“SUDE SUDE AMMENPAN SUDE”*DEĞİL!


18.11.2019 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Arkadaşlarımla birlikte “gökyüzünü fethe” kalkıştığımız ilk gençlik yılarımda Tokat’ta tanıdım Ermenileri. Dostluklarını, sevgilerini, sofralarını bölüştüm. Tatyos Efendi’nin nağmelerinin yankılandığı bu topraklarda, Anadolu mozaiğinin zenginliğini oluşturan bütün halkların, bir gün geniş bir sevgi sofrasında bir araya gelecekleri umudunu taşıyorum.

     CIBIRLAR PARKI **

     Ev sahibim Ohannes’lerde yemekteydik. Babası Nişan Usta anlatıyor:

“Sene 1915 olmalı. Tehcir başlamıştı. İnanılmaz haberler geliyor. Kulaktan kulağa yayılan dehşet hikâyelerinin hiç birine inanmak istemiyoruz. Ama korku bulaşıcı bir salgın gibi hızla yayılıyor. Herkes önce ailesini kurtarma derdinde. Karımı ve iki çocuğumu gizlice yola çıkarttım. Erivan’a gidecekler. Ben doğup büyüdüğüm bu topraklardan ayrılmak istemiyorum. Ne olacaksa burada olsun.

    Bir sabah şafakla beraber hepimizi evlerimizden alıp Cıbırlar Parkı’na topladılar. Kadın, erkek, çoluk çocuk, yaşlı genç bütün Ermenileri… Sabah ayazından mı, korkudan mı bilmiyorum, dişlerimin takır takır birbirine vurmasına engel olamıyorum. Etrafımızı askerler kuşatmıştı. Bizimkilerden çıt çıkmıyor. Sinek uçsa duyulacak derler ya, işte öyle. Parka çökmüş sessizliği, atının üzerindeki süvari subayının – mülazım olmalı-  emri bozuyor.

 “Kuyumcular, terziler, demirciler, marangozlar, dülgerler şu tarafa ayrılsın!”

     O zaman Sivas’taki zanaatkârların hemen hepsi Ermeni, Türkler daha çok rençperlik yapıyor. Demirci olduğum için ben de kalabalıktan ayrılıyorum. Mülazımın ikinci emri silah seslerine ve çığlıklara karışıyor. “Ateş!”

    Ortalık bir anda ana baba gününe döndü. İnsanlar yağmur gibi yağan mermilerden korunmak için bir birlerinin altına sığınmaya çalışıyor. Vurulanlar kanlar içinde yere devriliyor. O an kör olup hiçbir şey görmemek, sağır olup hiçbir şey duymamak için İsa’ya yalvardım. Beni duymadı. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Mülazımın gür sesiyle kendime geldim.

 “Ateşi kesin, kurşuna yazık!”

Silahlar sustu. Savunmasız kalabalığa bu defa baltalarla, teberlerle saldırdılar. Kalanların işini kurşunlara yazık etmeden(!) bitirdiler.”

 

    Nişan ustanın yorgun sesi titriyordu. Bana yıllar gibi uzun gelen bir sessizlik. Herkes başını öne eğmiş, kimse bir şey söylemiyordu. Sözün bittiği yerdeydik. Nişan usta yutkunarak devam etti:

“Aradan bunca sene geçti. Hala sık sık Cıbırlar Parkı katliamında yükselen çığlıklarla, iniltilerle uyanırım. Karımı ve çocuklarımı o zamandan beri görmedim. Karım evlenmiş, çocukları olmuş.”

    NİŞAN USTA

    Birkaç ay sonra bir gün, sabaha karşı kapının zili çaldı. Telaşla kalktım. Bu saatte olsa olsa polistir. Baktım Anjel, ağlıyor.

“Hasan hocam dedem…”

Gerisini getiremedi, hıçkırıklara boğuldu. Pijamalarımla üst kata fırladım. Odaya girince korktuğum başıma geldi. Nişan Usta, yorganını başına çekmişler yatağında hareketsiz yatıyor. Kalp hastasıydı. Bütün aile orda… Daha dün akşamüstü kapıda karşılaşmıştık. Her zamanki dost sesiyle

“Hasan bey buyur yakınlayak ”demişti.

     Herkesten gizlemeye çalıştığı acılarla örselenmiş, sevgi dolu yüreği onu buraya kadar taşıyabilmişti. Bir kıl yumağı geldi oturdu boğazıma. Hey koca Nişan usta! Belediye bahçesinde yaptığımız heyecanlı tavla maçları geldi aklıma. Yenilince artan çarpıntını yatıştırdığın trinitrin.

Bir de Cıbırlar Parkı’ndan yükselen çığlıklar.

Bir de yaralı çocukların, ihtiyarların iniltileri.

Ordaki koltuğa çöktüm höyküre höyküre ağladım.

SUDE SUDE AMMENPAN SUDE!

