Kadri GÜRSEL



Bookmark and Share

Erdoğan 23 Haziran’ın galibini açıkladı


19.06.2019 - Bu Yazı 197 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 17 Haziran’da İstanbul’daki Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, 23 Haziran’da YSK vasıtasıyla tekrarını temin ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini Ekrem İmamoğlu’nun yeniden kazanacağını, farkında olarak ya da olmayarak teslim etti.

Erdoğan’ın bunu nasıl yaptığını göstermeden önce konuşmasının ilgili kısmını olduğu gibi aktarıyorum:

“Herkesi kucaklamak için geliyorum diyen kişi, Ordu’da bu devletin, bu milletin valisine ‘it’ diyor. Bu nasıl kucaklama yahu? Sen her şeyden önce bu milletin valisine tahammül edemiyorsun. Sen İstanbul gibi bir şehre belediye başkanı olmak için yola çıkıyorsun. Böyle bir kişi benim milletimden, başta Ordu valimizden özür dilemedikçe böyle bir adaylığa layık olmaz, böyle bir makama gelemez. Bu makamda bulunanların her şeyden önce edeple bu makama gelmesi lazım.”

Anlaşılacağı üzere Erdoğan, İmamoğlu’na karşı sürdürdükleri negatif kampanyayı, bunun ana sütunu haline getirdikleri ‘Ordu hadisesi’nin de üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına taşıyor; “İmamoğlu böyle bir makama gelemez” diyor.

Demek ki esas mesele artık Ordu valisine ‘it’ dediğini iddia ettikleri İmamoğlu’nun, üzerine bu kabahat atılı olduğu halde‘herkesi kucaklayamayacağı’ değil. İmamoğlu bu durumda bile yeterli oranda muhafazakar seçmeni kucaklamış zaten. Bu hakikati kendileri de görüyor olmalı. Zaten İmamoğlu seçmeni kucakladığı için 23 Haziran akşamı ‘makama geliyor.’ Bu sonucu kendilerinin önüne konan araştırmaların da artı-eksi hata payı tesellisi bırakmadan net olarak ilan ettiğini biliyoruz. Erdoğan, İmamoğlu’nun yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmek üzere olduğunun farkında ki negatif söyleminin mevziini, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamında tesis ediyor.     

Konuşmalarını on yıllardır dinlediğim ve söylemini anladığım Erdoğan, İmamoğlu’nun seçilmesini önleyebileceğini hissetseydi, ‘Ordu hadisesi’ dolayısıyla CHP adayına “Bu millet seni sandığa gömer” der, ‘makama gelmek’ten falan hiç bahsetmezdi. Erdoğan ‘sandığa gömmek’ şeklindeki ifade kalıbını geçmişte rakipleri karşısında çok kullanmıştır ama 23 Haziran’a birkaç gün kala buna müracaat edemiyor. Çünkü İmamoğlu’nu ‘sandığa gömemeyeceklerini’ biliyor.

31 Mart Yerel Seçimleri için ‘Cumhur İttifakı’nın muhalefete karşı sürdürdüğü kutuplaştırıcı ‘illet-zillet-beka’ kampanyasında yükün çoğunu sırtlayan partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarz korku siyasetinin kazandırmadığını görünce 23 Haziran İstanbul tekrar seçimi öncesinde ortağı Devlet Bahçeli ile birlikte geri çekilmişti. Erdoğan’ın şimdi, seçime bir haftadan az bir süre kala yeniden, alışılmış üslubuyla geri dönmesindeki esas amaç İmamoğlu’nu sandığa gömmek olamaz. Erdoğan, CHP adayının Binali Yıldırım’a siyasi deprem etkisi yaratacak kadar büyük bir fark atmasını önlemenin gailesi içinde. 8 Nisan’da Erdoğan, İmamoğlu’nun 31 Mart’taki seçim galibiyetini beğenmeyerek “13-14 bin oy farkla kimsenin kazandım deme hakkı yoktur” demişti. Bugün İmamoğlu’na 23 Haziran’da “Kazandım” deme hakkını en azından zihninde teslim ettiğini anlıyoruz. 23 Haziran kendisi için bir-iki puanlık, idare edilebileceğini umduğu bir yenilgi olsun istemektedir.

Erdoğan Haliç Kongre Merkezi’ndeki konuşmasında, Ordu valisine de mesaj vererek, “Valimiz tabii ki bunu yanına bırakmayacaktır. Davasını açmak suretiyle süreci devam ettirecektir” dedi. Umarım vali dava açar ve bunun sonucunda, İmamoğlu’nun sırtı kameraya dönük iken kaydedilen videodaki sesinin hece silme yoluyla manipüle edilerek bahse konu hakarete dönüştürüldüğü adli süreçte bilimsel olarak kanıtlanır.

