İki ulusalcı sosyalist parti, 29 Ekim günü Cumhuriyet mitingleri yapacaklarını açıkladılar. Cumhuriyete sahip çıkıyorlar. Sahip çıktıkları cumhuriyet nasıl oluştu, nasıl gelişti, buna kısaca değinmek gerekir.

Cumhuriyetin ilanından 8 sene önce, 1915'te Ermenilere karşı soykırım başladı. Ermenilere ve diğer Hristiyan azınlıklara karşı sürdürülen saldırıların devlet eliyle düzenlenmiş bu sonuncusu, Anadolu toprakları üzerindeki bu en eski halkların hemen hemen yok olması ile son buldu. Yok edilen Ermenilerin mal ve mülklerine el kondu ve Cumhuriyet'i kuran burjuvazi bu yağma ile palazlandı.

Cumhuriyet ile birlikte artık Ermeniler çok küçük bir azınlığa dönüşmüş oldukları için Rumlar öne çıktı. Türk ordusunun İzmir'e girişiyle birlikte başlayan yangın, bu bölgenin Rumlarının imhasını başlattı. Binlerce Rum ve diğer Hristiyan azınlık bu yangında can verirken, çok daha fazlası ise kurtuluşu ülkelerini terk etmekte buldular.

Rumlara dönük yıldırma harekâtı daha sonra da devam etti. 1964'te binlerce Rum, yanlarına 20 kilo eşya ve 20 dolar karşılığı para alarak ülkelerini terk etmeye zorlandı. Rumların ülkelerinden dışarı yollanmalarının son adımı ise 6-7 Eylül yağması oldu.

Hristiyan azınlıkları böylece yok olma noktasına kadar gerileten Cumhuriyet, diğer yandan da Kürtlere karşı yoğun bir inkâr ve asimilasyon politikası başlattı. Kürt kimliği reddedilirken, Kürt olmak ve Kürtçe konuşmak yasaklandı. 1980'lerde başlayan son Kürt isyanı, bu politikanın duvara vurmasına ve geri adım atılmasına yol açtı.

Cumhuriyet tarihi aynı zamanda Kürt isyanlarının bastırılması tarihidir. Kürtler her isyandan sonra soykırıma uğramış, sadece öldürülerek imha edilmemiş fakat sürgüne de uğramıştır. Son Kürt isyanında da milyonlarca Kürt köylüsü, köylerini terk etmeye zorlanmış ve sürgün edilmiştir.

Cumhuriyet aynı zamanda bir baskı ve zulüm rejimi olarak kuruldu. Tek parti diktatörlüğü 27 yıl sürdü. Hristiyanların ve Kürtlerin yanı sıra Aleviler ve İslami kesimler de baskı ve zulümden paylarını aldılar.

Kısacası Türk burjuvazisi, Kemalist askeri vesayet ile birlikte toplumun tümünü baskı altına aldı. İşçi sınıfı ve sosyalistler de cumhuriyet boyunca saldırı ile karşı karşıyaydılar. Sendikal haklar Cumhuriyet'in kurulmasından 40 yıl sonra, grev yapma olanağı ancak 1963'te kazanılabildi.

Cumhuriyetin 90 yılı boyunca, sırasıyla 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan'da ordu darbeleri oldu.

İşte İşçi Partisi ve TKP'nin kutladığı 29 Ekim, bütün bu tarihin simgesidir. 29 Ekim'i kutlayanlar bütün bu tarihi kutlamaktalar. Yani bu toplumun en gerici kesimini oluşturmaktadırlar. Bunun için sosyalist değil artık ulusalcı sosyalisttirler.

Bırakalım 29 Ekim onların olsun, 24 Nisan bizim olsun. Onlar bu kanlı ve pis tarihi anarken, biz 24 Nisanlarda direnmeye, baskı ve zulmü, cumhuriyet tarihinin pisliklerini teşhir etmeye devam edelim.

[email protected]

  • Abone ol