Dün, Sait Halim Paşa Yalısı'nda, İstanbul'u İzmir'e bağlayacak otoyolun, İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü'nün protokol imza törenindeydim. Ulaştırma BakanıBinali Yıldırım'ın deyimiyle bu köprü ve otoyol, İstanbul'u Bursa'ya, İzmir'e, Balıkesir'e, Manisa'ya hatta Ankara ve Antalya'ya bağlayacak; Japonya'yla İtalya'yı da İstanbul'la buluşturacak.
Böylece Türkiye, krizin sarstığı dünyada sadece insani ve siyasi açıdan değil, ekonomik açıdan da "küresel dayanışma"nın gereğini yerine getiriyor.
Bakan Yıldırım, projenin çok yönlü etkisini şu sözlerle anlatıyor:
"Bu tarihi bir gün... Modern ipek yolu inşa ediliyor. Krizleri aşmanın yolu, inadına yatırım yapmaktır. Kriz sonrasına ülkeleri, coğrafyaları hazırlamak gerekiyor."
Müteahhitlere de seslenen Yıldırım sözlerini şöyle noktalıyor: "Zamanla yarışarak hep birlikte Japon mucizesinden sonra Türk mucizesini başaralım." 
Gerçekten de İstanbul-İzmir otoyolu devasa bir proje. İhale bedeli 6.2 milyar dolar, toplam yatırım bedeli ise 9 milyar doları aşıyor.
İhale ortaklarından MAKYOL Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi projenin dünyadaki önemini şu kıyaslamayla yapıyor: 
"Dünyada Panama Kanalı'ndan sonra tek parçada yapılan en büyük yatırım. 9 milyar doları aşıyor. Birçok sektöre de hayat verecek." 
Otoyol A.Ş Ceosu Yavuz Batum ise bu büyük projenin ekonomiye ve hayata ne katacağını şu sözlerle özetliyor: "Sanayi yatırımları İstanbul-Bursa ekseninden daha aşağılara Eskişehir'e, Balıkesir ve Manisa'ya kayacak. Zamandan büyük tasarruf sağlanacak. Yolun geometrik standardı artacağı için, yakıt ve araç yıpranma tasarrufu olacak. Trafik sıkışıklığı olmayacağı için, karbon salınımları, gürültü ve çevre kirliği azalacak. Ekonomiye ciddi katkı sunacak. Ayrıca 10 bin kişi fiilen, yaklaşık 50 bin kişi de dolaylı çalışacak." Japonya ve İtalya Büyükelçileriyle birlikte imza törenine AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, çok sayıda işadamı ve bürokrat katıldı. 
 

  • Abone ol