Valla yorulduk, valla sıkıldık.

Siyasetçileri dinliyorsun söz dönüp dolaşıp darbeye geliyor. Onlar getirmese bile gazeteciler getiriyor. Haber kanallarını açıyorsun, sözleşmişler gibi hepsinde aynı mevzu.

Darbe olur mu, olmaz mı?

CHP darbe iması mı yaptı?

CHP sözcüleri 'ne darbesi, darbeye karşıyız' dese de tartışma durmuyor. 10 gündür, darbe sözünün edilmediği tek bir gün yaşamadık.

Darbe tartışması, virüs gibi mutasyona uğradı. 10 gün önce ciddi ciddi darbe ihtimali konuşuluyordu, bugünler de 'darbeyi gündeme kim getirdi, bu konuyu kim açtı' meselesi tartışılıyor.

Darbe çığırtkanlığıyla suçlanan CHP'nin lideri; "Bu yapay gündem, bazı şeyler konuşulmasın diye ortaya atıldı" dedi kestirip attı.

Attı ama tartışma bitmedi. İktidar kanadı bu kez 'darbe tartışmasını siz açtınız' diyerek CHP'yi suçladı. Hatta AKP sözcüsü CHP'nin silahıyla CHP'yi vurmaya kalktı.

Şöyle ki; AKP Sözcüsü dün yaptığı açıklamada; "Bir takım antidemokratik dalga yükselmişti, bu dalga yeniden yükseldi, CHP'den geldi" sözleriyle suçlamakla kalmadı, muhalefetin memleket meselelerini konuşmaya mecali olmadığı için bu konuyu açtığını söyledi.

Durun bir dakika. Galiba ortak nokta bulundu, galiba AKP ile CHP aynı çizgiye geldi.

CHP diyor ki, iktidar memleket meseleleri konuşulmasın diye darbe tartışması başlattı.

AKP de cevap veriyor; bu konuyu açan memleketin sorunlarını konuşmaktan kaçan sizsiniz.

Eee, hadi madem aynı düşüncedesiniz; madem darbenin asıl meseleleri konuşulmasının önüne set çektiğini düşünüyorsunuz.

Hadi buyrun!.. Açın Meclis'i, başlayın konuşmaya, tartışmaya.

Veya bir haber kanalında rica edin sözcüleriniz karşılıklı otursun, A'dan Z'ye memleket masaya yatırsınlar.

Ramazan ayı. Önümüzde dört günlük sokağa çıkma yasağı var. İnsanlar evde, televizyon başında olacak.

İftardan sonra başlarsınız sahura kadar. 08.30'da başlasanız, 03.30'da bıraksanız. Yedi saat. Yetmez mi?

Yetmez diyorsanız. Ertesi akşam devam edersiniz. Eder 14 saat. O da kafi değil mi?

Bir sonraki akşam devam.

Bizler dört gün evdeyiz. Bir yere gidecek halimiz yok, sokak yasak. Mecbur televizyon karşısında vakit öldüreceğiz. Tam zamanı.

AKP'nin yaptıkları da masaya yatırılsın, CHP'nin söylemi de, HDP'nin pozisyonu da, İyi Parti'nin niyeti de.

Kim ne diyor, kim ne istiyor anlayalım.

Merak ediyorum.

Mesela, felaketler için ayrılan ihtiyaç akçesi geçen yıl hangi nedenle Merkez Bankası'ndan alınıp harcandı. O para nereye gitti.

Mesela, işsizlik fonundaki paranın akıbeti ne oldu?

Mesela, havaalanının dibine yapılan tek katlı hastane için iki pist başı neden kırıldı. Bu kamunun malına zarar vermek değil midir?

Mesela, 2,5 milyar dolar verdiğimiz S-400 'leri ne yapacağız? Hakikaten acil ihtiyaçtan mı aldık, yoksa Rusya ile arayı düzeltmek için mi?

Bu gibi daha çok mesele var. Muhalefet hakikaten muhalefet gibi mi çalışıyor yoksa sadece laf mı üretiyor? Muhalefet partileri iktidar olacakmış gibi hazırlanıyor mu, yoksa muhalefette kalmak daha iyi mantığıyla mı siyaset yapıyor?

Cumhurbaşkanı'nın dün söylediği gibi muhalefet sağlık ve diplomasideki başarıları örtmek için mi lastikli sözler sarf ederek gündem değişikliğine zemin hazırlıyor?

İktidar ile muhalefet temsilcileri bu konular etrafından sabaha kadar konuşsalar valla millet gözünü kırpmaz.

Çıkın konuşun, eteklerinizdeki taşı dökün, bitsin bu tartışma.

Sıkındık, bunaldık valla.

Siyasetçiler boyamız dökülür, çakamız bozulur, foyamız çıkar diye böyle bir tartışmaktan kaçınıyorlarsa Milli Savunma Bakanı çıksın ekranlara bir açıklama yapsın.

Ordu üzerinde etkin. Bütün Suriye operasyonlarını Genelkurmay Başkanı gibi yönetti. Darbe ihtimali var mı yok mu; iki cümle de bu konuda etsin.

Etsin de bitsin bu çile!.. Darbe lafı duymaktan gına geldi artık!..

  • Abone ol