Kemal CAN



Bookmark and Share

Başkanın adamları


10.7.2018 - Bu Yazı 286 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Çorlu’daki tren kazası nedeniyle işin gösteri tarafı ertelendi ama Erdoğan’ın yemin töreni 24 Haziran sonrasında ortaya konmayan zafer havasını vermek için tasarlanmıştı. Ülkenin yarısının başkanı, kendisini seçen, iktidarda tutan kalabalık için seçim öncesinde ve sonrasında sağlanamayan tatmini bu törenle temin etmek istedi. “İtibarın tasarrufu olmaz” anlayışının bütün özelliklerini yansıtan, mehterle başlayıp dua ile biten tören, yıllardır tatmin olmayan rövanşist atakların belki de en kapsamlısıydı.

İktidar yanlıları kadar muhalif olanlar da, “Bir dönemin sonu, önemli bir tarihi eşik” hissiyatına katılsın diye bütün semboller itinayla seçilmişti. Açıkçası ülkenin yarısı pozitif, yarısı da negatif bir anlam yükleyerek bu hissiyatı paylaştı. Erdoğan’ın gazetecilere “Bana artık başkan diyebilirsiniz” demesi ve “81 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım” sözünün, bir açılım niyetinden çok kabul etme zorunluğu vurgusu da, yeni dönemin ruhunu biçimliyor.

Hemen her seçimden sonra yapılan onlarca balkon konuşması dinlemiş ve sonra yaşananları izlemiş olanlar için bir yenilik içermeyen konuşma, referandumda ve seçim kampanyasında da olduğu gibi başlayacağı söylenen şahlanışı şimdiye kadar neyin engellediğine bir cevap vermedi. Demokrasiden büyümeye kadar geniş vaatlerin ne için beklediği, iktidar kibrinden ötekileştirmeye kadar bu kadar sorunun nasıl biriktiğini de açıklamadı. Elbette “ülke tarihinin en önemli günü” olmasının nedeni de önümüzdeki günlerde netleşecek. Kabinenin açıklanacağı saatin bir buçuk saat sarkması da, yeni sistemin hızlanması iddialarıyla ilgili fikir veriyor.

Meclis denetiminden ve siyasi sorumluluktan azade olacak yeni sistemin kabinesindeki bakanlara bakılınca da, konuşmanın cevap veremediği “Şimdiye kadar neden yapmadınız” sorusu daha da önem kazanıyor. Ekonomi, Adalet, Dışişleri ve İçişleri bakanlarının Berat Albayrak, Abdulhamit Gül, Mevlüt Çavuşoğlu ve Süleyman Soylu olarak açıklanmasına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak da Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay’ın ve Milli Savunma Bakanı olarak Hulusi Akar’ın isimleri eklenince, neyin değiştiğini anlamak zorlaşıyor. Kalan bakanların seçim kriterlerinde de, zaten gözde bürokratların tercih edilmesi bir olağanüstülük ve farklılık içermiyor.

Açıklanan isimler Türkiye’yi şahlandıracak süper bir kabine görüntüsü vermediği gibi, şimdiye kadar Erdoğan’ın büyük ölçüde belirlediği politikaların ana yürütücülerinin ve rotanın değişmediği görülüyor. Hatta, ekonomi yönetimi Berat Albayrak’a verilerek iyice aile içine alınıyor. Soylu’nun seçim sonrası performansının Erdoğan tarafından nasıl bir onay aldığının anlaşılması da, yumuşama iddialarının ne kadar boş olduğunun işareti. Dış politikada yeni bir perspektif yerine yine düşük profil tercihi gündemde. İcracı bakanlar konusunda da şapkadan çıkan bir tavşan yok. Beklendiği ve açıklandığı gibi MHP de kabinede yer almadı. Ancak, Erdoğan’ın özel teşekkürüne ve ittifakın devamı taahhüdüne mazhar oldu.

Erdoğan’ın yemin töreni ve kabine açıklaması vesilesiyle özel yayına geçen televizyonlarda, iktidara yandaş yorumcuların hemen hepsinin yeni sistem için başka şey anlatması, sistemin faziletleri konusunda kendi aralarında bile anlaşamamaları çok şey anlatıyor. Erdoğan’ın ilk konuşmasında ve açıklanan kabinede de, şimdiye kadar olmayan bir özellik bulmak pek kolay değil. Çünkü, Erdoğan çok arzuluyor diye mükemmel işleyecek bir sistem kurulabileceğini söylemek, siyasi istikrar gelince özgür ve demokratik olunacağı, otomatik bir şahlanma başlayacağı iddiası kadar saçma duruyor. Çok da uzun sürmeyecek bir zaman sonra, “biz bunu neden yaptık” denmesi mümkün ama önemli olan bunu önce kimin söyleyeceği olacak.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.1.2019
Herkesi yakalayan belirsizlik rehaveti
18.1.2019
Muhalefet 'bekliyor'
4.1.2019
Zayıfa şahin tüccar kahramanlar
26.12.2018
Bana mı dedin?
23.12.2018
Kimlik siyasetinin panzehiri hizmet siyaseti mi?
19.12.2018
Aşırı strateji, yüksek dozda taktik
16.12.2018
Hızlanınca icraat devrilince kader!
13.12.2018
Aynı derede kaç kere yıkanılır?
10.12.2018
Tortu ve çamur
8.12.2018
Gidenden mi Bahsediyoruz, Geleni mi Konuşuyoruz?
5.12.2018
Bahçeli neden 'gerici' oldu?
2.12.2018
Eski defterleri yeniden açmak
29.11.2018
Vaat siyaseti terk ederken
26.11.2018
Yerel seçimin nesi farklı
24.11.2018
Yeniden ittifakların gölgesinde siyaset
22.11.2018
Siyasette hareketlilik vadeden bir hafta
17.11.2018
Bildiğini unutmak, elindekinden olmak
14.11.2018
Ayrıntıdaki şeytandan öğrenmek
12.11.2018
Neyin İçinde, Ne ile Beraber, Nereye Doğru?
10.11.2018
Muhalefet cephesinde güncel durum
7.11.2018
İttifak hikayesinde güncel tablo
4.11.2018
Sistemin 'çaresi' ve krizi: Kimlik siyaseti
31.10.2018
Sahiden Kaşıkçı işi ne oldu?
29.10.2018
Hareketlilik de gerilim de iktidar blokunda
24.10.2018
İttifaksız yeni dönem
21.10.2018
Saçmalığa teslim olmak, nereye su taşır?
13.10.2018
Piyasa okur yazarlığı ve Brunson olayı
11.10.2018
Ölçüsüzlük
7.10.2018
İktidar neden seçimden korkmuyor?
4.10.2018
İmkan ve ihtimal
30.9.2018
İttifak günlükleri
28.9.2018
Enerjik Kötümserlik
26.9.2018
Bugünün sorumluluğu
23.9.2018
İktidarın yerel seçim rotası
19.9.2018
Acayip zamanlar
13.9.2018
Cumhuriyet tartışması
10.9.2018
Eyvallah
7.9.2018
Ödenmemiş fatura yığını
5.9.2018
Hastaya 'hasta' demek lazım
3.9.2018
Ekonomiyi siyasetle, siyaseti sertlikle idare
27.8.2018
Lütufla başlamayan yasakla bitmez
24.8.2018
Partilerin yerel seçim ufku
23.8.2018
Az iken muhalefet çok olunca kibir
20.8.2018
Lütuf düzeni
18.8.2018
Kayıp bölüştürmek
15.8.2018
Krizden çıkan totalitarizm hevesi
14.8.2018
Neyin mücadelesi kimin savaşı?
13.8.2018
Krizi karşılama stratejisi
10.8.2018
Her şey algıdan
8.8.2018
Vakit bulmak veya yaratmak
6.8.2018
Göstermeye ihtiyaç yok, her şey zaten ortada
3.8.2018
Kim kimi idare ediyor?
1.8.2018
Tabana yayılan ucuzculuk
30.7.2018
Diklenerek eğilmek
27.7.2018
Akşener gerçekten dönmezse?
26.7.2018
Kötülüğü çoğaltmak
24.7.2018
Ne yaptınız da yoruldunuz?
18.7.2018
Baş etme stratejileri
17.7.2018
‘Dağılma’ hevesi
14.7.2018
Kötü siyaset iyisini kovar
11.7.2018
Yeni rejim neye benziyor?
10.7.2018
Başkanın adamları
9.7.2018
Yeni dönem başlarken
5.7.2018
Seçim notları 2: 'Büyük hezimet' 7 Haziran'a benziyor mu?
2.7.2018
Soruları bitmeyen seçim
30.6.2018
Değişim bir tercih değil
28.6.2018
Seçim notları
26.6.2018
MHP oylarının anlamı
25.6.2018
24 Haziran’ın iktidar tablosu
23.6.2018
Bozgun görüntüsü
21.6.2018
Umudun kışkırttığı endişe
18.6.2018
Son düzlük notları
14.6.2018
İttifak çatlağı su sızdırıyor
12.6.2018
İttifaklar tablosu
8.6.2018
Metal paslanması
7.6.2018
Son düzlük kaygıları
4.6.2018
Rehavete yetmeyen ama cesaret veren bir umut
1.6.2018
Yüzde 50 evde zor tutuluyor
30.5.2018
Kötü haber: Seçim bitmeyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8