Kendisi artık raporlu


14.08.2013 - Bu Yazı 1936 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başkanlığını AKP Kütahya milletvekili Prof. Dr. İdris Bal’ın yaptığı Avrasya Global Araştırmalar Merkezi’nin hazırladığı “Taksim Olayları Analizi” başlıklı raporla ilgili haberleri gördüğümde ilk aklıma gelen şey, “Büyük geçmiş olsun İdris Bal” demek oldu.

Gezi olaylarını 90’lı yılların refleksleriyle ilk önce dış mihraklara bağlayan, bu tutmayınca da yaşananları sadece Kemalistlerin ya da ulusalcıların bir darbe girişimi olarak kabullendirmeye çalışan, daha da acıklısı kendileri de böyle kabullenen ve buna itiraz edeni de “darbeci” diye yaftalayan zihniyetin içinden böyle bir sesin çıkması, o sesin sahibi için pek hayra alamet sayılmaz çünkü.

Her eleştiriyi düşmanlık olarak gören başbakanın buna benzer durumlardaki tavrı ortadayken ve başbakanlarıyla ters düşenlerin “kellesini almak” için birbirini ezen onca “köşe yazarı”, “gazeteci”, “milletvekili” ya da milletvekili olma heveslisi sırada beklerken böyle kritik bir konuda partisinin ve başbakanın tutumunu “eleştiren” bir rapor sunmak, her şeyin en iyisini bilen Erdoğan’a “akıl vermeye kalkmak” öyle her yiğidin harcı değildir.

“Başbakana her şeyi söyle ama sakın doğruyu söyleme” düsturunu unutmuş görünen Bal’a tepkiler de çok geçmeden gelmeye başladı zaten. Haberlere bakılırsa raporu, Bal’ın “popüler olma hevesine” bağlayıp fazla dillendirmeden ama Bal’ın ismini de bir kenara yazmayı ihmal etmeden “yabana atacaklar”.

Asıl anlatılmak istenene kulak vermeyip gerekirse Bal’ı da “darbeci” ve “Erdoğan düşmanı” ilan edip bildiklerini okumaya devam edecekler. 

Gezi Olayları’nı hiçbir hesap peşinde koşmadan algılayanların başbakana ve AKP hükümetine uzun zamandır vermeye çalıştıkları “mesajları”, partinin içinden bir milletvekilinin hazırladığı raporda okumanın kendileri için çok can sıkıcı olduğunu tahmin edebiliyorum. Özellikle de Erdoğan için.

“Diyalog kurmak”, “Demokrasinin seçimlerden ibaret olmadığını düşünmek”, “Taraf olmamak” ne başbakana ne de AKP’li yöneticilere göre değil çünkü.

Kendilerini ancak “mağdur” oldukları zaman değerli ve “güçlü” hissettikleri için bunun tersini söyleyenlerden, bu defa “mağdur” olanın kendileri olmadığını onlara anlatanlardan pek hoşlanmıyorlar.

Zaten İdris Bal da, başbakanı ve AKP hükümetini iyi tanıdığı için “tartışılan” raporun amacının AKP’yi eleştirmek olmadığını belirtme gereği duymuş olacak. Fakat bunun kendisini kurtaracağını sanmıyorum. Öyle görünüyor ki kendisi bundan sonra “raporlu” sayılacak ve partisine de raporunda “tavsiye ettiği” gibi ona da “Nerede hata yaptım?” diye sormak kalacak.

İzin verirse Bal’a yaptığı hatayı söyleyeyim.

Dürüst davrandı.

Dürüst olmanın AKP’li siyasetçilere ve AKP’li medyaya yasak olduğunu unuttu.

Büyük paralar kazanan AKP medyasının neden bunca yalan söyleyip, bunca komplo teorisi uydurduğunu, çuvallayan her teoriden sonra neden hiç utanmadan yenisini piyasaya sürdüklerini sorgulamadı.

Sadece AKP’li siyasetçilerle AKP’li medyanın görebildiği o gizli mürekkeple yazılmış “yalan söyle canımı ye” kuralını gözden kaçırdı.

Şimdi ona ne söyleyeceklerini tahmin edebiliyorum:

“Madem dürüst davranacaktın niye bizim partiye geldin?”

Haklılar.

Haklı oldukları tek konu da bu galiba.

 

Gençlik ve spor bakanı dopingli mi?

 

Açıkçası ben Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın sadece “genç” olduğu için bu göreve getirildiğini düşünüyordum ama işler öyle bir noktaya geldi ki bu işin sırrının sadece “gençlik”le ilgili olmadığına dair şüphelerim artmaya başladı.

Şike skandalı patlıyor, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç sorumluların cezalandırılması için kılını kıpırdatmıyor. Üstelik bu pisliğin üstünü örtmek için kulis üzerine kulis yapıyor, bu skandalı örtbas etmek adına yeni yasalar çıkarmak için canla başla çalışıyor.

Atletizmde neredeyse doping yapmayan kalmıyor, Gençlik ve Spor Bakanımız hiç böyle şeyler yaşanmıyormuş gibi davranmakta ısrar ediyor. Uluslararası federasyonlardan “gerekeni yapın” uyarıları geliyor ama bakanlık utanıp “Neler oluyor atletizmde?” diye sormuyor.  

Milli bir güreşçi ırkçılıktan ceza alıyor Gençlik ve Spor Bakanı’ından ses yok. Üstelik bu cezayı alan sporcunun eline Akdeniz Oyunları’nın açılışında gururla bayrak tutuşturuluyor ve dünyaya “Biz sporcunun da ırkçısını severiz” mesajı veriliyor.

Suat Kılıç, tüm bunların Gençlik ve Spor Bakanı’nın sorumluluğunda olmadığını düşünüyor olmalı ki tüm bu rezaletleri bir kenara bırakıp bakanlığını, gençlik kamplarındaki kız-erkek iletişimini asgariye indirmekle, insanlara tribünlerde hangi sloganları atacaklarını söylemekle, uymayanı tehdit etmekle geçiriyor.

Belki yanılıyorum ama bunca rezalete hiç ses çıkarmayan birinin Gençlik ve Spor Bakanlığı yaptığı bir ülkeye de kolay kolay Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapma hakkı vermezler.   

Bu kadar utanca rağmen hala görevinin başında, hala rakipsiz ve hala “başarılı” olmasını nasıl açıklamalı acaba?

Asıl dopingi Gençlik ve Spor Bakanı mı yapıyor yoksa?

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.01.2015
Hayaller duşakabin
14.01.2015
"Ay resmen evrim"
07.01.2015
Reddedildi
30.12.2014
Roboski diyemeyenler…
24.12.2014
Dolu silahla Rus ruleti
16.12.2014
Vesayet Disneyland'de
28.11.2014
İtaatsizliğe devam
18.11.2014
Serbest ucuş
11.11.2014
Aslında 'yeşil' dostu bunlar...
04.11.2014
Beş vakit hukuk
21.10.2014
Barış ve faşizm
17.10.2014
Sahtekarlık belgesi
14.10.2014
Siz karar verin
10.10.2014
Kurnazlığı bırakın, net olun
07.10.2014
'Uzun', matbaayı da sevmezdi...
30.09.2014
Burada soruları ben sorarım...
19.09.2014
Algılar şelale
12.09.2014
Bir tasarım harikası
05.09.2014
Çamur güreşçileri
03.09.2014
Dünyayı bıktıran adam… (ve oğlu)
29.08.2014
"Reis ve Hoca"
26.08.2014
Yetenekli Bay Erdoğan
22.08.2014
Süleyman Şah ve mat
19.08.2014
Paralel Başbakan
15.08.2014
Suç koleksiyoncusu
12.08.2014
Sayılı günler...
09.08.2014
Erdoğan'ın 'sözde Ermenileri'
05.08.2014
Ya Erdoğan ya Türkiye
08.07.2014
Başbakan'dan muz orta
27.06.2014
Aç, susuz ve kuşkusuz darbeci Müslümanlar
20.06.2014
Ya İspanyol olsaydık?
10.06.2014
Tek çözümlü süreç
30.05.2014
Cevapları masama bekliyorum
27.05.2014
İkiyüzlü özgürlük
23.05.2014
Diktatörden kaçış yok
20.05.2014
Papua’da da anlaşabilirdik
16.05.2014
Artık yumruklarını konuşturuyor!
09.05.2014
‘Özgürlük, cezaevinde olmamaktır’
06.05.2014
Tahammülsüz 'demokratlar'
02.05.2014
İki yiğit çıktı meydane...
25.04.2014
Adım adım hiçbir yere
19.04.2014
Yalnız değilsin Başbakan
08.04.2014
Başbakan'ın Vietnam’ı
01.04.2014
Sadece Erdoğan kazandı
28.03.2014
Savaş ve seçim
25.03.2014
Gülünç ama tehlikeli
21.03.2014
Doktorunuz konuşuyor
14.03.2014
Geri dönüş yok
11.03.2014
Hem paranı, hem canını
07.03.2014
Hukukun olmadığı gezegen
28.02.2014
Bir yetmez ama evet daha
19.02.2014
Taraf projesi
14.02.2014
'Alo Fatih' hattını dinledik de ne oldu?
11.02.2014
Sizin tercihiniz
08.02.2014
Haydi Yıldıray, daha yüksek sesle: ‘Ordu göreve’
31.01.2014
Kullanışlılar
28.01.2014
Ananası doğal ama…
25.01.2014
Çok büyük geçmiş olsun
21.01.2014
Eşitlik Aziz Yıldırım’ın da hakkı
10.01.2014
Kan kardeşler
07.01.2014
‘Her şey neticesiyle ölçülür’
03.01.2014
Tehlikeli oyunlar
31.12.2013
Kutudan çıkan kirli ittifak
27.12.2013
Alın size darbe
24.12.2013
‘Siyasete sahip çıkma zamanı…’ Siz çıkın, biz daha buradayız
20.12.2013
Ejder ısırdı bir kere
17.12.2013
Sabırlı ol milli irade
10.12.2013
Recep Tayyip Başbuğ
06.12.2013
Özrü kabahatinden kurnaz
03.12.2013
Yıldıray hatıralar diyarında
29.11.2013
Dersaneler ve Başbakan'ın 'özgürlüğü'
26.11.2013
Bir an İlker Başbuğ’u hatırladım...
23.11.2013
Numaram aynı Sayın Kuzu
19.11.2013
Siz isteyemezsiniz...
15.11.2013
Oldunuz da ne oldu?
12.11.2013
Sevgililer gününüz kutlu olsun
08.11.2013
Yolun sonu
05.11.2013
Duvarlar
01.11.2013
Yırt gömleğini CHP
29.10.2013
Silahlar sustu, soğuk devam ediyor
25.10.2013
Korkmakta haksız değiller
22.10.2013
Meşhur casusun 'gizli' gerçekleri
15.10.2013
Siz önce demokrasi ve hukukla barışın
11.10.2013
Başbakan'ın iyi çocukları
08.10.2013
Mavi kuş yalan dinlemez
04.10.2013
Kemalistleri yendiler, Kemalizm'e yenildiler
01.10.2013
Yetmez ama hayır
27.09.2013
Ünal Aysal'ı yedirmeyiz
22.09.2013
Ders olsun diye...
19.09.2013
Yirmi kişi ölüyor, aldırmayın
15.09.2013
Bir Paket Demokrasi
12.09.2013
とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)
08.09.2013
Hazır mısınız?
05.09.2013
Sarayın soytarıları
01.09.2013
Barışın tek şartı
28.08.2013
Kıvrıkoğlu haklı mıydı?
25.08.2013
Mesaj çok açık değil mi?
22.08.2013
Fark göremiyorum, ya sen?
18.08.2013
'Kahrolsun demokrasi'
14.08.2013
Kendisi artık raporlu
11.08.2013
Bir bayram duası: Tanrım bize net ol
07.08.2013
Hiç değişmeyecek mi?
04.08.2013
Yedirtmeyiz Recep'i
31.07.2013
Erdoğan, Oscar'a mı göz kırpıyor?
28.07.2013
'İnsanlar ölmüyor, daha ne istiyorsunuz?'
24.07.2013
'En büyük tuzak, Allah'ın tuzağıdır'
13.12.2012
Zor olan başkanlık değil...
08.12.2012
Peki Akif
06.12.2012
Dokundular
29.11.2012
‘Muhteşem On Yıl’
15.11.2012
Tarihî bir an
08.11.2012
Bahtsız kutup ayısı
01.11.2012
Yol yakınken...
25.10.2012
Hayırlısı...
18.10.2012
Okur izindeyim!
11.10.2012
Cevapları biliyorum
11.10.2012
Kongre yalanları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8