Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Kemal CAN

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Son düzlük kaygıları


7.6.2018 - Bu Yazı 321 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bahçeli’nin “baraj tartışması” kılığında ittifak kapısını açmasıyla kurulan hesap çok açıktı: Son seçimde yüzde 60 oy almış iki partinin kuracağı ittifak karşısında, referandumda olduğu gibi, bir ortak zemin kuramayacak muhalefetin fazla şansı olamayacaktı. Kullanımda olan kutuplaştırma dili yükseltilerek muhalefetin yan yana durması imkansızlaştırılacak, işbirlikleri suçlama için kullanılacaktı. Ancak yapılan hesap pek tutmadı, “şer cephesi” iddiası aleyhe dönünce hemen terk edildi.

İki haftadan birkaç gün fazlası var. On yedi gün sonra oy verilecek ve muhtemelen gün bitmeden sonuçlar öğrenilecek. Yavaş yavaş olası seçim sonuçları hakkında fikir verecek anketler de ortaya çıkmaya başladı. Ciddiye alınabilir araştırmaların gösterdiği rakamlar iktidar ve muhalefet arasındaki toplam oy dengesinin 16 Nisan referandumuna çok benzer seyrettiğini gösteriyor. Blokların iç dağılımında ise ciddi bir hareketlilik gözleniyor. Anketler arasındaki sayısal farklar da, hemen her parti için bir – iki puan civarında. Ancak bu seçimin özelliğinden dolayı, o bir – iki puan sonuçları dramatik biçimde değiştirebilecek etkiye sahip. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda bitip bitmeyeceği, baraj sorunu yüzünden meclis dağılımının nasıl olacağı gibi kritik soruların cevapları, belki de çok küçük oy farklarıyla belirlenecek.

Kampanya başladığından -adaylar ve programlar açıklandığından- itibaren izlenen seçim stratejilerinde de önemli bir değişiklik gözlenmiyor. Belki, Erdoğan’ın “muhatap almama” tavrını bırakıp İnce’nin kendi tribünlerinde büyük alkış alan üslubuna karşılık vermeye başlaması bir değişiklik olarak not edilebilir. Fakat ilginç olan bu kadar kısa bir süre kalmış olmasına rağmen kimsenin kampanyaların son iki haftada da böyle gideceğine inanmaması, ikna olamaması. Özellikle Erdoğan’ın yapacağı “sürpriz hamle” konusundaki yüksek beklenti bir türlü zayıflamıyor. Açıkçası bu konudaki derin şüpheyi haklı kılacak çok zengin bir deneyim havuzu da mevcut ama heybedeki turpların bitmiş veya çürümüş olma ihtimalini de bir kenarda tutmak gerek. Erdoğan ve iktidar ittifakının avantaj yaratmak için son aylarda attıkları adımlar ve sonuçlarına bakılınca da pek umduklarını buldukları söylenemez.

Bahçeli’nin “baraj tartışması” kılığında ittifak kapısını açmasıyla kurulan hesap çok açıktı: Son seçimde yüzde 60 oy almış iki partinin kuracağı ittifak karşısında, referandumda olduğu gibi, bir ortak zemin kuramayacak muhalefetin fazla şansı olamayacaktı. Kullanımda olan kutuplaştırma dili yükseltilerek muhalefetin yan yana durması imkansızlaştırılacak, işbirlikleri suçlama için kullanılacaktı. Ancak yapılan hesap pek tutmadı, “şer cephesi” iddiası aleyhe dönünce hemen terk edildi. Diğer yandan Afrin gündemiyle hareketlendirilen oy desteği çıktığı gibi indi, seçime varamadan unutulup gitti. Döviz – faiz krizi üzerinden batıyla kapışma hamlesi, ezik ve sonuçsuz bir uzlaşma arayışıyla neticelendi. Bütün medyayı ele geçirme çabası, söylem üstünlüğünden çok, söylenecek sözün kalmadığını görünür hale getirdi.

İktidarın seçimi kendi lehine çevirmek için attığı adımlardan en moral bozucu olan ve hâlâ en önemli risklerden birini oluşturan sandık güvenliği meselesinde bile, ilk başta yaratılan hava pek sürmüyor. Hâlâ önemli riskler ve endişeler yürürlükte olsa da muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, ittifak sürecinin çok daha ilerisine taşınabilen bir işbirliği tablosuna hayli yaklaştı ve özgüveni arttı. Muhalefetin kendi sorunlarını çözmek için birlikte davranmanın yolunu bulması, seçmenin gözündeki belirsizlik yaratan parçalı resmi de yumuşatıyor. Somut bir mesele için aynı masanın etrafında buluşabilen partiler, diğer konularda da daha kolay konuşabilir olmanın kapısını gösteriyor. İnce’nin “sekter” kampanyasından rahatsız olan ve endişe duyan Akşener’in “geleceği tartışalım” talepleri de, Saadet Partisi ve HDP’den gelen “zaman mutabakat zamanı” açıklamalarıyla birleşince, bir çatlaktan çok pozitif gelişme olarak algılandı.

Tekrar baştaki tartışmaya dönersek; Erdoğan’ın yeni bir hamleye hazırlanıyor olup olmadığı tartışmasına, şimdiye kadar hesapların tutmaması, hatta bazılarının ters tepmesi açısından da bakılabilir. İktidarın elinde yapılacak hamle kalmamış olmasının yanına, yapılan hamlelerden alınacak sonuçlar konusundaki ezberlerin de biraz bozulmuş olmasının koyulması gerekiyor olabilir. Bu yüzden, atak yapıp riske girmek yerine mevcut pozisyonu koruyarak hamle karşılamak tercih ediliyor, hareket etmekten ve söylem yenilemekten kaçınılıyor olabilir. Ancak bu durum şapkadan tavşan çıkartılmasa da “bildik hamlelerden” bir serinin devreye alınmayacağı anlamına gelmiyor ve belki de bu risk giderek daha da büyüyor. “Bildik hamleler” konusunda hatırladıklarımız hiç iyi şeyler değil ve yapacakları sınırlı olan, yaptıklarından sonuç alamayanlar için son anda harekete geçecek refleksler daha kontrolsüz ve yıkıcı olabilir.

Erdoğan’ın “tamam” sözünden, Fenerbahçe kongresindeki değişim iradesinden, MESAM’da kayyum düzeninin seçimle devrilmesinden motivasyon devşiren muhalefet, henüz anketlerle rahatlayamıyor. HDP için hâlâ geçerli olan baraj endişesi ve yapılan hazırlıklara rağmen sandıklarda yaşanabileceklerle ilgili kaygılar devam ediyor ama artık umutsuzluğu değil motivasyonu besliyor. Örneğin, bütün muhalefet partilerinin ve sivil toplum örgütlerinin katıldığı Adil Seçim Seferberliği Hareketi hiçbir sandığı boş bırakmayacak hazırlığı tamamladığını söylüyor. Bütün sandıklara görevli ve müşahit gönderebileceklerini iddia ediyorlar. Ancak, şimdi üzerinde tartışılan meselelerden biri; “sandıkları tutmanın” yeterli olmayacağı, sandıklarda ve sandık çevrelerinde yaratılacak olağan dışı hareketliliğe karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda hazırlık. Yani, “yapılabilecek son hamleler” konusunda sadece kampanyanın son düzlüğünde değil, oy vermenin ve saymanın son dakikalarına kadar tam bir rahatlama olmayacak. Ancak iktidar destekçisi seçmende bile artık rahatsızlık yaratan bu güvensizlik atmosferi bile bundan birkaç ay öncesindeki gibi bir etki yaratmıyor. İktidarın gücünün değil zayıflığının göstergesi sayılıyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
14.11.2018
Ayrıntıdaki şeytandan öğrenmek
12.11.2018
Neyin İçinde, Ne ile Beraber, Nereye Doğru?
10.11.2018
Muhalefet cephesinde güncel durum
7.11.2018
İttifak hikayesinde güncel tablo
4.11.2018
Sistemin 'çaresi' ve krizi: Kimlik siyaseti
31.10.2018
Sahiden Kaşıkçı işi ne oldu?
29.10.2018
Hareketlilik de gerilim de iktidar blokunda
24.10.2018
İttifaksız yeni dönem
21.10.2018
Saçmalığa teslim olmak, nereye su taşır?
13.10.2018
Piyasa okur yazarlığı ve Brunson olayı
11.10.2018
Ölçüsüzlük
7.10.2018
İktidar neden seçimden korkmuyor?
4.10.2018
İmkan ve ihtimal
30.9.2018
İttifak günlükleri
28.9.2018
Enerjik Kötümserlik
26.9.2018
Bugünün sorumluluğu
23.9.2018
İktidarın yerel seçim rotası
19.9.2018
Acayip zamanlar
13.9.2018
Cumhuriyet tartışması
10.9.2018
Eyvallah
7.9.2018
Ödenmemiş fatura yığını
5.9.2018
Hastaya 'hasta' demek lazım
3.9.2018
Ekonomiyi siyasetle, siyaseti sertlikle idare
27.8.2018
Lütufla başlamayan yasakla bitmez
24.8.2018
Partilerin yerel seçim ufku
23.8.2018
Az iken muhalefet çok olunca kibir
20.8.2018
Lütuf düzeni
18.8.2018
Kayıp bölüştürmek
15.8.2018
Krizden çıkan totalitarizm hevesi
14.8.2018
Neyin mücadelesi kimin savaşı?
13.8.2018
Krizi karşılama stratejisi
10.8.2018
Her şey algıdan
8.8.2018
Vakit bulmak veya yaratmak
6.8.2018
Göstermeye ihtiyaç yok, her şey zaten ortada
3.8.2018
Kim kimi idare ediyor?
1.8.2018
Tabana yayılan ucuzculuk
30.7.2018
Diklenerek eğilmek
27.7.2018
Akşener gerçekten dönmezse?
26.7.2018
Kötülüğü çoğaltmak
24.7.2018
Ne yaptınız da yoruldunuz?
18.7.2018
Baş etme stratejileri
17.7.2018
‘Dağılma’ hevesi
14.7.2018
Kötü siyaset iyisini kovar
11.7.2018
Yeni rejim neye benziyor?
10.7.2018
Başkanın adamları
9.7.2018
Yeni dönem başlarken
5.7.2018
Seçim notları 2: 'Büyük hezimet' 7 Haziran'a benziyor mu?
2.7.2018
Soruları bitmeyen seçim
30.6.2018
Değişim bir tercih değil
28.6.2018
Seçim notları
26.6.2018
MHP oylarının anlamı
25.6.2018
24 Haziran’ın iktidar tablosu
23.6.2018
Bozgun görüntüsü
21.6.2018
Umudun kışkırttığı endişe
18.6.2018
Son düzlük notları
14.6.2018
İttifak çatlağı su sızdırıyor
12.6.2018
İttifaklar tablosu
8.6.2018
Metal paslanması
7.6.2018
Son düzlük kaygıları
4.6.2018
Rehavete yetmeyen ama cesaret veren bir umut
1.6.2018
Yüzde 50 evde zor tutuluyor
30.5.2018
Kötü haber: Seçim bitmeyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8