Yol yakınken...


01.11.2012 - Bu Yazı 3192 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Kasrı Kanco’da kuzu kebap yiyorsun, hapistekilere ‘açlık grevinde öl’ diyorsun.”

Yukarıdaki sözü Başbakan, eğer bir çözüm bulunmazsa yüzlerce insanın hayatını kaybedeceği ya da sakat kalacağı açlık grevlerine karşı BDP’li vekillerin tutumuyla ilgili söylüyor.

O zaman şöyle bir cümle de akla gelebilir: “Üsküdar’da Boğaz’a karşı yemekleri yerken, Afyon’dakilere, Çukurca’dakilere, Şemdinli’dekilere öl diyorsun. 10 yıldır iktidarda olduğun hâlde çoktan halletmiş olman gereken bir sorun yüzünden hâlâ her gün insanlar ölüyor.”

Bu tarz bir yaklaşım meseleyi çözebilir mi?

Diyelim ki hükümetin ve Başbakan’ın BDP’li vekillere yönelttiği tüm eleştiriler ve suçlamalar doğru.

Bu neyi değiştirecek?

BDP’li vekilleri ikiyüzlü olmakla suçlamak, hayatlarını acılar içinde bitirmeyi göze almış yüzlerce insanı kurtaracak mı?

Uludere gibi Kürt meselesinde bir kırılma noktası olmaya doğru ilerleyen açlık grevleri yine birbirine laf atarak, dayılanarak mı çözülecek?

Daha önce her konuda defalarca denenen bu yöntemin hiçbir işe yaramadığı hâlâ görülmedi mi?

Hükümetin açlık grevlerinin 51. gününde insanların hayatını kurtarmak için BDP’li vekillerin “kebap yediklerini” ortaya çıkarmaktan başka bir planı var mı?

Ben henüz böyle bir şey duymadım. Tersine, hükümet bekleyip görmeyi tercih etmiş gibi duruyor.“Şov yapıyorlar” diyor Başbakan. “Grevdekiler vazgeçerlerse vazgeçerler, yoksa ne yapalım artık” diye düşünüyorlar herhalde.

Üstüne çıkıp bir iki tane “analar ağlamasın” derler olur biter. Çok mecbur kalırlarsa da tazminat öderler, işin içinden çıkarlar.


“Çocuklar ölsün, analar ağlamasın, babalar sızlanmasın, sen içki içme, sen öyle yazılar yazma, sen kupayı ona ver, sen sus, sen bayramını git köşede kutla...”

Bir devletin bütün meselelerinin çözümünü tek bir adamın aklına bağlarsan ülkenin geleceği hâl de bu olur. Üstelik de o adam kendi aklından başka hiçbir akla saygı ya da ihtiyaç duymuyorsa.

Her tarafta baskı, adaletsizlik ve ölüm.

Bir zamanlar etrafa ışıklar saçan Başbakan Erdoğan’ın bugün ülkeyi getirdiği hâl bu.

Bu ülke bu çıkmazdan nasıl kurtulur henüz bilinmiyor. Başbakan herkes için bir ümit olmuştu ama artık çok açık görülüyor ki bu işi beceremeyecek.

Sadece Kürt meselesinden bahsetmiyorum. “Demokrasi ama o da bir yere kadar” diyen bir aklın bu ülkeye adaleti veya eşitliği getiremeyeceği ya da zaten getirmek istemediği ortada.

Eskiden CHP zihniyeti insanlara hayatı zehir ediyordu, şimdi AKP zihniyeti.

Bir yanda Kemalistler diğer yanda Tayyipistler.

İki seçenek de birbirinden beter.

Peki, geri kalanlara ne olacak? Hayatlarını böyle bir ülkede doğdukları için her gün pişman olmakla geçirenlere ne olacak?

Bir hayale ulaşmak için çırpınıp durmaya ve dua etmeye devam edecekler.

Niye çekiyoruz bu bitmek bilmeyen dertleri? Çözümler apaçık ortadayken yıllardır aynı sorunları tartışmak ve çözmeye çalışmak çok da zekice değil kabul edin ki.

Yıllardır bu ülkenin bölüneceği korkusuyla Türk’ün de, Kürt’ün de, Alevi’nin de, Sünni’nin de, Ermeni’nin de, Rum’un da ellerinden alınan haklar bu ülkeyi şimdi gerçekten bölünmeye doğru götürüyor. Üstelik öyle ikiye de değil. Üçe, beşe, ona doğru bölünmeye götürüyor.

Belki en iyi fikir de budur. Çünkü her kesimdeki bencil siyasetçilere bir türlü alternatif çıkaramayan bir toplumun daha fazla beraber yaşamaya çalışması hepimizi tahmin edemeyeceğimiz, daha büyük bir tehlikeye doğru hızla sürüklüyor.

Bana kalırsa hâlâ geç değilken dağılalım. Belki daha sonra tekrar oturup konuşuruz.


keremaltan@gmail.com

.

Facebook Yorumları

reklam
20.01.2015
Hayaller duşakabin
14.01.2015
"Ay resmen evrim"
07.01.2015
Reddedildi
30.12.2014
Roboski diyemeyenler…
24.12.2014
Dolu silahla Rus ruleti
16.12.2014
Vesayet Disneyland'de
28.11.2014
İtaatsizliğe devam
18.11.2014
Serbest ucuş
11.11.2014
Aslında 'yeşil' dostu bunlar...
04.11.2014
Beş vakit hukuk
21.10.2014
Barış ve faşizm
17.10.2014
Sahtekarlık belgesi
14.10.2014
Siz karar verin
10.10.2014
Kurnazlığı bırakın, net olun
07.10.2014
'Uzun', matbaayı da sevmezdi...
30.09.2014
Burada soruları ben sorarım...
19.09.2014
Algılar şelale
12.09.2014
Bir tasarım harikası
05.09.2014
Çamur güreşçileri
03.09.2014
Dünyayı bıktıran adam… (ve oğlu)
29.08.2014
"Reis ve Hoca"
26.08.2014
Yetenekli Bay Erdoğan
22.08.2014
Süleyman Şah ve mat
19.08.2014
Paralel Başbakan
15.08.2014
Suç koleksiyoncusu
12.08.2014
Sayılı günler...
09.08.2014
Erdoğan'ın 'sözde Ermenileri'
05.08.2014
Ya Erdoğan ya Türkiye
08.07.2014
Başbakan'dan muz orta
27.06.2014
Aç, susuz ve kuşkusuz darbeci Müslümanlar
20.06.2014
Ya İspanyol olsaydık?
10.06.2014
Tek çözümlü süreç
30.05.2014
Cevapları masama bekliyorum
27.05.2014
İkiyüzlü özgürlük
23.05.2014
Diktatörden kaçış yok
20.05.2014
Papua’da da anlaşabilirdik
16.05.2014
Artık yumruklarını konuşturuyor!
09.05.2014
‘Özgürlük, cezaevinde olmamaktır’
06.05.2014
Tahammülsüz 'demokratlar'
02.05.2014
İki yiğit çıktı meydane...
25.04.2014
Adım adım hiçbir yere
19.04.2014
Yalnız değilsin Başbakan
08.04.2014
Başbakan'ın Vietnam’ı
01.04.2014
Sadece Erdoğan kazandı
28.03.2014
Savaş ve seçim
25.03.2014
Gülünç ama tehlikeli
21.03.2014
Doktorunuz konuşuyor
14.03.2014
Geri dönüş yok
11.03.2014
Hem paranı, hem canını
07.03.2014
Hukukun olmadığı gezegen
28.02.2014
Bir yetmez ama evet daha
19.02.2014
Taraf projesi
14.02.2014
'Alo Fatih' hattını dinledik de ne oldu?
11.02.2014
Sizin tercihiniz
08.02.2014
Haydi Yıldıray, daha yüksek sesle: ‘Ordu göreve’
31.01.2014
Kullanışlılar
28.01.2014
Ananası doğal ama…
25.01.2014
Çok büyük geçmiş olsun
21.01.2014
Eşitlik Aziz Yıldırım’ın da hakkı
10.01.2014
Kan kardeşler
07.01.2014
‘Her şey neticesiyle ölçülür’
03.01.2014
Tehlikeli oyunlar
31.12.2013
Kutudan çıkan kirli ittifak
27.12.2013
Alın size darbe
24.12.2013
‘Siyasete sahip çıkma zamanı…’ Siz çıkın, biz daha buradayız
20.12.2013
Ejder ısırdı bir kere
17.12.2013
Sabırlı ol milli irade
10.12.2013
Recep Tayyip Başbuğ
06.12.2013
Özrü kabahatinden kurnaz
03.12.2013
Yıldıray hatıralar diyarında
29.11.2013
Dersaneler ve Başbakan'ın 'özgürlüğü'
26.11.2013
Bir an İlker Başbuğ’u hatırladım...
23.11.2013
Numaram aynı Sayın Kuzu
19.11.2013
Siz isteyemezsiniz...
15.11.2013
Oldunuz da ne oldu?
12.11.2013
Sevgililer gününüz kutlu olsun
08.11.2013
Yolun sonu
05.11.2013
Duvarlar
01.11.2013
Yırt gömleğini CHP
29.10.2013
Silahlar sustu, soğuk devam ediyor
25.10.2013
Korkmakta haksız değiller
22.10.2013
Meşhur casusun 'gizli' gerçekleri
15.10.2013
Siz önce demokrasi ve hukukla barışın
11.10.2013
Başbakan'ın iyi çocukları
08.10.2013
Mavi kuş yalan dinlemez
04.10.2013
Kemalistleri yendiler, Kemalizm'e yenildiler
01.10.2013
Yetmez ama hayır
27.09.2013
Ünal Aysal'ı yedirmeyiz
22.09.2013
Ders olsun diye...
19.09.2013
Yirmi kişi ölüyor, aldırmayın
15.09.2013
Bir Paket Demokrasi
12.09.2013
とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)
08.09.2013
Hazır mısınız?
05.09.2013
Sarayın soytarıları
01.09.2013
Barışın tek şartı
28.08.2013
Kıvrıkoğlu haklı mıydı?
25.08.2013
Mesaj çok açık değil mi?
22.08.2013
Fark göremiyorum, ya sen?
18.08.2013
'Kahrolsun demokrasi'
14.08.2013
Kendisi artık raporlu
11.08.2013
Bir bayram duası: Tanrım bize net ol
07.08.2013
Hiç değişmeyecek mi?
04.08.2013
Yedirtmeyiz Recep'i
31.07.2013
Erdoğan, Oscar'a mı göz kırpıyor?
28.07.2013
'İnsanlar ölmüyor, daha ne istiyorsunuz?'
24.07.2013
'En büyük tuzak, Allah'ın tuzağıdır'
13.12.2012
Zor olan başkanlık değil...
08.12.2012
Peki Akif
06.12.2012
Dokundular
29.11.2012
‘Muhteşem On Yıl’
15.11.2012
Tarihî bir an
08.11.2012
Bahtsız kutup ayısı
01.11.2012
Yol yakınken...
25.10.2012
Hayırlısı...
18.10.2012
Okur izindeyim!
11.10.2012
Cevapları biliyorum
11.10.2012
Kongre yalanları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı