Adım adım hiçbir yere


25.04.2014 - Bu Yazı 1551 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Belki, gündeme bomba gibi düşen Başbakan’ın Ermeni Soykırımı’yla ilgili taziye mesajı yurtta ve dünyada yankılanırken bu gelişmeye biraz mesafeli durmak garip olacak fakat hem mesajın yandaş kalemlerde yarattığı coşkuya zorlasam da bir türlü yaklaşamadığım, hem de eğer beyan esas alınıyorsa aynı Başbakan’ın daha geçen hafta Meclis’te “Ermeni lobisi” diye bağırdığını hatırladığım için soğukkanlılığımı korumakta fayda görüyorum. Ki Başbakan’ın Meclis’te ağzından çıkan bu hedef gösteren “nefret” bir çırpıda verebileceğim örneklerden sadece bir tanesi.

Daha bunun, “Afedersiniz Rum”u da var.

Bilmiyorum, siyaset belki bir öne bir arkaya perendeler atılan, durduğun yerden birden tam ters köşeye uçulan bir sirktir ama böyle bir sirkin seyircisi olsam da, diğerleri gibi her perendeyle birlikte yerinden fırlayan bir sirk görevlisi olma fikrinden de hoşlanmıyorum.

Onun için böyle coşku günlerinde biraz mesafeli durmamı hoş görün.

Evet, dokuz dilde yayınlanan beklenmedik taziye mesajı olumlu bir adım. Kesinlikle öyle. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, 1915 yılında yaşanan acılara ilk defa resmi olarak el uzatılması küçümsenemez.

Ama artık böyle “tek adımlar” coşturmuyor beni. Bu “adımlardan, açılımlardan” çok izledik. Düz ve kararlı bir yürüyüş görmeyi özledim. Laflardan, jestlerden, gösterilerden fazlasını istiyorum. Her konuda planlı, programlı, demokrasiye doğru giden bir siyaset bekliyorum.

Çünkü, her gün, o günün şartlarına göre başka bir “jest” yaparak temel sorunları görmezden gelmeyi, hatta o temel sorunları bu jestlerle gözlerden saklamayı iyice alışkanlık haline getirmeye başladık.

Unutmayalım ki 1915 yılında sadece tehcir değil, utanılacak ve çok geç kalınmış o özrü bekleyen bir soykırım var ortada.

Hadi diyelim ki başbakan bunu henüz söyleyemez. Yıllarca bambaşka bir tarih dinlemiş insanlar birdenbire bunu başbakandan duymayı kaldıramaz.

Ama soykırımı tanımadan, soykırım diyemeden, özür dilemeden, “büyük acılar çekildi, onları anlamalıyız” gibi empati girişimlerini temel sorunları konuşmamak için bir bahane gibi kullanarak kendimizi rahatlatırsak, bu ülkenin entelektüel gündemini belirlemeyi de siyasetçilere bırakmış oluruz. Ülkenin aydınları siyasetçilerle birlikte bir öne bir arkaya perendeler atmaya koyulur.

Gerçek bir gündem hiçbir zaman oluşmaz.

Başbakan’ın tarihi taziye mesajıyla ilgili diğer “şüphelerim” ise tabii ki Başbakan’ın her dönem baştan aşağı zayıf dolu getirdiği karnesiyle ilgili.

Çünkü, taziye mesajındaki, “Bugünün dünyasında tarihten husumet çıkarmak ve yeni kavgalar üretmek kabul edilebilir olmadığı gibi ortak geleceğimizin inşası bakımından hiçbir şekilde yararlı da değildir” sözlerinin tam tersinin Erdoğan tarafından iç siyasette her gün uygulanması “şüphelerimi” besliyor.

Ermenilerin acılarını kabul ederek insanca bir adım atan siyasetçinin, Roboski’li ailelerin, Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın ve diğerlerinin yakınlarının acısını görmemesini anlamakta zorlanıyorum.

m bunların dışında, daha bugün “Soykırım Masalı” manşetiyle çıkan Yeni Akit gazetesinin Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya’nın Başbakan’ın çok yakını olması “samimiyet ve kararlılık” konusundaki tereddütlerimi artırıyor.

