Televizyonu zaplarken gördüm. Tane tane konuşan bir adam AK Saray’ın yapılmasından dolayı neden mutlu olmamız gerektiğini o kadar güzel anlatıyordu ki. O konuşurken ekranın altındaki yazı da sarayı tarif ediyordu. İlk önce “milletin sarayı” ibaresi belirdi ekranın altında, sonra alt yazı, “devletin-milletin sarayı” oldu.


                                                                   * * *

Bu sevimli gazeteci sarayın millete ait olduğunu öyle hararetli bir şekilde anlatıyordu ki, insanın içinden gidip sarayda çay içmek ve “yazık, biz bu saraylarda sefa sürerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı kim bilir hangi viranede cefa çekiyor diye” sormak geliyordu.

                                                                  * * *

Bir özel TV kanalında konuşan bu adam, yıllar öncesinden hatırladığım o TRT spikerleri gibi, huzur ve güvenle dolduruyordu insanın içini.

                                                                  * * *

Yalnız işte, hep “uyumsuz”, huzursuz, meselelere milli gözlükle bakmayan birileri çıkabiliyor. Yine öyle birileri çıkıntılık yapmış. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, kalkmış TOKİ’ye bu sarayın maliyeti ne diye sormuş. Sana ne kardeşim, o milletin sarayı, senin milletle ne alıp veremediğin var?

                                                                  * * *

Tabii TOKİ, böyle benim gibi kaba bir şekilde cevap veremez. Onlar Bilgi Alma Yasası’nın “Açıklanması halinde ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek” bilgilerin verilmesini yasaklayan hükümlerini hatırlatmışlar. TOKİ’nin bu cevabını duyan, başka bazı densizler “vay saray o kadar pahalıya mal olmuş ki, maliyetinin açıklanması halinde ekonomi sarsılacakmış” diye başlıklar atıyorlar.

İşte bunlar, hep bu millete en küçük bir konforu bile çok gören, züppe takımı. Bunlar, ellerine viskilerini alıp, Boğaz’a bakarken bu milleti aşağılarlar, o millete bir sarayı bile çok görürler. Hem kendileri mutsuzdur hem de sürekli olarak milleti, devletleri ve liderlerine ilişkin spekülasyonlarla mutsuz ederler.

                                                                * * *

Halbuki şu Mimarlar Odası gibi nifak merkezleri olmasa; bu ülkede bu densizlerin münasebetsiz görüşlerini aktaracakları medya kanalları bulunmasa, ne kadar mutlu olacağız. Ben, inanıyorum ki, milleti için bu kadar büyük saraylar inşa eden, milletinin rahatlığını bu kadar ince şekilde düşünen devlet büyüklerimiz, bu densizlere de hadlerini yakında bildireceklerdir.

                                                                * * *

Neyse, yazıyı burada noktalayıp, milletin sarayını anlatan bu TV kanalını izlemek istiyorum.

İnsanın içi huzurla doluyor; tıpkı AK Saray gibi, bütün bu TV kanallarının da milletin malı haline gelmesi lazım. İşte o zaman bu ülkede her şey harikulade olacak…

  • Abone ol