Hıdır GEVİŞ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Bürokraside neden Hıristiyan yok


03.02.2013 - Bu Yazı 4409 Kez Okundu.
Yorum : 4 - Onay Bekleyenler : 0

 

Bürokraside neden Hıristiyan yok

Bu yazının başlığı kafama takılan kronik sorulardan biriydi hep. Ama bir türlü yanıtı ne diye araştırmadım. Meselenin kafama takılmasının asıl sebebi şuydu, Arap ülkelerindeki bürokratik kadrolarda çok üst noktalara gelen Hıristiyan bürokratlar vardı. Geçen yıl temmuz ayındaki bir intihar saldırısında ölen Savunma Bakanı Davud Racha Hıristiyan’dı, yine Jihad MakdissiDışişleri sözcüsüydü. Saddam döneminin Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz Katolik bir Hıristiyan’dı. Eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Mısırlı Boutros Ghali Hıristiyan’dı... Daha pek çok isim var.

Peki, onlar da neden var da bizde neden yok? Hemen masabaşı gazeteciliğimi konuşturdum ve tarihçi dostum sevgili Mehmet Ö. Alkan’ı aradım. Alkan 1856 Islahat fermanıyla birlikte Müslüman olmayanların da Osmanlı bürokrasisine ve orduya alındığını söyledi. Cumhuriyet dönemine gelindiğinde ise bu konuda yasal bir mevzuat yok ama millileştirme ve Türkleştirme nedeniyle Müslüman olmayanlar bürokrasiye girmemişler, hatta baro ve ticaret odalarında bile sayıları azalıyor. Bu nedenle Cumhuriyet döneminde açık Hıristiyan bürokrat göze çarpmıyor.

Peki, Ortadoğu ülkelerinde durum nasıl? Bir kere Lübnan’ı geçmek lazım, orası zaten Müslüman olduğu kadar Hıristiyan bir ülke, hâliyle Hıristiyan bürokratlar her daim oldu. Diğer Ortadoğu ülkelerindeki durumu ise İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi Erhan Keleşoğlu’na sordum. Keleşoğlu, Arap milliyetçiliğinin Hıristiyanlığı da kapsayan bir kavram olduğunu, dolayısıyla Hıristiyanların bürokraside rahatlıkla varolduklarını belirtiyor. Hatta Arap milliyetçiliğinin entelektüel mimarları arasında Hıristiyan Araplar ağırlıkta... Bu anlamda Araplar bizden daha seküler. Ayrıca azınlık Hıristiyanlar için toplumda yükselmenin en önemli yolu eğitim. Bu nedenle azınlıklar eğitime daha çok önem veriyor ve yükseliyor. Mısır’da Ghali ailesi bürokrasiye pek çok isim yetiştirdi örneğin... Ancak son savaşlarla bu sosyolojik yapı çözülüyor. Irak’ın işgali, Suriye’deki iç savaş ve Filistin’deki durum nedeniyle Hıristiyanlara saldırılar arttı ve ülkelerinden göç etmeye başladılar.

Peki ya şimdi... Neden bizde Hıristiyan ya da Yahudi bürokrat yok, yoksa var mı?


Oxford İngilizcesi konuşan, çağdaş ve geleneksel Hindistan


» Leyla Alaton, işkadını, (Yeni Delhi, Hindistan)- 
Hindistan’a dördüncü gelişim bu. İlk defa 20 sene evvel gelmiştim. Bu gelişimin esas amacı Christie’s Müzayede Evi’nin VIP’leri icin düzenlediği özel geziye katılmak içindi. Hindistan’ın Delhi kentinde 24 ülkeden yaklaşık bin sanatçının katıldığı 5. Sanat Fuarı (India Art Fair), geçtiğimiz perşembe günü başladı ve bugün son buluyor. Bu vesilesiyle muhteşem bir programa katıldım. Dünya çapında özel koleksiyonerler, evlerini açıp koleksiyonlarını bizimle paylaştılar. Elbette hepsi Hindistan’ın çok özel ailelerinden, çok büyük sanayici ve ekonomiye en büyük katkıyı sağlayan aileler.


