1,5 milyon insanın katıldığı bir uğurlama yapıldı, 14 yaşında taammüden cinayet girişimi sonucu 269 gün can çekişerek hayatını kaybeden çocuğa... Türkiye halklarının namusunu kurtardığı bir gündü 12 Mart 2014, namussuzluğun ise artık en utanmaz şekliyle ortaya çıktığı bir gün. Anlaşılan o ki, Feriköy Mezarlığı’ndan AKP yetkililerine (burada vali, Emniyet müdürü, başkomiser, komiser vs’yi de kastediyorum) cenaze defnedildi haberi ulaşır ulaşmaz saldırı başladı. Milyonlarca insan öylesine korkutmuş olmalı ki güzelim ülkeme çöreklenmiş hırsız- katil çetesini, tonlarca biber gazına, TOMA’larına, akreplerine rağmen yetinmediler, iğrenç bir kanlı tezgâhın ilk adımını atmakta beis görmediler. Aslında ilk değil, palalı nesebi gayrı sahihleri daha önce tanımıştık.


Tüm dünyada böyledir, olmayan zekâ pırıltısını göstermeleri de gerekmiyordu. Kasımpaşa 1453 adlı bir taraftar sürüsünü gaza getirmek için AK tasmalı trollerin internette başlattığı taarruz; vali yahut Emniyet müdürü dururken, AKP İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun,CNNTürk’te Tarafsız Bölge programına bağlanıverip provokasyonu ‘servislemesi’ zehrin saçılma biçimini gösteriyor. O koca yüreğine tüm Türkiye’yi sığdıran Berkin o kadar korkutmuş ki birilerini, apar topar hazırlamışlar provokasyonu.


Kasımpaşa 1453 sözde taraftar grubunun (AKP’nin İstanbul İl Teşkilatı’na bağlı şehir eşkıyası) örgütlediği birkaç yüz kişilik eli sopalı bir grup Okmeydanı’na saldırmaya kalkıştı. Nereye? Daha bir kaç saat önce toprağa verilmiş Berkin Elvan’ın cenaze evinin bulunduğu mahalleye! Hesap çok belli, burası DHKP-C’nin en güçlü olduğu yer. Bu örgütü kışkırtmak hiç de zor değil. Tüm mahalleli yas ve hınç yüklü, böyle bir ruh hâline sopalıları göndererek benzin dökmek, toplu ölümlere bile yol açabilir! Düşünün gözleri ne kadar dönmüş!


Olaylarda Burakcan Karamanoğlu isimli bir genç öldürüldü. Kasımpaşa 1453 üyesi mi (kurbanı da denebilir), yoksa onların gazına gelen bir genç mi, henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz bunların kendilerini destekleyen canlara zerre kadar değer vermediği. İşsiz babasının yaşananları tasvip etmediğini belirtirken kullandığı, “Herkesin evladı var. Benim canım yanıyor. Yazık günah bu millete, bu çocuklara yazık. Bütün gençlere yazık. Bedava ölüm, bedava!” sözlerinin de onlar için hiçbir değerinin olmadığı... Ama bizler için değerli. Tıpkı Berkin’in babası Sami Elvan’ın kendisini arayıp cenaze programı hakkında bilgi alan Mutlu Vali’ye söyledikleri gibi: “Sizden rica ediyorum bugün bir Berkin vakası daha yaşanmasın, kimsenin burnu kanamasın, ben onu istiyorum.


Bir şu iki babaya bakın, bir de hükümetten maaşlı troller ve gazeteci kılıklı istihbaratçı provokatörlerinin hemen insanları galeyana getirmek için harekete geçmelerine! Barışçı tepkilerini ortaya koyanlara karşı linç gayretlerine... Bakın ve farkı görün!


Dikkatli olmak gerek, bu post-modern faşistler artık halkı halka kırdırma planını devreye sokuyor. Bu çete, iktidarını yitirme korkusuyla bir iç savaş provasına girişmekten geri durmayacak. Sanıyorlar ki, bu ülkenin güzel insanları özgürlük ve onur mücadelelerinden hemencecik vazgeçecekler!


40 Haramiler basıyorsa köyünüzü, ölümü göze alarak mücadele edersiniz. Aklınızla, mangal gibi yüreğinizle, namusunuzla direnirsiniz. Ama asla ve asla provokasyona gelmemek icap eder. Provokasyona gelmek, bunların ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir. Bunların ne zekâları ne bellekleri yeter de, Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı görmüş güzel insanların toplumsal bellekleri sağlamdır.


İki babanın söylediklerini aklımızdan çıkarmayalım.



[email protected]

Twitter: @ceydak

  • Abone ol