Hiç değişmeyecek mi?


07.08.2013 - Bu Yazı 1729 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ergenekon davasında karar açıklandı ve bir zamanların “dokunulmazları” işin başında hiç tahmin etmedikleri bir sonla karşılaştı.

Bu ülkenin ödemek zorunda kaldığı bedelin ya da çekilen acıların yanında insan lafını etmeye utansa da, devleti karanlık bir örgüt haline getirmenin, devletle milleti ayırmanın, kitleleri birbirine düşman etmenin, demokrasiyi kepazeleştirmenin, insanları öldürmenin, hapse atmanın, susturmanın ve tüm bunların bir sonucu olacağını görmezden gelmenin bedeli kendileri için ağır oldu.

Ağır mı değil mi bir süre daha tartışılır ama kim ne derse desin süreç bu ülke için çok önemli “hesaplaşmalardan” biriydi. Yaşanması gerekiyordu, yaşandı.

Ergenekon davası, demokrasi yolunda bu ülkenin attığı dev adımlardan biri, devletin içindeki hukuk dışı kirliliğin ve çeteciliğin hukukla yüzleştiği bir süreç. Böyle bir süreçte, bu büyük davanın bir dönüm noktası olabilmesi hukuka verilecek değerle daha pekiştirilebilirdi ama hukuksuz işler yapanları yargılarken galiba hukukun inceliklerine pek aldırılmadı. Hukuksuzluğa karşı hukuk dört dörtlük işlemedi. Akıllarda bazı kuşkular kaldı.

Halbuki devlet çeteciliğiyle, hukuksuzluğun temelini oluşturduğu haksız ve kanlı bir iktidarla hesaplaşılırken, sadece onları “yenmekle” kalmayıp hukukun gücünü ve üstünlüğünü de kanıtlamalıydık.

Galiba bu yapılamadı. Bunu hukuku daha iyi bilenlere bırakıp tartışılmasını dileyelim ama hukuk bilgisine hiç ihtiyaç duymadan sadece vicdanımızla karar verebileceğimiz bazı olaylar da gördük.

Özellikle de karar günü yaşananlar.

O gün yaşananlar da davanın kendisi ve sonucu kadar konuşulmayı ve eleştirilmeyi hak ediyor bana kalırsa.

Tarihi davada kararın açıklandığı gün devletin, işledikleri suçlar ne olursa olsun, sanıkların hayatlarıyla ilgili alınacak kararların yüzlerine okunacağı anlarda aileleri ya da yakınlarıyla beraber olmasını engellemesi ve bunu hiçbir hakkı olmadığı halde yasaklayarak ya da şiddet kullanarak yapması bazı şeylerin bu ülkede değişmediğini düşündürüyor çünkü.

Mahkeme heyetine saldırı düzenleneceği ya da olay çıkacağı istihbaratı alındığını iddia ederek hukuk dışına çıkıp bu işin bir “savaş”a dönüşmesine neden olması devletin eski alışkanlıklarını bir kenara bırakmamakta sakınca görmediğini ortaya koyuyor.

Davanın karara bağlanacağı gün mahkeme salonundaki sanıklar, keyfine göre insanlara yasaklar koymanın ve bu yasaklara uymayanları “düşman” görmenin hiç hayırlı olmadığı gerçeğiyle yüzleşirken, dışarıda devlet plastik mermilerle, biber gazlarıyla, tomalarla, kanunsuz gözaltılarla bu alışkanlığını devam ettirdi.

Sadece sıkı önlemler alıp, taşkınlık da olsa bunu kanunlar çerçevesinde önlemek yerine yine insanlarla “savaşmak” tercih edildi.  

Peki biz bu Ergenekon denen belayla neden yüzleştik?

Sadece yaşanan acıların hesabını sormak için mi yoksa bu hesaplaşmanın yanında o acıları tekrar yaşamamak, o karanlık günlere dönmemek, demokrasinin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmak için mi?  

Bu tarihi “hesaplaşma” sadece bu ülkenin insanlarına hayatı zehir edenlerden, insan haklarını ayaklar altına alanlardan kurtulmak için mi yaşandı yoksa bu zihniyeti kökünden söküp atmak ve bu ülkeyi sonunda yaşanabilir bir yere dönüştürmek için mi?

Ne yazık ki önceki gün Silivri’de yaşananlar bana zihniyetin pek değişmediğini söylüyor.

Bir hukuksuzluk döneminin bitmesinden duyduğum sevinç sanırım bu yüzden epeyce eksilip yaralanıyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.01.2015
Hayaller duşakabin
14.01.2015
"Ay resmen evrim"
07.01.2015
Reddedildi
30.12.2014
Roboski diyemeyenler…
24.12.2014
Dolu silahla Rus ruleti
16.12.2014
Vesayet Disneyland'de
28.11.2014
İtaatsizliğe devam
18.11.2014
Serbest ucuş
11.11.2014
Aslında 'yeşil' dostu bunlar...
04.11.2014
Beş vakit hukuk
21.10.2014
Barış ve faşizm
17.10.2014
Sahtekarlık belgesi
14.10.2014
Siz karar verin
10.10.2014
Kurnazlığı bırakın, net olun
07.10.2014
'Uzun', matbaayı da sevmezdi...
30.09.2014
Burada soruları ben sorarım...
19.09.2014
Algılar şelale
12.09.2014
Bir tasarım harikası
05.09.2014
Çamur güreşçileri
03.09.2014
Dünyayı bıktıran adam… (ve oğlu)
29.08.2014
"Reis ve Hoca"
26.08.2014
Yetenekli Bay Erdoğan
22.08.2014
Süleyman Şah ve mat
19.08.2014
Paralel Başbakan
15.08.2014
Suç koleksiyoncusu
12.08.2014
Sayılı günler...
09.08.2014
Erdoğan'ın 'sözde Ermenileri'
05.08.2014
Ya Erdoğan ya Türkiye
08.07.2014
Başbakan'dan muz orta
27.06.2014
Aç, susuz ve kuşkusuz darbeci Müslümanlar
20.06.2014
Ya İspanyol olsaydık?
10.06.2014
Tek çözümlü süreç
30.05.2014
Cevapları masama bekliyorum
27.05.2014
İkiyüzlü özgürlük
23.05.2014
Diktatörden kaçış yok
20.05.2014
Papua’da da anlaşabilirdik
16.05.2014
Artık yumruklarını konuşturuyor!
09.05.2014
‘Özgürlük, cezaevinde olmamaktır’
06.05.2014
Tahammülsüz 'demokratlar'
02.05.2014
İki yiğit çıktı meydane...
25.04.2014
Adım adım hiçbir yere
19.04.2014
Yalnız değilsin Başbakan
08.04.2014
Başbakan'ın Vietnam’ı
01.04.2014
Sadece Erdoğan kazandı
28.03.2014
Savaş ve seçim
25.03.2014
Gülünç ama tehlikeli
21.03.2014
Doktorunuz konuşuyor
14.03.2014
Geri dönüş yok
11.03.2014
Hem paranı, hem canını
07.03.2014
Hukukun olmadığı gezegen
28.02.2014
Bir yetmez ama evet daha
19.02.2014
Taraf projesi
14.02.2014
'Alo Fatih' hattını dinledik de ne oldu?
11.02.2014
Sizin tercihiniz
08.02.2014
Haydi Yıldıray, daha yüksek sesle: ‘Ordu göreve’
31.01.2014
Kullanışlılar
28.01.2014
Ananası doğal ama…
25.01.2014
Çok büyük geçmiş olsun
21.01.2014
Eşitlik Aziz Yıldırım’ın da hakkı
10.01.2014
Kan kardeşler
07.01.2014
‘Her şey neticesiyle ölçülür’
03.01.2014
Tehlikeli oyunlar
31.12.2013
Kutudan çıkan kirli ittifak
27.12.2013
Alın size darbe
24.12.2013
‘Siyasete sahip çıkma zamanı…’ Siz çıkın, biz daha buradayız
20.12.2013
Ejder ısırdı bir kere
17.12.2013
Sabırlı ol milli irade
10.12.2013
Recep Tayyip Başbuğ
06.12.2013
Özrü kabahatinden kurnaz
03.12.2013
Yıldıray hatıralar diyarında
29.11.2013
Dersaneler ve Başbakan'ın 'özgürlüğü'
26.11.2013
Bir an İlker Başbuğ’u hatırladım...
23.11.2013
Numaram aynı Sayın Kuzu
19.11.2013
Siz isteyemezsiniz...
15.11.2013
Oldunuz da ne oldu?
12.11.2013
Sevgililer gününüz kutlu olsun
08.11.2013
Yolun sonu
05.11.2013
Duvarlar
01.11.2013
Yırt gömleğini CHP
29.10.2013
Silahlar sustu, soğuk devam ediyor
25.10.2013
Korkmakta haksız değiller
22.10.2013
Meşhur casusun 'gizli' gerçekleri
15.10.2013
Siz önce demokrasi ve hukukla barışın
11.10.2013
Başbakan'ın iyi çocukları
08.10.2013
Mavi kuş yalan dinlemez
04.10.2013
Kemalistleri yendiler, Kemalizm'e yenildiler
01.10.2013
Yetmez ama hayır
27.09.2013
Ünal Aysal'ı yedirmeyiz
22.09.2013
Ders olsun diye...
19.09.2013
Yirmi kişi ölüyor, aldırmayın
15.09.2013
Bir Paket Demokrasi
12.09.2013
とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)
08.09.2013
Hazır mısınız?
05.09.2013
Sarayın soytarıları
01.09.2013
Barışın tek şartı
28.08.2013
Kıvrıkoğlu haklı mıydı?
25.08.2013
Mesaj çok açık değil mi?
22.08.2013
Fark göremiyorum, ya sen?
18.08.2013
'Kahrolsun demokrasi'
14.08.2013
Kendisi artık raporlu
11.08.2013
Bir bayram duası: Tanrım bize net ol
07.08.2013
Hiç değişmeyecek mi?
04.08.2013
Yedirtmeyiz Recep'i
31.07.2013
Erdoğan, Oscar'a mı göz kırpıyor?
28.07.2013
'İnsanlar ölmüyor, daha ne istiyorsunuz?'
24.07.2013
'En büyük tuzak, Allah'ın tuzağıdır'
13.12.2012
Zor olan başkanlık değil...
08.12.2012
Peki Akif
06.12.2012
Dokundular
29.11.2012
‘Muhteşem On Yıl’
15.11.2012
Tarihî bir an
08.11.2012
Bahtsız kutup ayısı
01.11.2012
Yol yakınken...
25.10.2012
Hayırlısı...
18.10.2012
Okur izindeyim!
11.10.2012
Cevapları biliyorum
11.10.2012
Kongre yalanları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.