Dünyadaki yeni trend zenginliği sanata, kültüre yönlendirerek hem destek vermek hem de dünya çapında ülkelerini ve sanatçılarını tanıtmak.
 Hakikaten de bu sefer bambaşka bir Hindistan gördüm. Çok iyi eğitimli, Oxford İngilizcesi konuşan, bir o kadar da gelenek ve göreneklerini dışlamayan, çağdaşlaşmasını destekleyen bir topluluk.

(Eser: Sanatçı Subodh Gupta’nın... Kontrol Hattı adlı çalışması.)


Amerikan hapishanelerinde dindarlık


» Ayşegül Yönet, Grafiker, (Silikon Vadisi, Kaliforniya)-
 Faith in the Big House(Hapishanedeki inanç) adlı belgesel filmin animasyonlarını yapmak büyük keyifti. Ayrıca ödüllü yönetmen Jonathan Swartz’la çalışma fırsatı bulduğum için de kendimi şanslı hissediyorum. 2011 yılında yaptık filmi. İnternetten satın alıp izleyebileceğiniz film, Amerika’nın çok bilinmeyen bir yönünü göstermesi açısından ilginç... Faith in the Big House, hapishanelerde yürütülen dinî programların çarpıcı bir gözlemi. Belgeselde çeşitli suçlardan Louisiana hapishanesinde yatan altı suçlunun gözünden, yöredeki kiliseler tarafından yürütülen dine çağırma programlarının hayatlarına etkisini görüyoruz. Bir şov gibi hazırlanan programların perde arkasına da şahit oluyoruz. Kendi ailelerinden kopmuş suçlular, kilise gönüllüleri tarafından şarkılarla karşılanıyor. Tekrarlanarak mükemmelliğe ulaştırılmış konuşmalar sonrası, küçük çocuklar tarafından yazılmış sevgi dolu mektuplar veriliyor. Kapanış sahnesi olarak da tekrar vaftiz edilerek günahlarından arınmış hissettiriliyor. Bir kısım suçlu aradığı yakınlığı ve içtenliği bu programlarda bulurken, diğer bir kısım da hapishane ortamından kısa süreliğine kurtulmak, daha iyi bir suçlu olarak gözüküp aftan faydalanmak gibi avantajların farkında... Pek göze çarpmayan en önemli sorunsa, bu dinî programların suçlulara meslek edindirme programlarının yerini alması ve de katılımcılarının uzun vadede tekrar suç işleme oranını düşürmemesi.


Karnavala dönüşen Rugby oyunları


» Süleyman Günay, Öğrenci, (Wellington, Yeni Zelanda)- 
Yeni Zelanda’nın başkenti Wellington’ın yıllık en büyük spor etkinliği Rugby Sevens başladı. Her yıl şubat ayının ilk haftası gerçekleşen Sevens etkinliği bir karnaval aynı zamanda. Oynanan Rugby maçlarından ziyade insanların giydikleri ilginç ve renkli kostümleri ve makyajlarıyla eğlenmeleri etkinliğin asıl amacı. Maçlar başlamadan önce şehir merkezinde yapılan eğlenceler ardından kadını- erkeği, genci- yaşlısı kalabalık bir güruh, rengârenk kostüm ve makyajlarıyla stadyumda maçı izliyor.Şehir merkezinde yapılan eğlencelerde etkinliğe katılanlar podyumda yürüyerek kostümlerini sergiliyorlar ve etkinlik sonrası yılın en iyi, en ilginç kostümü seçiliyor. Hâliyle, farklı şehir ve ülkelerden gelen insanların da büyük ilgisini çeken bu etkinlik, görsel bir şölene dönüşüyor.


Halka danışan demokrasi

Yeni Zelanda’nın sevme nedenlerimin başında, demokrasinin sözde kalmaması ve hükümetlerin halktan kopuk hareket etmemesi geliyor... Mesela hükümet, çeşitli konularda kararlar almadan önce gerektiğinde halkın fikrini alabiliyor.

Bu konuda çok güncel bir örnek vereyim. 2011 Christchurch depremi sonrasında hükümet eski binaların depreme dayanıklı hâle getirilmesi için önemli çalışmalar başlattı ve bu çalışmalar hâlâ da devam ediyor. Başkent Wellington’da tarihî binaların depreme dayanıklı hâle getirilmesi konusunda hükümet şu anda bir karar aşamasında ve karar alırken halkı da buna dâhil etmeye çalışıyor. Neticede binaların yenilenmesinde kullanılacak para halkın ödediği vergilerden geliyor. Medyadan yapılan duyuruya göre önümüzdeki günlerde şehir merkezinde, Civic Square isimli meydandaki Michael Fowler konser salonunda bir forum düzenlenecek ve halkın fikri sorulacak.



hidirgevis@yahoo.com

twitter.com/hidirgevis

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.01.2014
Taraf’a veda
25.12.2013
Cemaat ve AK Parti arasındaki ikna savaşları
22.12.2013
Sosyal medyada kendi kendimizi zaten fişliyoruz
20.12.2013
Çıldırmış bir gazetecinin hatıra defteri
18.12.2013
Dürüstlük romantizmini bırakın, yolsuzluk bizim trajedimiz
15.12.2013
‘Hindistan’da 22 resmî dil var, sorun yok’
12.12.2013
Hiçbir gücün ‘toy boy’ u olmayan bir lider: Erdoğan
08.12.2013
Saatim 10 bin dolar
06.12.2013
Melez Türkiye
01.12.2013
Siyasi partiler ve eşcinsellerin flörtü
27.11.2013
Başbakanın uçağına otostop
24.11.2013
Adnan Hoca ve Kedican show
22.11.2013
Kürtler ve hükümetin arasından çekilin
17.11.2013
Türkiye’deki Amerikan rüyası: Acun
15.11.2013
AK Parti’nin ilerici pragmatizmi
13.11.2013
Atatürk olmasaydı, olur muyduk olmaz mıydık
10.11.2013
Evlerde ateşli sevişmeler var
08.11.2013
Ben bir kader mahkumuyum çünkü
06.11.2013
Elazığ’ın gözü tiyatro turizminde
03.11.2013
Meclis’in pop istatistiği
01.11.2013
Kendimizi haklı çıkarma hastalığı
30.10.2013
Öcalan’ın hayatı belgesel oluyor
27.10.2013
Elitist çevreciliğin iflası
23.10.2013
Türkler için fırsatlar ülkesi; Kürdistan
20.10.2013
Mahmur Kampı’nda bir Kürt kızı
16.10.2013
Kürt göçmen kamplarından Norveç Oscarı’na
13.10.2013
Kürdistan topraklarında...
11.10.2013
Ben de ekranda dekolte giyeceğim
09.10.2013
Siyasi partilerin dijital karnesi
06.10.2013
Dost musun, düşman mısın!
02.10.2013
Beş yıl önce hayaldi şimdi gerçek
29.09.2013
Adana mı Antalya mı
25.09.2013
Tunceli’de devrimci faşizm
23.09.2013
Rent a car, rent a gazeteci
20.09.2013
Eğitimde sosyal medyayı kullanın
18.09.2013
Yobazlık ve Alevilik
15.09.2013
Erkekler kaç gram
11.09.2013
Depresif hegemonya
08.09.2013
Ötüken yolu yokuştur, kafaları tokuştur
06.09.2013
Avam politikayla onur çiğnemek
01.09.2013
Mutsuz kadınlar
30.08.2013
Facebook hükümete neyin diyetini ödedi
28.08.2013
Alaturka tuvaletler yasaklansın
25.08.2013
Lüks tüketiminde mahalle baskısı
23.08.2013
Aşk çocukları ve seks çocukları
21.08.2013
Hayalet savaşı
18.08.2013
Eşcinseller ve türbanlılar
14.08.2013
Batılı erkeğin dindarla flörtü
11.08.2013
Mahalleler geçmişe dönüyor
09.08.2013
Politik deşifre çağı
07.08.2013
Alın şu torun-torbayı başımdan
04.08.2013
Boykotumu sevsinler
02.08.2013
İşadamları neden ezik
31.07.2013
AK Parti’nin banyo estetiği
28.07.2013
Ev kadınlığından istifa
26.07.2013
Günahkâr memnuniyetsizler
24.07.2013
Doğu’daki liberal cennet: Dersim
21.07.2013
Pazar hülyaları
19.07.2013
Kim daha muhafazakâr: Erdoğan mı, Demirtaş mı
17.07.2013
Sadettin Teksoy’un karikatürü
14.07.2013
Buzdolaplarına siber saldırı
12.07.2013
Başbakanlıktaki falcı
10.07.2013
Roboski Mon Amour
05.07.2013
Vah Mursi’nin başına gelenler
03.07.2013
İlk lezbiyen milletvekili
30.06.2013
Tekno emperyalizm...
28.06.2013
Erdoğan’ın Bush taktiği
26.06.2013
Sosyalist Türkiye hayırlı olsun
23.06.2013
Politik kitaplara ilgi neden düştü
21.06.2013
Türkiye’nin Murdoch’ı Erdoğan
16.06.2013
İndiegogo’ya gel, sesime gel!
14.06.2013
Senarist gazetecilik ve Yeni Şafak
12.06.2013
Yandaş mitleri
09.06.2013
Gündüz ben akşam Süpermen
06.06.2013
Dünyanın en fotojenik eylemi
05.06.2013
Gençlik 80 model demokrasiyi takmaz
02.06.2013
Mobil isyan
29.05.2013
Sessiz first lady: Nazmiye Demirel
26.05.2013
Bu bir içki yasağıdır
22.05.2013
Eurovision’un çakma milliyetçiliği
19.05.2013
Sonradan kent: Washington DC
17.05.2013
Türkiye Amerika’ya eğitim ihraç edecek
15.05.2013
Başları sağ olsun, geçmiş olsun
12.05.2013
Kimliklerimi iptal ettim, artık Japon’um
10.05.2013
Gazete ve tv’ler Google’a savaş açmalı
08.05.2013
Taraf partisinin içyüzünü açıklıyorum
05.05.2013
Kürtçe ve Türkçeye rakip bir dil geliyor
03.05.2013
1 Mayıs: Protesto ruhundan karnavala
01.05.2013
Başbakan Lady Gaga konserine gider mi
28.04.2013
O kadın ve Karayılan’ın imaj başarısı
24.04.2013
Sayın gazeteciler! Birbirimizi yiyelim mi
21.04.2013
Kendini kötü hisseden kadınlar
19.04.2013
CHP borsada işlem görseydi!
17.04.2013
Fazıl Say olayı: Nefret suçu mu fikir özgürlüğü mü
14.04.2013
Ne çektin be Alişan... Ne çektirdin be Demet
12.04.2013
40 bin genç öldü, şimdi onları öldüren zihniyet ölüyor
10.04.2013
Homoerotik Survivor’ın televizyon devrimi
08.04.2013
Diyarbakır’ın demokrasiyle imtihanı
08.04.2013
Akit yazarı neden olmasın ki
03.04.2013
Bedri Baykam’ın ‘boş çerçevesi’
31.03.2013
Serdar Ortaç hiç değişmiyor, aynı kurnazlık
29.03.2013
Gazetecileri evlat edinin
27.03.2013
Öpüşmüyorsam sebebi var
24.03.2013
Pantolonlar aşağı, yok hayır yukarı
22.03.2013
Salon televizyonu NTV
20.03.2013
Newroz mu Nevruz mu... Selpak mı kağıt mendil mi...
17.03.2013
Kiev kadınlarının suşi merakı
15.03.2013
Erdoğan’ın marketing gücü
13.03.2013
Türkiye’nin ekonomisyonerleri
10.03.2013
Nasıl bir turistsiniz
08.03.2013
Chávez’in 28 Şubat’ı
06.03.2013
Aljazeera Türk, Müslüm Baba’ya yetişemedi
03.03.2013
Onlar oryantalist siz oksidentalist
01.03.2013
Siyasette Levi’s sendromu
27.02.2013
Tuhaf insanların akrabası Mozart
24.02.2013
Akbaba gazeteciliği ve Reha Muhtar
22.02.2013
Sistem dışındakilerin zaferi
17.02.2013
Gunjani Afrika
13.02.2013
New York’ta aşk
10.02.2013
Neşesi kaçık sıkıcı Kürt müzisyenler
08.02.2013
Erkekliğinden korkan gazeteciler
06.02.2013
Beyonce’nin voltaj sorunu
03.02.2013
Bürokraside neden Hıristiyan yok
01.02.2013
Bırakın yurdumu seveyim, buna ihtiyacım var
30.01.2013
Alçak sesle yaşamak
27.01.2013
Bu köşeyi halka açtım, artık sizindir
25.01.2013
Yurttaş gazeteci
23.01.2013
Araştırmacı gazetecilik nasıl oldu da öldü
20.01.2013
Siz ayrıcalıklılar, Birand’la aramıza girmeseniz...
18.01.2013
Türkiye ekmeğini taştan çıkarıyor
16.01.2013
Beyaz atlı prensesini bekleyen erkekler
13.01.2013
Tabuları takmayan, bağımsız ve eğlenceli gazete
11.01.2013
Sosyal demokrat ahlak
09.01.2013
Beni eşime teslim etmeyin, lütfen
06.01.2013
Haydi Erdoğan! Nobel seni bekliyor
04.01.2013
Kürtlerin altın çağı
02.01.2013
Politikada yılın ‘en’leri ve yılbaşı geceleri
30.12.2012
İzzet Çapa’yı gazetecilikten kovmak
28.12.2012
Ölülerle yaşamayın artık
26.12.2012
Ecdadımız bize ne bıraktı
23.12.2012
Barselona’dan selam
21.12.2012
Geçmiş günlerin bulantısı...
14.12.2012
Demokrasinin kâbusu: Devlet kapitalizmi
07.12.2012
RTÜK üyeleri lezbiyen çifte misafir olur mu
30.11.2012
Ecdadımızın pornografi ve fantezi merakı
23.11.2012
Müslümanların namusu
16.11.2012
Narsist, azgın ve çıkarcı herif
09.11.2012
Obama’nın pozitif intikamı
02.11.2012
Resmî dili kaldırsak mı
26.10.2012
Dijital çağda ölmeye yatmak
19.10.2012
Putin ve Erdoğan arasındaki yedi benzerlik
4 0
Onur Dinçer 04.02.2013 - 09:21:46
Aynı dönemlerde ve hemen takip eden dönemlerde anadil olarak Arapça konuşan Müslümanlarla anadil olarak Arapça konuşan Hristiyanlar arasında herhangi bir çatışma olmaması ve aksine Batı sömürgeciliğinin ve Yahudi yayılmacılığının onları daha çok birbirine yakınlaştırması, Arap kimliğinin Hristiyanları (özellikle de anadil olarak Arapça konuşanlarını) dışlamadan da gelişebilmesine yol açtı.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%52,50
Onur Dinçer 04.02.2013 - 09:02:44
Bugünkü Arap kimliği de, bugünkü Türk kimliği de 20. yüzyılın başlarında milliyetçilikle birlikte şekillendi. Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşı, Ermeni Soykırımı, İstiklal Savaşı ve Mübadele, Türk kimliğinin Hristiyanları (anadil olarak Türkçe konuşanlarını dahil) dışlayıcı bir şekilde gelişmesine yol açtı.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,71
Ad Soyad Giriniz... 04.02.2013 - 03:17:26
Hristiyan Türk olsa Türkiye'de de Hristiyan bürokrat olur. Fakat Arap ve Kürtün aksine bir Türk'ün Hristiyan, Başka bir tabirler Gavur/kafir olması, söz konusu olmamıştır tarih boyunca. İstisnaları kahredici şekilde ezen bu kaideden bi haber nasıl olunur anlamıyorum. Lewis okuyun en azından!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%52,13
FATMA ÖZTÜRK 03.02.2013 - 21:27:59
Arap ülkeleri veya müslüman ülkeler arasinda en demokrat en özgürlükçü, örnek ülke Türkiye zannederdim, müslüman ülkeler de hırıstiyan burokrat var bizde yok inanılır gibi değil .Demek daha çok bilmediklerimizi sayen de öğreneceğız.Yeni zelanda da depremle ilgili önlemler alınirken,halkın alinan kararlarda söz sahıbı olması umarım bizim yöneticilere örnek teşkil eder.Bizde de ilginç kostumler dikilip seyırciye çıksa hem eğlence hem ınsanların yaratıcılığını segilemesi için bir fırsat.Teşekküler.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%54,93
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive