• 12.04.2017 00:00
  • (1403)

 16 Nisan’ı kazanmadan Türkiye’nin bölgede kopacak yeni fırtınalara direnmesi mümkün olmayacak gibi.

Baştan beri aslında plan, Ortadoğu’da yaklaşan büyük hesaplaşma öncesi Türkiye’yi hazırlıksız yakalamak. Fırtına öncesi zayıflatmak, güçten düşürmek…

Türkiye üzerine son yıllarda artarak yönlendirilen büyük terör dalgasının amacı neydi?

FETÖ ne oldu da “Hizmet hareketi” maskesini çıkarıp birdenbire korkunç bir terör örgütüne dönüştü? FETÖ’yü savaş uçaklarıyla, tank ve toplarla milletin üzerine hangi güç saldı?

PKK ve FETÖ, dünyanın büyük güçlerinden bağımsız hareket etmediğine göre büyük amaç veya asıl hedef ne?

Şüphesiz büyük plan Ortadoğu’da yaklaşan büyük hesaplaşma öncesi Türkiye’yi zayıflatmak, güçten düşürmek ve çökertmekti.

Büyük güçler, savaşı başlamadan kazanır.

FETÖ/CHP, PKK/HDP saldırılarıyla Türkiye’yi içeriden dağıtmak istediler; savaş patladığında ortada direnecek bir devlet kalmasın diye.

Türkiye en güçsüz, en zayıf haliyle bile dünyanın en büyük güçlerine kafa tutacak, direnecek tecrübe ve güçte, bunu biliyorlar.

Terör saldırıları ve 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle Türkiye’nin dünyanın büyük güçlerine direnme gücünü ortadan kaldırmak istediler.

Erdoğan’ı devirme girişimi, Batı’nın Türkiye’yi parçalama planlarını da ele verdi.

16 Nisan’da oylanacak olan hükümet sistemi değişikliği Batı’nın Türkiye’yi bölme, parçalama, un ufak etme hesaplarına karşı Ankara’nın direnme hazırlıklarının bir parçası olarak gündeme geldi.

16 Nisan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’nin milli güçlerinin devletin bekasını koruma projesidir.

Türkiye’nin milli güçleri, 16 Nisan’ı kazanamazsa Ortadoğu’da yaklaşan fırtına öncesi büyük bir yara almış olacak.

Devleti yeniden örgütleme, dizayn etme, kopacak fırtınalara hazır hale getirme hamlesi darbe yiyecek.

Bu nedenle 16 Nisan’ı kazanmak bir beka meselesi haline gelmiştir.

Sandıktan güçlü “Evet” çıkması devletin birliğinin güçlenmesi, özgüvenini kazanması ve Ortadoğu’da kopacak fırtınaya hazır hale gelmesi bakımından son derece önemli. Türkiye’nin önündeki yollar sınırlı; ya Sevr’e dönecek ya da güçlü Türkiye yolunda ilerleyecek.