とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)


12.09.2013 - Bu Yazı 2085 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hiç uzatmadan söyleyeyim… 2020 Olimpiyat Oyunları’nı düzenleme hakkını kazanamamamıza sevinmemin en önemli nedeni, özellikle bu ülkede çok az rastlanan bir şeye şahit olmam: Kötülüğün ödüllendirilmemesi. 

İstanbul kazansaydı Başbakan Erdoğan kazanmış olacaktı. Bu denkleme kimsenin itiraz edeceğini düşünmüyorum. Havaalanında düzenlenecek karşılamada “usta” tezahüratlarını üç aşağı beş yukarı hayal edebiliyorum. 

Dolayısıyla Erdoğan kazansaydı kendisinin verdiği emirle insanların öldürülmesi ödüllendirilmiş olacaktı. 

Kendi halkına reva gördüğü zulme alkış tutulmuş olacaktı. 

İnsanlarını göz göre göre büyük acıların yaşanacağı bir savaşa sokmaya çalışması aferin alacaktı. 

Roboski’de hayatını kaybedenlerin kemikleri bir defa daha sızlayacaktı. 

İşte tüm bunlara dünyanın göz yummamasına, “izin vermemesine” ve Olimpiyatlar’ın bugünkü Türkiye’ye gelmemesine emin olun ki bir Japon’dan daha fazla sevindim. 

İstanbul ya da Türkiye kaybettiği için değil, bütün bunlara rağmen hiçbir zaman kaybetmeyeceğini düşünen Erdoğan kaybettiği için sevindim. 

Başbakan’ın yaptıklarının bir bedeli olduğunu görmesi, bu bedelin yeterli olduğuna inanmasam da sevincimi çoğalttı. 

At gözlüğü takmış yandaşlarının inanmaya hazır olduğu yalanlarına dünyanın prim vermemesi, “değerli” olduğu sanılan yalnızlığının beş para etmediğinin suratına çarpılması beni memnun etti. 

Bana kalırsa Olimpiyatları alamadık diye üzülmek yerine, bize hala Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkı tanıdıkları için bile yatıp kalkıp dua edelim. 

Oyunlara ev sahipliği yapma hakkının neden bize verilmediği sorusunun cevabı oylamayı kaybettikten sonra devlet “büyük”lerinin ortaya koydukları tepkilerinden de anlaşılıyor zaten. 

Başbakan’dan tutun da Spor Bakanı’na kadar herhangi bir “başarısızlıkta” nasıl hazımsız, nasıl yetersiz, nasıl düşmanlıkla dolu oldukları bir defa daha görüldü.   

Yine kendilerinden başka herkes suçlu, yine kendileri mağdur.

Peki soralım o zaman… Oyunları düzenleme hakkının Türkiye’ye verilmemesinin nedeni “içerideki ve dışarıdaki düşmanlık” mı yoksa doping skandalları mı? Yoksa şikenin örtbas edilmesi için gösterilen gayretler mi? Yoksa ırkçı bir sporcuya en önde bayrak sallatmak mı? Yoksa dünyanın hiç olmadığı kadar temkinli yaklaştığı olası bir savaş için yapılan çığırtkanlık mı? Yoksa Başbakan’ın emir verdiği polislerin şiddeti mi? Yoksa demokrasinin yanından bile geçmeyen bin türlü çağdışı uygulama mı? 

Bu soruların cevabı, kimlerin bu ülkeye “düşmanlık” ettiği konusunda da bize yeterli bir fikir verecektir sanırım. 

Kötülüğü en azından bu defalık ödüllendirmedikleri için tüm dünyaya benim gibiler adına teşekkür ediyorum ve bu kararın “kına ve ölüm” sarmalına hapsolan seviyesiz bir vahşiliğin aklının başına gelmesine yardımcı olmasını diliyorum.

 

O sandıklar zorbalığınıza tabut olacak

Kendisi de devlet dersinde öldürülen Sabahattin Ali, “Bu ölü topraklar üzerinde hiçbir şey ölmek ve öldürmek kadar kolay değildir” diye yazmıştı… 

Dün sabaha karşı bir defa daha gördük bu ülkede ölmenin ne kadar kolay olduğunu.

22 yaşındaydı Ahmet Atakan. Yine devlet dersinde öldü.

Çoğumuz uyuyorduk; biz uyurken, o direnirken öldü Ahmet.

Vuruldu mu, damdan mı düştü, damdayken mi başına gaz bombasının kapsülü geldi şimdilik bilmiyoruz, bildiğimiz devlete “biraz geri dur” diyen bir gencin daha çatışmalar sırasında aramızdan ayrıldığı.

Mısır’da hayatını kaybedenler için kameralar karşısında gözyaşı dökenler biliyoruz ki Ahmet için gözyaşı dökmeyecek. Tıpkı Medeni, Ali İsmail, Mehmet, Abdullah ve Ethem için dökmedikleri gibi…

AKP iktidarıyla sınanan bu ülkede gencecik insanlar göz göre göre ölürken, kimse rahat uyumasın artık. Koltuklarında gerine gerine oturanlar da bundan sonra olacaklara hazırlıklı olsun.

Çok insan ölüme gitti ama hepsi adıyla, direnen ruhlarıyla tarihe geçtiler.

Bir söz vardır; “Zorbalığa sessiz kalanın içindeki insan ölür”. O çocuklar ölürken sanmayın ki bu toplumun “içindeki insan” da ölecek, zorbalığınız sineye çekilecek.

O çok güvendiğiniz sandıklar gün gelecek zorbalığınıza tabut olacak.

.

