabilir ama yandaş sosyal medyanızı yaratma şansınız hiç yok.

Halk arasında çizgili ayçiçeğine pijamalı çekirdek denilir,şimdi internet gazetecilerine de pijamalılar deniliyor,hem de çok yaman gazetecilik yapıyorlar yatak kıyafetleriyle bu pijamalılar.

Pijamalı gazetecilik yapmak için okullu olmanıza gerek yok okur-yazar olmanız yeter, alın bir bilgisayar veya cep telefonu girin internete yazıp-okuyun, yeter ki, kimseye hakaret etmeyin, iftira atmayın,haberinizin kaynağını  doğrulayın bileğiniz bükecek kimse çıkamaz karşınıza.

Bakmayın siz Başbakanın beddua ettiğine o yandaş bir sosyal medya yanında olsa idi, hiç şikayetçi olmazdı.Yasakladığı zaman kendine itaat eden bir medya arıyor Başbakan ama bilgi çağının pijamalı medyasında bu yok.

Başbakan, pijamalı gazeteciliğin önünü ancak interneti kapatarak kesebilir o zamanda hayat durur ve dünyayla ülkenin irtibatı kesilir,ne bankalar çalışır,ne uçaklar kalkar,ne tren hareket eder, ne de borsa işlem yapabilir,bu çağın ekonomisiyle iç içe geçmiştir pijamalı gazetecilik.

Pijamalı gazeteciliğin alt yapısı silikon vadisidir.

                                                                                              

  • Abone ol