Hasan TÜLÜCEOĞLU

htuluceoglu@hotmail.com



Bookmark and Share

Dolmabahçe’de korunmak istenen ihtişam


23.10.2014 - Bu Yazı 2070 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Ben ki,Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve DulkadirVilayeti’nin ve Kürdistan’ın ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan BayezıdHân'ın torunu, Sultan Selim Hân'ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.Senki,Françe vilayetinin kralı Françesko (François,Fransuva)’sun.”(http://www.ktuvakfi.org.tr/muhtesem-mektup)

Sahip olunan güç ve iktidarın doğal yansıması olan bu sözler aslında çokta sade ve mütevazi sayılır. Asırlardır dünyada en büyük güç olmayı korumuş ve sürdürmüş ecdadımız Osmanlının son temsilcileri alışkanlıkla sürdürmeye çalıştıkları güç ve ihtişamı reelde sahip olmadıklarını bildikleri halde kabullenmek istemiyorlardı. Gerçek karşı tarafça da bilindiği halde asırların verdiği alışkanlık kolay terkedilemiyordu.

Gerçek dünyada çoktan kaybedilen güç ve hakimiyeti kendi huzurlarında devam ettirmek ve dışarıya karşı görselde yansıtmak adına zamanın güçlülerinin saraylarını andırır bir devlet mekanı yapılmalıydı. İşte bu yaklaşım ve anlayışla güç ve ihtişamın yansıtılacağı  DolmabahçeSarayı Sultan Abdülmecit zamanında yaptırılır.

Şanımıza layık saray anlayışının yerlerden tavana kadar çok abartıldığı, bu uğurda hiçbir emek ve masraftan kaçınılmadığı Cumhuriyet yöneticilerince de Batıya karşı öne çıkarılan Dolmabahçe, çok ağır faturaya(5.000.000 altın) mal olmuştur.  Bu fatura devlet maliyesini o kadar sarsmıştı ki “Abdülmecit döneminde üç milyon kese altın olan sarayın borcu, Maliye Hazinesi'ne aktarılınca, zor durumda kalan maliyenin, aylıkları, ay başı yerine ay ortalarında, sonraları da 3-4 ayda bir ödemek durumunda kaldığı”(tr.wikipedia.org) ifade edilir.  

Devlet bütçesini sarsma pahasına muhteşem bu görsel, 150 yıl geçtiği halde hala realitede güçlü olunamayan bir devlet olarak devam ettiğimiz düşünüldüğünde toplum olarak görüntü ve gösterişe ne kadar önem verdiğimizin tarihsel göstergesidir. En düşük gelirli vatandaşımızın varlıklı biri gibi görünme adına kredi kartı batağına saplanması bu açıdan gayet doğaldır.

Gerçek güç ve ihtişamın sahip olunduğu dönemlerde Osmanlının devlet mekanı olarak kullandığı Topkapı sarayı o ihtişama göre çok sade ve mütevazi iken gücün kaybedildiği dönemde Dolmabahçede elbet yapı olarak kaybedileni devam ettirme gayretidir. Osmanlı devlet yönetiminin, Bursa Bey Sarayı ve Topkapı’ya göre çok daha sade Edirne Sarayı dışında öyle gösterişli mekanı olmamıştır. Böylesine mütevazi devlet anlayışı, batılılaşmanın başladığı son dönemde peş peşe saraylar inşaa ettirmiştir. Yıldız, Çırağan, Beylerbeyi ve en muhteşemi Dolmabahçe Sarayı batılılaşma etkisine girildiği Osmanlı son döneminde batılı mimarlara ve batı mimari etkisinde yaptırılmıştır.

Lafla peynir gemisi yürümez özdeyişine sahip İstanbul’un fethinde gemileri karadan yürüten bu milletin yönetim konumundaki evlatları, maalesef kendi milletlerinin öz deyişlerinin aksine gemilerini yürütmek ve en büyük ve güçlü hala kendileri olduklarını göstermek adına sermayeleri adına yaptırdıkları bu mekanlarla teselli bulmaya çalışmışlardır.

Yukarda ifade edildiği üzere bu görseller güç ve kudreti maalesef geri getirememiştir. Günümüzde hala durum bu minval üzeredir. Sanki anlayışımızda değişen fazla bir şey olmamışa benziyor. Muhteşemliği gösterişli saray yaptırmada gören zihniyet günümüzde gelişmişliği otoyollar, viyadükler, gökdelenler, rezidanslar, adliye sarayları, komple vilayet binaları, irili ufaklı çok katlı binalar yapmakta görüyor.