Ve belki de en önemlisi… Hrant Dink suikastı.

Kendi iktidarı döneminde yaşanan cinayeti bunca zaman geçmesine rağmen bırak aydınlatabilmeyi, işin içinde isimleri sık sık geçen devlet yetkililerinden Muammer Güler’e İçişleri Bakanlığı görevini vermek, suikastın öncesinde Hrant Dink’e yapmadığını bırakmayan Veli Küçük, Muzaffer Tekin ve Kemal Kerinçsiz gibi adamları “kumpas” diyerek kahraman haline getirmek, 1915’te yaşanan soykırımla ilgili yayınlanan resmi mesajın samimiyeti konusunda kaçınılmaz olarak kuşkular yaratıyor.

Yine de tüm bunlara rağmen böyle bir “jest”e ihtiyaç vardı, hayatın zorlamaları karşısında böyle bir adım atmak bile önemliydi diyelim ama başta da belirttiğim gibi soğukkanlılığımızı koruyalım, Fehmi Koru gibi “bu bir özürdür” diyerek kendimizden geçmeyelim.

Dilenmesi gereken bir özür hala bizi bekliyor. Gelecek yıl, 1915’in yüzüncü yılında bütün dünya ayaklandığında bu “jest” Türkiye’yi yapayalnız kalmaktan kurtarmaya yetmez.

Tabii illa bu konuda Başbakan’ı övmeden duramıyorsak, Gezi ve yolsuzluk sürecinde içinden halden anlayan tonton bir amca çıkan, adeta bir Hulusi Kentmen’e dönüşen Devlet Bahçeli’nin konu Ermeni meselesi olunca özüne dönmesini sağladığı için övelim ve teşekkür edelim.    

Az kalsın, Bahçeli’nin en olgun ve en mantıklı siyasetçi haline geldiği bir ülke oluyorduk, hiç olmazsa o tehlikeden kurtulduk.

.

Facebook Yorumları

reklam
20.01.2015
Hayaller duşakabin
14.01.2015
"Ay resmen evrim"
07.01.2015
Reddedildi
30.12.2014
Roboski diyemeyenler…
24.12.2014
Dolu silahla Rus ruleti
16.12.2014
Vesayet Disneyland'de
28.11.2014
İtaatsizliğe devam
18.11.2014
Serbest ucuş
11.11.2014
Aslında 'yeşil' dostu bunlar...
04.11.2014
Beş vakit hukuk
21.10.2014
Barış ve faşizm
17.10.2014
Sahtekarlık belgesi
14.10.2014
Siz karar verin
10.10.2014
Kurnazlığı bırakın, net olun
07.10.2014
'Uzun', matbaayı da sevmezdi...
30.09.2014
Burada soruları ben sorarım...
19.09.2014
Algılar şelale
12.09.2014
Bir tasarım harikası
05.09.2014
Çamur güreşçileri
03.09.2014
Dünyayı bıktıran adam… (ve oğlu)
29.08.2014
"Reis ve Hoca"
26.08.2014
Yetenekli Bay Erdoğan
22.08.2014
Süleyman Şah ve mat
19.08.2014
Paralel Başbakan
15.08.2014
Suç koleksiyoncusu
12.08.2014
Sayılı günler...
09.08.2014
Erdoğan'ın 'sözde Ermenileri'
05.08.2014
Ya Erdoğan ya Türkiye
08.07.2014
Başbakan'dan muz orta
27.06.2014
Aç, susuz ve kuşkusuz darbeci Müslümanlar
20.06.2014
Ya İspanyol olsaydık?
10.06.2014
Tek çözümlü süreç
30.05.2014
Cevapları masama bekliyorum
27.05.2014
İkiyüzlü özgürlük
23.05.2014
Diktatörden kaçış yok
20.05.2014
Papua’da da anlaşabilirdik
16.05.2014
Artık yumruklarını konuşturuyor!
09.05.2014
‘Özgürlük, cezaevinde olmamaktır’
06.05.2014
Tahammülsüz 'demokratlar'
02.05.2014
İki yiğit çıktı meydane...
25.04.2014
Adım adım hiçbir yere
19.04.2014
Yalnız değilsin Başbakan
08.04.2014
Başbakan'ın Vietnam’ı
01.04.2014
Sadece Erdoğan kazandı
28.03.2014
Savaş ve seçim
25.03.2014
Gülünç ama tehlikeli
21.03.2014
Doktorunuz konuşuyor
14.03.2014
Geri dönüş yok
11.03.2014
Hem paranı, hem canını
07.03.2014
Hukukun olmadığı gezegen
28.02.2014
Bir yetmez ama evet daha
19.02.2014
Taraf projesi
14.02.2014
'Alo Fatih' hattını dinledik de ne oldu?
11.02.2014
Sizin tercihiniz
08.02.2014
Haydi Yıldıray, daha yüksek sesle: ‘Ordu göreve’
31.01.2014
Kullanışlılar
28.01.2014
Ananası doğal ama…
25.01.2014
Çok büyük geçmiş olsun
21.01.2014
Eşitlik Aziz Yıldırım’ın da hakkı
10.01.2014
Kan kardeşler
07.01.2014
‘Her şey neticesiyle ölçülür’
03.01.2014
Tehlikeli oyunlar
31.12.2013
Kutudan çıkan kirli ittifak
27.12.2013
Alın size darbe
24.12.2013
‘Siyasete sahip çıkma zamanı…’ Siz çıkın, biz daha buradayız
20.12.2013
Ejder ısırdı bir kere
17.12.2013
Sabırlı ol milli irade
10.12.2013
Recep Tayyip Başbuğ
06.12.2013
Özrü kabahatinden kurnaz
03.12.2013
Yıldıray hatıralar diyarında
29.11.2013
Dersaneler ve Başbakan'ın 'özgürlüğü'
26.11.2013
Bir an İlker Başbuğ’u hatırladım...
23.11.2013
Numaram aynı Sayın Kuzu
19.11.2013
Siz isteyemezsiniz...
15.11.2013
Oldunuz da ne oldu?
12.11.2013
Sevgililer gününüz kutlu olsun
08.11.2013
Yolun sonu
05.11.2013
Duvarlar
01.11.2013
Yırt gömleğini CHP
29.10.2013
Silahlar sustu, soğuk devam ediyor
25.10.2013
Korkmakta haksız değiller
22.10.2013
Meşhur casusun 'gizli' gerçekleri
15.10.2013
Siz önce demokrasi ve hukukla barışın
11.10.2013
Başbakan'ın iyi çocukları
08.10.2013
Mavi kuş yalan dinlemez
04.10.2013
Kemalistleri yendiler, Kemalizm'e yenildiler
01.10.2013
Yetmez ama hayır
27.09.2013
Ünal Aysal'ı yedirmeyiz
22.09.2013
Ders olsun diye...
19.09.2013
Yirmi kişi ölüyor, aldırmayın
15.09.2013
Bir Paket Demokrasi
12.09.2013
とても嬉しい (ÇOK SEVİNDİM)
08.09.2013
Hazır mısınız?
05.09.2013
Sarayın soytarıları
01.09.2013
Barışın tek şartı
28.08.2013
Kıvrıkoğlu haklı mıydı?
25.08.2013
Mesaj çok açık değil mi?
22.08.2013
Fark göremiyorum, ya sen?
18.08.2013
'Kahrolsun demokrasi'
14.08.2013
Kendisi artık raporlu
11.08.2013
Bir bayram duası: Tanrım bize net ol
07.08.2013
Hiç değişmeyecek mi?
04.08.2013
Yedirtmeyiz Recep'i
31.07.2013
Erdoğan, Oscar'a mı göz kırpıyor?
28.07.2013
'İnsanlar ölmüyor, daha ne istiyorsunuz?'
24.07.2013
'En büyük tuzak, Allah'ın tuzağıdır'
13.12.2012
Zor olan başkanlık değil...
08.12.2012
Peki Akif
06.12.2012
Dokundular
29.11.2012
‘Muhteşem On Yıl’
15.11.2012
Tarihî bir an
08.11.2012
Bahtsız kutup ayısı
01.11.2012
Yol yakınken...
25.10.2012
Hayırlısı...
18.10.2012
Okur izindeyim!
11.10.2012
Cevapları biliyorum
11.10.2012
Kongre yalanları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı