Aileleri yıkan, kardeşi kardeşe, arkadaşı arkadaşa düşman yapan illet. Başkasının elindekini alabilmek için gösterilen büyük hırs. Milyon liraların içinde yüzerken bir anda beş parasız kalan insanlar. Çoluk çocuğunun rızkını başkasına kaptıran veya çoluk çocuğuna başkasının parasını yedirmekten utanmayan zavallılar.

             Çalışmadan, kısa yoldan zengin olmak için çıkar yol olarak görülen kumar, pek çok ülkede medya ve devlet onayıyla teşvik edilmektedir. Ülkemizde devlet tarafından oynatılan kumar türleri; milli piyango, kazı kazan, spor-toto, sayısal loto, iddaa, bilyoner ve at yarışları gibi şans oyunlarıdır. Özel sektörün işlettiği gazinolardaki kumarhanelere önceki yıllarda izin verilmişken, daha sonra çıkarılan yasayla bu izin kaldırılmıştır. Bunların dışında kahvelerde, derneklere bağlı lokal ve kulüplerde “bitirimhane” olarak adlandırılan yerlerde yasadışı olarak yaygın şekilde kumar oynatılmaktadır. Son günlerde çeşitli şekillerde kumar oynama alışkanlığının gittikçe yaygınlaştığını görmekteyiz. Bilhassa bilgisayar ve internete ilgi gösteren gençlerin internet üzerinden oynadıkları bahis oyunlarının tahrip edici etkisi göz ardı edilmemelidir.*

Devlet eliyle şans oyunu oynatılması kumarı meşrulaştırmakta, vatandaşını her türlü kötülükten koruması gereken devletimiz, maalesef kötülüklere çanak tutmaktadır. Günümüzde sanal kumarhanelerin de devreye girmesi ile kumar önü alınamaz hale gelmiştir. 7’den 70’e hemen her kesimden insan bir şekilde kumar oynamakta, çekiliş gününe kadar milyoner olma hayali kurmaktadır.

Alkol gibi bağımlılık yapan bu kötü alışkanlıklar günden güne önü alınmaz bir hal almakta, kumara başlama yaşı her geçen gün düşmektedir. Artık okul çıkışlarında öğrencilerin ellerinde iddia, sayısal loto gibi şans oyunu kuponlarını görmek normal bir hal almıştır. Maalesef devletimiz gençleri kötü alışkanlıklardan korumayı bir kenara bırakmış, yapılan türlü reklamlarla kötü alışkanlıklar özendirilir hale gelmiştir.

Oynayana kazanç veya zarar getiren her türlü şans oyunu kumardır. Kumar, haksız yere başkasının malını almak, bile bile ortaklaşa hırsızlık yapmaktır. Kumar, toplumsal bir felâkettir. Dinimizin şiddetle yasakladığı bu yıkıcı kötülüğün pek çok aileyi sefil ve perişan ettiği her zaman görülmektedir. Hırsın verdiği heyecan ile sabahlara kadar kumar masalarından ayrılmayanlar, orada, sağlıklarını, servetlerini, ahlâklarını ve vakitlerini bırakarak insanlıktan uzaklaşır; bir gün kazananlar başka bir gün kaybederler.

Bütün şans oyunları başlangıçta eğlenmek ve vakit geçirmek için oynanır. İnsan, kazandıkça kazanma zevki ve hırsı için oynar. Kaybettikçe, kayıplarını çıkarmak için yine oynar. Sonunda kumarbaz oluverir. Her şeyini kumarda kaybeden, nesi varsa satan ve kumara yatıran, bütün ömrü sefalet içinde geçen, karısını ve çocuklarını mahveden kumarbazların, başlangıçta kumara bir eğlence gözü ile baktıkları unutulmamalıdır.

Çocuklarımızın her türlü tehlikeden emin olacakları bir ülkeyi acilen tesis etmek zorundayız. Yoksa hem bu nesli, hem de bundan sonra gelecek nesillerimizi kaybedeceğiz. Bugün önlem almazsak yarın ah! vah! etmenin kimseye bir faydası olmayacak.

Selam ve dua ile…

            *. Uzm. Psikolog Alper AKSOY

  • Abone ol