Bugün 21 Şubat.

Dünya Anadil Günü.
Bir insan için ana dilin ne kadar önemli olduğunu anlatan gerçek bir öyküdür Kamber Ateş'in Mamak Cezaevi'nde yaşadıkları.
Bu  gerçek olayı yıllar sonra olayın kahramanlarından Kamber Ateş ile hapishane arkadaşı Ruşen Sümbüloğlu kaleme almıştı.
Konuyla ilgili şiirler yazılmış, besteler yapılmıştı.
Hatırlatmakta fayda var.
Yıl 1981'dir.
Aylardan Mart.
Kamber Ateş Kürt asıllı bir sosyalisttir..
12 Eylül darbesi olunca kendisini Mamak Askeri Cezaevi'nde bulur.
Tecrit günlerinden birinde Kamber'e bir mektup gelir.
Mektupta ilk görüş gününde annesinin geleceği yazmaktadır.
Kamber mutluluktan uçar.
Dört gün boyunca hücre arkadaşlarına "annem ziyaretime gelecek" diyerek, sevincini paylaşır.
Görüş gününü iple çeker.
Bir gece öncesi sabaha kadar uyumaz.
Sabah buz gibi suyla duş alır, sinek kaydı sakal traşını olur.
Ve beklenen an gelmiştir.
Kamber bir anda görüşme kabininde karşısında annesini bulur.
 
*.    *.    *
 
Mamak Cezaevi'nde görüşlerde Türkçe dışında bir dille konuşmak yasaktır.
Yavaş sesle konuşmaya,  el, kol, yüz hareketleriyle işaretleşmeye izin verilmez.
Mahkum ve görüşmecisi kağıt kalem de kullanamaz..
Bu kuralları ihlal edenler, görüşçüsünün gözleri önünde dövülür ve hemen hücresine götürülür.
Aynı muamele görüşçüye de yapılarak kapı dışarı edilir.
 
*.    *.    *
 
Anne görüş kabininde oğlunu görünce bir çığlık attı ve özlemle sarıldı.
"Kamber ateş nasılsın?"
Kamber "iyiyim canım annem" dedi "iyiyim"
Anne sevgi, özlem ve acı dolu gözlerle oğluna baktı ve tekrar sordu.
"Kamber ateş nasılsın?"
"İyiyim çok iyiyim, siz nasılsınız?" dedi tekrar Kamber.
Anne sustu, başını önüne eğdi.
Biraz bekledi.
Sonra tekrar oğlunun gözlerine bakarak sordu.
"Kamber Ateş nasılsın?"
Kamber o an anladı.
Kendisi içerideyken annesi Türkçe öğrenmemişti.
Cezaevine gelirken yolda kardeşi sadece bu üç kelimeyi öğretebilmişti.
Bir de defalarca uyarmıştı.
"Kürtçe tek kelime bile etme"
O yüzden anne sürekli aynı cümleyi tekrarlayıp duruyordu.
"Kamber Ateş nasılsın?"
Anne görüş bitimine kadar hep bu cümleyi kullandı.
Ayrılık zamanı geldiğinde evladına sarıldı ve tekrarladı.
"Kamber Ateş nasılsın?"
Dudaklardan dökülen kelimeler bunlardı.
Ama Kamber annesinin yüreğinin sesini duymuştu.
"Hoşçakal canım yavrum."
Görüş sonunda Kamber hücresine döndü.
Arkadaşları merakla sordu.
"Neler konuştunuz, anlat."
Kamber annesinin gözlerini hatırladı, o gözlerde herşeyi görmüştü.
Görüş boyunca anne ile oğulun yürekleri konuşmuştu.
Kamber arkadaşlarına sevinçle cevap verdi.
"Neler konuştuk neler!"

  • Abone ol