    Tercümanım Dilde’yle Moskova’da müzikli bir restorandayız. Dilde, bütün modern (!) Sovyet kadınları gibi yemekte şampanski içiyor. Ben Staliçnaya, başkent votkası. Müzik dinliyoruz, havadan sudan konuşuyoruz, dans ediyoruz, keyfim yerinde.

   Bir ara orkestranın yeni bir şarkıya başladığını fark ediyorum. “Sude sude ammenpan sude.” Heyecanlanıyorum. Ohannes’ in her rakı içişimizde söylediği şarkı bu. Boş boş her şey boş gibi arabesk bir anlamı var.

    Dilde’ye  Tokat’ı, Ermeni dostlarımı anlatıyorum. Kalkıp şarkıya eşlik eden ilerdeki kalabalık masaya gidiyor. Kısa bir süre sonra o masadan birisiyle dönüyor. Adam kırk yıllık ahbapmışız gibi sarılıyor bana. Masalarına davet ediyor. Erivan’dan gelmişler. Geç saatlere kadar. birlikte eğleniyoruz.

----------------

*Ermenice, boş boş her şey boş manasında arabesk bir şarkı.

** Sivas’ta sonra adı Cumhuriyet Parkı olarak değiştirilen park. Cıbır, yerel dilde yoksul, baldırı çıplak anlamına geliyor

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.11.2019
MİLEN
18.11.2019
“SUDE SUDE AMMENPAN SUDE”*DEĞİL!
1.11.2019
CKKH SİKOKOAŞ YOLDAŞ
5.08.2019
DİNO’NUN GELİNCİK KIRMIZISI HEYY!*
2.07.2019
KARANLIK BİR YAĞMUR
10.05.2019
DOĞRUDUR, SENİ AŞKLA SEVERİM
12.3.2019
MİLENA
4.3.2019
UÇURUM BALADI*
24.2.2019
KARANLIK BİR YAĞMUR
5.7.2018
KUYUCAKLI YUSUF’UN SESİ OLURUM ŞİİR ÖLÜR
13.4.2018
KOPENHAG’LI BİR GÖÇMENİN, AMSTERDAMLI BİR GÖÇMENDEN, MOSKOVA’LI BİR GÖÇMENİ DİNLEDİĞİ
15.8.2015
aya yorgi düşü
10.8.2015
UÇURUM BALADI
24.7.2015
AMA NASIL OLUYOR
21.7.2015
KÂBUS
13.7.2015
GÖL
26.6.2015
ETRAFIM SEVDA CESETLERİYLE DOLU
19.6.2015
TELEFON –(Tuhaf Bir Oyun)
17.6.2015
AŞKIN AİLEYLE HESAPLAŞMASI
15.6.2015
ESKİ DEFTERLER
7.6.2015
RÜYA
4.6.2015
BEŞ R’Lİ ERRRRRKEK ÖDÜLÜ*
1.6.2015
Kurum olarak kutsal aile ve birey
29.5.2015
ALTMIŞINCI DOĞUM GÜNÜM*
23.5.2015
ARAF’TA
19.5.2015
İlk gençliğim, ilk aşkım
16.5.2015
SAPANCA DİYE BİR GÜZELLEME
11.5.2015
GENÇLİK ARKADAŞIM, YOLDAŞIM AKIN ÖZDEMİR
10.5.2015
DOĞRUDUR, SENİ AŞKLA SEVERİM
8.5.2015
UMUT HAKİKATİ BİR SİS GİBİ SARDIĞINDA
6.5.2015
TEMAS
29.4.2015
SULAR AKMIYORDU
25.4.2015
“BİRİ” HAKKINDA
15.4.2015
SAMAN SARISI*
02.04.2015
MERHABA DEMEDEN DAHA
30.03.2015
Bahçe: Bir yaş değiştirme günü düşü Hasan Gürkan
27.03.2015
Humba Dedemin hatıralarından
24.03.2015
İçimizdeki insanı öldürmek
20.03.2015
Tokat- dostum Doğan Oğuzer-TÖS öğretmen boykotu –Ali Faik Cihan
18.03.2015
Kovulma, bağevi,kamulaştırma
15.03.2015
Sürgüne seslerinizi getirdi kardeşim
12.03.2015
MİLENA
09.03.2015
KUYUCAKLI YUSUF’UN SESİ OLURUM ŞİİR ÖLÜR
07.03.2015
KOMÜN: BAŞKA BİR HAYAT TARZI, BAŞKA BİR AHLAK!
03.03.2015
PİAF TADINDA BİR ROMANS
02.03.2015
BARIŞ SÜRECİNDEKİ TUTUMUM!
28.02.2015
ALAKADA AYRILMA, TERKETME SEVİYE MEVZUU
25.02.2015
“Sude sude ammenpan sude”*değil!
22.02.2015
SEVGİ HAKLARI BİREYSEL BEYANNAMESİ
18.02.2015
Dino’nun gelincik kırmızısı heyy!
17.02.2015
Ckkh şefkok kara şişman Hasan
14.02.2015
AÇLIK
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive