Dün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu yeni faiz oranlarını açıkladı. Buna göre, Merkez, politika faiz oranını yüzde 8,25’te sabit tuttu. Bu arada marjinal fonlama faiz oranını yüzde 12’den yüzde 11,25’e indirdi. Ve koridorun alt sınırını yüzde 7,5 oranında sabit bıraktı. Böylece Merkez, aslında piyasa faiz oranlarını etkileyebilecek bir hamle yapamadı.

Peki, niye böyle bir hamle yapamadı Merkez?

Yapamadı, çünkü Merkez, dünkü açıklamasında, toplantıda, kuraklığın ve jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki etkisinin ele alındığını açıkladı. Anlayacağınız, gıda fiyatlarındaki artışın, enflasyon üzerinde önemli etkisi olduğunu, işte bu nedenle para politikasında sıkı duruşu devam ettireceklerini belirtti. Tabii sıkı duruş yüksek faiz anlamına geliyor.

Gelelim Türkiye’de gıda fiyatlarının niçin hızla arttığına...

Bildiğiniz gibi Türkiye son dönemde popülist yatırımlara kaynaklarını ayırdı. İşte bu nedenle İstanbul’da üçüncü köprü, üçüncü hava limanı türünden popülist yatırımlar öne çıkarılırken dış ticarete konu malların üretimine yönelik GAP ve Konya Ovası Sulama projesine kaynak ayrılmadı.

Hatta kaynaklar dış ticarete konu mallar yerine lüks lokanta, lüks AVM, lüks konut, lüks otomobile yatırıldı. Böylece bu ülkede yılda 65 milyar dolar olan tarımsal üretimi, 200 milyar dolara çıkartacak projeler ertelendi. İşte bu nedenle tarımsal ürün ve gıda üretimi yeterince artmadı. Ve artan gelir düzeyine paralel olarak gıda arzı çoğalamayınca bu defa gıda fiyatları hızla yükselmeye başladı.

Hemen gıda enflasyonuna neden olan rakamları verelim: Bu ülkede 2002’de 3.492 dolar olan fert başına gelir 2013’te 10.783 dolara yükseldi. Yani fert başına gelir üç kat arttı. Oysa 2002’de 19,5 milyon ton olan buğday üretimi 2014’te 19,7 milyon ton oldu. Yani fert başına gelir üç kat artarken buğday üretimi aynı dönemde yerinde saydı. İşte enflasyonun yüzde 9,32 düzeyine yükselmesinde asıl neden bu verdiğimiz rakamlar oluyor. Dolayısıyla faizleri yüksek tutarak sorunu çözmek mümkün değil aslında. Tam aksine dış ticarete konu üretimi artıracak yatırımları çoğaltmak için paranın fiyatını düşürmek gerekiyor.

Kısaca yeni Türkiye işte bu. Yani yüksek enflasyon ve yüksek faiz olacak yeni Türkiye’de. Hemen ekleyelim eğer bu tasarım değiştirilmezse tabii. Bu arada unutmadan hatırlatalım, yüksek enflasyon ve yüksek faiz nedeniyle yeni Türkiye’de büyüme hızı düşecek. Düşük büyüme hızı da işsizlik, gelir dağılımında adaletsizlik ve sosyal sorunları beraberinde getirecek. İşte yeni Türkiye’nin bugünkü ekonomik görünümü bu.

[email protected]

  • Abone ol