Ne kadar derindi sevgileri? Birbirleri için ne kadar fedakârlıkta bulunabilirlerdi? Hayatlarını feda edebilirler miydi? Onların bilemeyecekleri bazı cevapları biz artık biliyoruz. Evet, Ross Langdon Türk kökenli sevgilisi Elif Yavuz ve doğmamış çocuklarını, kendi hayatını feda edecek kadar çok seviyormuş. Kenya’da o alışveriş merkezinde, bin yıl düşünseler ölümün onları karşılayacağını hayal edemeyecekleri bu yerde, silahlar patladığında Ross sevgilisine arkadan sarılmış. Kurşunlarla sevdikleri arasına etten bir duvar koymak istemiş son anda. Kendi ölümüyle, sevdiklerinin hayatını kurtarmayı umut etmiş besbelli. Geriye bize, kanlar içinde yatan çiftin fotoğrafı kaldı. Karnında sekiz buçuk aylık bir bebekle yerde yatan Elif Yavuz’un ve ona arkadan sımsıkı sarılmış Ross Langdon’un fotoğrafı bu. Langdon’un sevgilisi ve bebeğini kurtarmak için son anda yaptığı hamle, terörün kalleş yüzünü gözümüzün içine sokuyor.


El Kaide’nin Nairobi’de giriştiği kanlı terör saldırısından geriye kalan fotoğraflardan sadece bir tanesi bu. Bu fotoğrafı görmeden az önce, Radikal’de ‘Adıyaman-Suriye cihat hattı’na ilişkin haberi okudum. Adıyamanlı gençler Suriye’de savaşanların saflarına katılıyorlarmış. El Kaide’nin ve Esad güçlerinin ellerinden çocuklarını kurtarmaya çalışanların acıklı hikâyeleri anlatılıyor İdris Emen imzalı haberde. Bir baba rüşvet verip oğlunu Esad güçlerinin elinden kurtarmış. El Kaidecilerin elinden kurtarmaya çalışan baba ise eli boş dönmüş, bir de tehdit edilmiş. Çetenin lideri, “Bu çocuklar burada cihat için savaşıyorlar. Sen kâfir misin onları cihattan alıkoyuyorsun? Bir daha buraya gelirsen seni vurup buraya gömeriz” demiş acılı babaya. Babalar çocukları El Kaide saflarına katılmadan önce nasıl yavaş yavaş değiştiklerini de anlatıyorlar bu haberde. 

El Kaide, Türkiye sınırları içinde cirit atıyor. Adana Cumhuriyet Savcılığı’nın hazırladığı El Kaide iddianamesi, bu militanların nasıl ellerini kollarını sallayarak Türkiye’den savaşmak için Suriye’ye gittiklerini, kimyasal silah üretmek için Türkiye’de çalmadık kapı bırakmadıklarını ortaya koyuyor.

Cumartesi günü Başbakan Erdoğan Denizli’de yaptığı konuşmada El Kaide’nin dünya çapında yaptığı saldırıları açıkça kınadı. Hem dünyaya hem de El Kaide’ye verdiği mesaj bakımından Erdoğan’ın sözlerini çok önemsedim. Umut edelim ki bu sözler Türkiye’nin Suriye’de çarpışan El Kaide uzantılarıyla ilgili olarak ciddi bir politika değişikliğine girişeceğinin ilk işaretleri olsun.

Türkiye’nin El Nusra cephesine verdiği destek, Türkiye’yi dünyanın gözünde terör örgütlerini destekleyen ülke konumuna getiriyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Amerika ziyaretinde medya mensuplarının sordukları bütün sorular dönüp dolaşıp Türkiye’nin Suriye’de ‘cihatçı’ savaşçılara verdiği desteğe geliyordu. 

Suriye’deki iç savaş El Kaide’nin yeniden toparlanıp, ‘küresel cihat’ için epeyce bir güç ve enerji toplamasına yol açtı. Türkiye’nin durumu, sırf rakibini ortadan kaldırıyor diye mahallesinde mafyanın işlerine göz yuman işadamının hikâyesine benziyor. Bütün bu hikâyelerde mafya bir süre sonra silahlarını, kendisiyle işbirliği yapan, faaliyetlerine göz yumanlara çevirir. Delik deşik olmuş Suriye sınırlarımızdan sürekli olarak girip çıkan El Kaide maalesef önümüzdeki dönemde Türkiye için önemli güvenlik tehditlerinden birisini oluşturuyor. 

Adıyamanlı acılı babaların sözleri, Elif Yavuz ve sevgilisinin kanlı fotoğrafları, nasıl bir belayla karşı karşıya olduğumuza dair küçük hatırlatıcılar sunuyor bizlere sadece. Uzun uzun bakıp üzerine düşünmek için...

  • Abone ol