Türkiye’de 17 yıldır iktidarda olan bir partinin İstanbul’da haksız ve hukuksuz biçimde tekrar ettirdiği yerel seçimde rakibini yıpratmak için önce Pontus fantezisi üzerinden, o geri tepince de ‘Ordu hadisesi’nde ses mühendisliği vasıtasıyla oyun kuracak kadar irtifa kaybetmesi hüzün vericidir. Kaydedilen aslında, iktidarın önlenemez iniş momentumunda düştüğü irtifadır.   

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.07.2019
SETA vesikası: İktidarın itirafnamesi
5.07.2019
İktidarın basını etkisiz, baskısı etkili
29.06.2019
Erdoğanizma sisteminin çözülüşü
22.06.2019
İktidarın çaresizliği, ülkenin felaketi olmamalı
19.06.2019
Erdoğan 23 Haziran’ın galibini açıkladı
30.3.2019
15 Temmuz Döneminin Son Seçimleri
30.1.2019
Bir Tersyüz Etme Vakası olarak “Madura”
31.12.2018
2019: Büyük Belirsizlikler, Cevabı Zor Sorular
27.12.2018
“Yerel Seçimler” Neden Yerel Değildir?
2.12.2018
Ana Akım Medyanız Nasıl Olsun?
12.11.2018
Sınırsız, Hadsiz, Hukuksuz Türkiye
30.10.2018
Her Şey Dağılır, Merkez Tutamaz Bahçeli’yi
8.9.2018
İdlib’de yüzleşmek
1.9.2018
Osman Kavala’nın sakin mağduriyeti
18.8.2018
Türkiye’nin tam teşekküllü krizi
3.8.2018
24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı
15.7.2018
Hızlı ve geçici iktidar
6.7.2018
Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır
30.6.2018
24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’
25.6.2018
Bu seçimin galibi halktır
23.6.2018
24 Haziran’ın dört kesin sonucu
21.6.2018
‘Oylarınızı çaldırmayacağız’
19.6.2018
Mantar tabancası patlasa da sandığa
13.6.2018
İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’
8.6.2018
Korkan iktidar korkutarak oy istiyor
5.6.2018
Erdoğan, ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?
1.6.2018
Muharrem İnce fenomeni
29.5.2018
24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor
26.5.2018
Türk Lirası’nı kim çökertti?
16.5.2018
Üç yıl sonra HDP yine anahtar
11.5.2018
Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam
8.5.2018
Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu
4.5.2018
Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?
1.5.2018
Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?
20.4.2018
İç ve dış krizlerden önce baskın seçim
17.4.2018
Cihatçılar da Türkiye’ye havale
16.4.2018
Saldırı sınırlı, Ankara’nın pozisyonu etkilenmez
14.4.2018
Şimdiki mesele kimyasal silah değil
4.4.2018
Hürriyet’e veda ve teşekkür
2.4.2018
AK Parti’nin kendi orta sınıfı da rahatsız
24.3.2018
Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu
21.3.2018
Afrin ve ötesi
7.3.2018
Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız
24.2.2018
İdlib’e dikkat
13.2.2018
TSK Suriye’den neden çıkmaz?
23.1.2018
Afrin savaşının öteki cephesinde durum
17.1.2018
Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?
5.1.2018
Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı
2.1.2018
İran örneği: Çok bastırırsan patlar
29.12.2017
Siyaseten lince yargı koruması imkânsızdır
19.12.2017
Necip Fazıl merkezli matbuat kriterleri
15.12.2017
Işıklı küre’deki Kudüs gerçekleri
13.12.2017
ABD, Atilla’ya neden karşı?
8.12.2017
Korkunç ikili: Trump-Netanyahu
1.12.2017
17 Aralık operasyonu New York’ta sürüyor
28.11.2017
Mısır, Türkiye’deki boşluk ve IŞİD
24.11.2017
Rusya ile imkânsız ittifak
21.11.2017
Osman Kavala neden hapiste?
17.11.2017
Mehter marşıyla gelip İzmir Marşı’yla gitmek
14.11.2017
Türkiye ve ABD: Çatışmalı boşanma
10.11.2017
Durun gitmeyin, daha yaşanacak çok şey var
8.11.2017
FETÖ’cülük suçlamasının serencamı
3.11.2017
Dünya dönüyor
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive