• 11.11.2017 00:00
  • (1447)

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün arkasına saklananların listesi hayli kabarık. Bunların başında da CHP geliyor. Doğan medya grubunu, Cumhuriyet ve Sözcü’yü de bu listeye dahil edebiliriz. Atatürk’ün arkasına saklanarak çevirmedikleri dolap yok ülkede ama Atatürk’ü ideolojik-siyasi silah olarak kullanmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar.

Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizin kurucusu ve milletimizin değeridir. Millete düşmanlık yapanların Atatürkçü olması mümkün değildir; bunlar, olsa olsa Atatürk’ün arkasına saklanan gafiller, şarlatanlar olabilir.

Türkiye’deki Beyaz Türk sermayesi gerçekten enteresan bir özelliğe sahip; hem Pensilvanya’daki şarlatan hocayı arkalıyor hem de CHP kimliğiyle karşımıza çıkıp Atatürkçülük taslıyorlar. Fetullah’a sırtını dayayıp etrafa Atatürk pozları vermek nasıl bir ucubelik, nasıl bir sahtekarlıktır?

CHP’nin başındaki ismi Pensilvanya’daki şarlatan hoca atamıştır, bazı CHP milletvekillerini de öyle; ama bunlar, Atatürkçülük’te Atatürk’ü bile geride bırakacak kadar da sahtekarlar.

Mustafa Kemal milletin adamıdır, Kemal Kılıçdaroğlu ise Pensilvanya’nın.

Deniz Baykal’a kaset kumpasının tüm ayrıntıları ortaya çıkmasına rağmen Kemal Kılıçdaroğluhâlâ CHP’nin başında durabilmekte ve Pensilvanya ile senkronize hareket edebilmekte. Bu rahatlığı kendisine sağlayan kesinlikle “Atatürkçü” ajitasyondur.

Ancak bu ajitasyon dönemi 15 Temmuz’da etkisini kaybetti; herkes bu ülkede ne dolaplar döndüğünü az çok görmeye başladı.

AK Parti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmasaydı, Pensilvanya şarlatanı bugün Humeynigibi Türkiye’ye dönmüş olacaktı.

“Atatürkçülük” demek her şeyden önce ülkesine, vatanına, milletine sahip çıkmak demektir.

15 Temmuz’da darbecilerin hedefi Erdoğan’dan kurtulmak değildi, Türkiye Cumhuriyeti devletini işgale ve iç savaşa sürükleyerek yıkıma uğratmaktı.

Bu tehdidi gören millet sokağa inerek yurdunu, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti alçaklara uğratmadı. Peki “Atatürkçü” CHP ne yaptı?

Ne kadar vatan millet düşmanı güç varsa hepsiyle ittifak etti. CHP bir yandan Cumhuriyet’i yıkmak için programlanmış örgütlerle kol kola giriyor, diğer yandan da Atatürk’ün arkasına saklanarak iktidarı suçluyor.

Bu büyük sahtekarlığı çözümlemeden Türkiye üzerindeki hesapları da anlamak mümkün değil. Bugün piyasada dolanan “Atatürkçülüğün” yüzde 90’ı, Türkiye Cumhuriyeti devletini içeriden çökertmek isteyen güçlerden oluşmaktadır.

CHP’den tutalım da Hürriyet-Cumhuriyet-Sözcü tayfasına kadar Atatürk’ü maske olarak kullanan, herkesi Atatürk’le döven geniş bir şebekenin maskesi düştü. Atatürkçü sandıklarımızın maskesinin altından Küreselcisi, FETÖ’cüsü, PKK/HDP’lisi; darbecisi, faşisti, marjinali ne ararsan çıktı. Bunların hepsinin vatan, millet ve Atatürk düşmanı olduğu bugün çok daha iyi görülüyor.

Atatürkçülük oyununu daha fazla sürdürmeleri bugün imkansız hale geldiğinden, yabancı devletleri ‘acil müdahaleye’ çağırıyorlar. FETÖ ezildi, PKK tasfiye edildi! Artık tek çareleri yabancı devletlerin müdahalesi! Bu hainliği de topluma “Atatürk elden gidiyor, laik yaşam tarzımız tehlikede” yaygarasıyla pazarlamaya çalışıyorlar.

O devir bitti; milletin bunlara itibar etmesi, destek vermesi artık imkansız. O dönem geride kaldı. 2019’da bu gerçeği daha iyi göreceğiz.