Facebook Yorumları

reklam
20.01.2015
Hayaller duşakabin
14.01.2015
"Ay resmen evrim"
07.01.2015
Reddedildi
30.12.2014
Roboski diyemeyenler…
24.12.2014
Dolu silahla Rus ruleti
16.12.2014
Vesayet Disneyland'de
28.11.2014
İtaatsizliğe devam
18.11.2014
Serbest ucuş
11.11.2014
Aslında 'yeşil' dostu bunlar...
04.11.2014
Beş vakit hukuk
21.10.2014
Barış ve faşizm
17.10.2014
Sahtekarlık belgesi
14.10.2014
Siz karar verin
10.10.2014
Kurnazlığı bırakın, net olun
07.10.2014
'Uzun', matbaayı da sevmezdi...
30.09.2014
Burada soruları ben sorarım...
19.09.2014
Algılar şelale
12.09.2014
Bir tasarım harikası
05.09.2014
Çamur güreşçileri
03.09.2014
Dünyayı bıktıran adam… (ve oğlu)
29.08.2014
"Reis ve Hoca"
26.08.2014
Yetenekli Bay Erdoğan
22.08.2014
Süleyman Şah ve mat
19.08.2014
Paralel Başbakan
15.08.2014
Suç koleksiyoncusu
12.08.2014
Sayılı günler...
09.08.2014
Erdoğan'ın 'sözde Ermenileri'
05.08.2014
Ya Erdoğan ya Türkiye
08.07.2014
Başbakan'dan muz orta
27.06.2014
Aç, susuz ve kuşkusuz darbeci Müslümanlar
20.06.2014
Ya İspanyol olsaydık?
10.06.2014
Tek çözümlü süreç
30.05.2014
Cevapları masama bekliyorum
27.05.2014
İkiyüzlü özgürlük
23.05.2014
Diktatörden kaçış yok
20.05.2014
Papua’da da anlaşabilirdik
16.05.2014
Artık yumruklarını konuşturuyor!
09.05.2014
‘Özgürlük, cezaevinde olmamaktır’
06.05.2014
Tahammülsüz 'demokratlar'
02.05.2014
İki yiğit çıktı meydane...
25.04.2014
Adım adım hiçbir yere
19.04.2014
Yalnız değilsin Başbakan
08.04.2014
Başbakan'ın Vietnam’ı
01.04.2014
Sadece Erdoğan kazandı
28.03.2014
Savaş ve seçim
25.03.2014
Gülünç ama tehlikeli
21.03.2014
Doktorunuz konuşuyor
14.03.2014
Geri dönüş yok
11.03.2014
Hem paranı, hem canını
07.03.2014
Hukukun olmadığı gezegen
28.02.2014
Bir yetmez ama evet daha
19.02.2014
Taraf projesi
14.02.2014
'Alo Fatih' hattını dinledik de ne oldu?
11.02.2014
Sizin tercihiniz
08.02.2014
Haydi Yıldıray, daha yüksek sesle: ‘Ordu göreve’
31.01.2014
Kullanışlılar
28.01.2014
Ananası doğal ama…
25.01.2014
Çok büyük geçmiş olsun
21.01.2014
Eşitlik Aziz Yıldırım’ın da hakkı
10.01.2014
Kan kardeşler
07.01.2014
‘Her şey neticesiyle ölçülür’
03.01.2014
Tehlikeli oyunlar
31.12.2013
Kutudan çıkan kirli ittifak
27.12.2013
Alın size darbe
24.12.2013
‘Siyasete sahip çıkma zamanı…’ Siz çıkın, biz daha buradayız
20.12.2013
Ejder ısırdı bir kere
17.12.2013
Sabırlı ol milli irade
10.12.2013
Recep Tayyip Başbuğ
06.12.2013
Özrü kabahatinden kurnaz
03.12.2013
Yıldıray hatıralar diyarında
29.11.2013
Dersaneler ve Başbakan'ın 'özgürlüğü'
26.11.2013
Bir an İlker Başbuğ’u hatırladım...
23.11.2013
Numaram aynı Sayın Kuzu
19.11.2013
Siz isteyemezsiniz...
15.11.2013
Oldunuz da ne oldu?
12.11.2013
Sevgililer gününüz kutlu olsun
08.11.2013
Yolun sonu
05.11.2013
Duvarlar
01.11.2013
Yırt gömleğini CHP
29.10.2013
Silahlar sustu, soğuk devam ediyor
25.10.2013
Korkmakta haksız değiller
22.10.2013
Meşhur casusun 'gizli' gerçekleri
15.10.2013
Siz önce demokrasi ve hukukla barışın
11.10.2013
Başbakan'ın iyi çocukları
08.10.2013
Mavi kuş yalan dinlemez
04.10.2013
Kemalistleri yendiler, Kemalizm'e yenildiler
01.10.2013
Yetmez ama hayır
27.09.2013
Ünal Aysal'ı yedirmeyiz
22.09.2013
Ders olsun diye...
19.09.2013
Yirmi kişi ölüyor, aldırmayın
15.09.2013
Bir Paket Demokrasi
12.09.2013
とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)
08.09.2013
Hazır mısınız?
05.09.2013
Sarayın soytarıları
01.09.2013
Barışın tek şartı
28.08.2013
Kıvrıkoğlu haklı mıydı?
25.08.2013
Mesaj çok açık değil mi?
22.08.2013
Fark göremiyorum, ya sen?
18.08.2013
'Kahrolsun demokrasi'
14.08.2013
Kendisi artık raporlu
11.08.2013
Bir bayram duası: Tanrım bize net ol
07.08.2013
Hiç değişmeyecek mi?
04.08.2013
Yedirtmeyiz Recep'i
31.07.2013
Erdoğan, Oscar'a mı göz kırpıyor?
28.07.2013
'İnsanlar ölmüyor, daha ne istiyorsunuz?'
24.07.2013
'En büyük tuzak, Allah'ın tuzağıdır'
13.12.2012
Zor olan başkanlık değil...
08.12.2012
Peki Akif
06.12.2012
Dokundular
29.11.2012
‘Muhteşem On Yıl’
15.11.2012
Tarihî bir an
08.11.2012
Bahtsız kutup ayısı
01.11.2012
Yol yakınken...
25.10.2012
Hayırlısı...
18.10.2012
Okur izindeyim!
11.10.2012
Cevapları biliyorum
11.10.2012
Kongre yalanları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.