Bir pop şarkısının sözü gereği bunlar dünyanın her  yerinde var. Gelişmişlik, gelişmek, güçlü olmak başka bir şeyler olmalı. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.05.2020
POZİTİVİZM VE DİNDARLAR
13.01.2020
GARPLILAŞMA VE DİNDARLAR
26.11.2019
YEDİNCİ KOĞUŞTAKİ İYİ ADAMLAR
8.06.2019
Bir Römork Buğday Bir Vida Ederken
28.1.2019
TOPLUM VERİ TABANI
1.11.2018
BATILILAŞMA SENDROMU
3.10.2018
GARP YOKUŞUNDA DİNDARLAR
23.8.2018
HZ. ÖMER, HZ. MUAVİYE İLE SEKÜLERLİĞE YOL MU VERDİ?
26.3.2018
GÜNCELLEME VE MÜCEDDİD
5.2.2018
İSLAMCILARIN ETKENSİZLİĞİ
18.12.2017
İki cenahında karşıt olduğu sultan
19.9.2017
TEKNOLOJİ VE FARKINDALIK
24.7.2017
HZ. SÜLEYMAN’INKİ BİR SEVDA MIYDI?
6.7.2017
TEKNOLOJİ VE BENLİK
15.6.2017
İLAHİ KELAM’LA SEKÜLERİ HEDEFLEMEK
30.5.2017
İslam oluştan günümüze değişen hassasiyetler
12.4.2017
‘PATRON BEBEK’TE MASUM SAKINCALAR
13.3.2017
ALLAH’IN SÖZÜNÜ İŞİTTİĞİ KADIN
1.1.2017
KARUN’A ÖYKÜNENLER
22.12.2016
DOCTOR STRANGE’DE ÖNGÖRÜLEN SPİRİTÜEL DÜNYA
26.5.2016
Batılılaşmada mündemiç din karşıtlığı
18.8.2015
Amak-ı hayal ve Osmanlı son dönemi dini yaklaşımlar
29.6.2015
Ters köşeye yatan dindarlar
15.6.2015
MERYEM’İN İŞLERİ
14.5.2015
LUCY, VARSAYILAN İNSAN POTANSİYELİ
22.4.2015
LUT'UN EN ZOR GÜNÜ
22.03.2015
SARE’NİN ÇIĞLIĞI
12.03.2015
Görselde kalan batılılaşma
16.02.2015
Batılılaşmanın ilk habercisi
28.01.2015
Çeyrek yüzyıl geciken teknoloji
30.12.2014
OSMANLICA’NIN TÜRKÇESİ
06.12.2014
İKİNCİ MAHMUT’UN ‘FES’İ
01.11.2014
Cumhuriyet tek alternatifti
23.10.2014
Dolmabahçe’de korunmak istenen ihtişam
15.09.2014
Piramitlerden rezidanslara
02.09.2014
Devletin gönlü
31.07.2014
SRAİL VE BİTMEYEN FİLİSTİN DRAMI‏
05.07.2014
‘İmtihan’ın ölümü
19.06.2014
Ayasofya’yı isterken kültür deformasyonunu görmemek
06.06.2014
FETİH, ÇANDARLI’YI NEDEN TASFİYE ETTİ?
23.05.2014
Facialar ve toplumsal sorunlarımız
09.05.2014
Geri kalmışlığımız ve devlet iradesi
21.04.2014
SULTAN II.ABDÜLHAMİT NEDEN BIRAKTI?
17.03.2014
TEKNOLOJİ VE KÜLTÜR
26.02.2014
Ferrariye binen ‘hacı’
29.01.2014
SULTAN II. ABDÜLHAMİT’İN BATI TUTKUSU
06.01.2014
ZİYA PAŞALARIN EKSİKLİĞİ
20.12.2013
‘Bin yılda’ kronometre işliyor mu?
14.12.2013
MIZRAKLARIN UCUNDAKİ DERSHANELER
01.12.2013
Mızrakların ucundaki dershaneler
12.11.2013
MARMARAYLAR YAPTIRMAK
17.10.2013
Trum trum demokratikleşmek istiyorum
04.10.2013
Demokratikleşme paketiyle başörtüsü sorunu çözülecek mi?
24.09.2013
Eğitim sistemimizi Abdülhamit’e mi borçluyuz?
30.08.2013
DİNDARLAR NEREYE?
10.08.2013
NAMIK KEMAL’İN SUÇU NEYDİ?
18.07.2013
Adeviye’den Taksim’e Mısır Türkiye’ye bakar
11.07.2013
KÜLTÜR YAPTIRIMLARI
22.06.2013
Pasif güç
04.06.2013
Alkol mü, kültür mü?
14.05.2013
“Yatçaz kalkcaz, yatçaz kalkcaz”
25.04.2013
YGS din kültürü soruları
23.04.2013
YGS din kültürü soruları
09.04.2013
BATI, OSCAR’LA İRAN’A ‘ARGO’ KONUŞTU
22.03.2013
OTOYOLDAN TREN GELMİYOR
09.03.2013
BARAJLAR TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ İÇİN MİYDİ?
19.02.2013
Tevhidin zorunlu kıldığı hicret
04.02.2013
Batılılaşmaya ilk ayak koyan Levent
18.01.2013
HOLLYWOOD’A GÖRE ABRAHAM LİNCOLN VAMPİR AVCISI
29.12.2012
Kutlama mı,Hıristiyanlaşmak mı?
24.12.2012
Zemzem Tower Kabe’ye karşı
15.12.2012
İslamcı hareketlerin iflası mümkün mü?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive