Mehmet Acet

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İdlib zaferinin bilinmeyenleri


20.9.2018 - Bu Yazı 142 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Esad rejimi Türkiye ile Rusya arasında sağlanan İdlib uzlaşmasından memnuniyet duyduğunu açıkladı.

Ama siz bunu böyle anlamayın.

Aslında, “Kan kustuk kızılcık şerbeti içtik” demek istiyorlar.

Neden derseniz bu mutabakatın birinci derecede kaybedeni rejim oldu.

Suriye’nin her tarafını ele geçireceğiz diye havalanıp, Hatay’dan bile bahsettikleri bir ortamda, Türkiye ve Rusya’nın belirlediği sınırlara çekilmek zorunda kaldılar.

Aramızdaki ‘acilciler’, ‘aceleciler’ de artık karalar bağlayabilir.

Neden derseniz, Ankara’nın Esad ile diyaloğa geçmesini öneren tez İdlib anlaşmasıyla bir kere daha çökmüş oldu.

Buradaki denklem gayet basit:

Ruslarla oturup, konuşup, anlaştığınız zaman, rejimden istediklerinizi de elde etmiş oluyorsunuz.

Sahadaki dengeleri iyi bilenler zaten rejimin muhalifler karşısında karada tutunma şansının olmadığını dile getiriyorlardı.

Muhalifler derken Türkiye ile birlikte hareket eden, sayıları 60 bini bulan yeni adıyla Ulusal Kurtuluş Cephesi’nden (UKC) söz ediyorum.

TAMPON BÖLGE ANLAŞMASI TÜRKİYE’Yİ ZORLAYACAK MI?

Cumhurbaşkanı Erdoğan “İdlib için 12 madde imzalandı, bu, sınırlarımızın ötesinde barışa doğru atılan bir adımdır” dedi.

Anlaşmanın ana çerçevesinin İdlib’in etrafında 15-20 kilometrelik bir tampon bölgenin oluşturulması ve bu bölgede Türk-Rus askerlerinin devriye gezmesi olduğunu biliyoruz.

Bu noktada, iki gündür yaygın bir şekilde dillendirilen bir soru akla geliyor.

Türkiye radikal gruplar, daha adlı adınca HTŞ sorununu nasıl çözecek?

Bu gruplarla karşı karşıya mı gelinecek?

Bir çatışma mı olacak?

Yoksa bu gruplar otobüslere bindirilip oradan çıkartılacak mı?

Meselenin perde arkasına bakınca aldığımız nabız, bu konunun ciddi komplikasyonlar üretmeyeceğine işaret ediyor.

Tabii, bu grupların otobüslere bindirilip bölgeden uzaklaştırılması gibisinden yöntemler uygulanmayacak.

Bunun yerine “Ortamın uygun hale getirilmesinden” söz ediliyor.

Tampon bölge ile rejim askerleri İdlib’in uzağında tutulacağı için, bu tür grupların temel gerekçesi ortadan kalkmış olacak.

Benim anladığım bu bağlamda Türkiye için anlaşmanın uygulanmasına dair zorlayıcı bir faktör bulunmuyor.

İRAN’IN ÇEKİLMESİ TÜRKİYE’NİN LEHİNE İŞLEDİ

İdlib anlaşmasının mahiyetini kavramak için, madalyonun öbür yüzüne, yani Rusya ve İran’ın pozisyonuna da bakmak faydalı olabilir.

Anlaşmanın sürpriz tarafı, İran’ın İdlib işine karışmaması, bu işi Türkiye ile Rusya arasında çözülmesi gereken bir mesele olarak görmesi ve bunu ilan etmesi oldu.

Bunun iki temel nedeni var:

Birincisi İran, kendi içinde zaten ciddi sıkıntılar çekiyor.

Kasım ayında petrol dâhil yeni yaptırımların uygulanması tehdidiyle karşı karşıya.

İkincisi, Tahran böyle bir dönemde Türkiye ile zıtlaşmak istemiyor. Çünkü bu yaptırımlar karşısında Türkiye’nin bir şekilde yanında yer almasını istiyor.

Bu durumda, İran’ın İdlib denkleminden çekilmesi anlaşmanın Türkiye lehine sonuçlanmasına ciddi bir katkı verdi diyebiliriz.

Rusya ile ilgili aldığımız izlenimi ise şöyle paylaşalım:

Ağustos ayında İdlib meselesi Moskova ve Şam rejimi tarafından bir dayatma olarak ortaya konunca, muhalifler beyaz bayrak sallamaya yanaşmadılar.

İdlib savaşının Halep, Hama ve Suriye’nin diğer bölgelerine sıçrama ihtimali, Rusya’nın elini bağladı.

Bunun üstüne Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan ısrarcı tutumundan geri atmayınca böyle bir anlaşma sağlanmış oldu.

Türkiye’nin İdlib masasında sadece bölgesel dinamikleri etkileme kabiliyetini ortaya koyması bakımından değil, küresel etkiler de üreten bir oyunculuk sahneye koyduğunu söyleyebiliriz.

Bunu anlamak için Soçi’de anlaşma sağlandıktan sonra aynı akşam yaşananları gözümüzün önüne getirmemiz yeterli olacaktır.

İki yıldır Türkiye ve Rusya’nın kurduğu Suriye masasını devirmeye çalışan, her seferinde de hüsrana uğrayan uluslararası aktörler Soçi anlaşmasının imzalandığı günün akşamı İsrail üzerinden bu anlaşmaya sert bir tepki verdiler.

Ama bu sert reaksiyonun da bu masayı deviremediği ortaya çıkmış oldu.

Ayrıca, Suriye iç savaşında kimlerin gerçekten bir çözüm aradığı, büyük katliamları önlemeye çalıştığı, kimlerin ise bu savaşı uzatmak, daha fazla yıkım daha fazla ölüm üzerine politika inşa ettiği İdlib sürecinde bir kere daha görülmüş oldu.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.10.2018
4 Kasım’da ne olacak? ABD ile yeni bir gerilim yaşanır mı?
17.10.2018
Emeklilikte yaşa takılan genç adamın dramı
15.10.2018
Trump ile nereye kadar neler yapılabilir?
11.10.2018
Kaşıkçı olayını ses kayıtları mı çözecek?
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı’nın başına neler geldi?
8.10.2018
S-400 füzeleri F-35’lerin sırlarını ifşa mı edecek?
4.10.2018
Suriye’den bir iyi bir kötü haber
1.10.2018
Ekonomi yerel seçimleri nasıl etkileyecek?
28.9.2018
Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
26.9.2018
Fırat’ın doğusuna nasıl bir operasyon yapılabilir?
24.9.2018
AK Parti-MHP ittifakı zora mı girdi?
20.9.2018
İdlib zaferinin bilinmeyenleri
19.9.2018
Türkiye’nin İdlib zaferi
17.9.2018
Erdoğan: İsraftan tasarruf yapacağız
13.9.2018
MİT’ten nefes kesen operasyonlar
12.9.2018
Merkez Bankası ne yapacak?
10.9.2018
Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik
6.9.2018
İdlib sancısı
5.9.2018
Bu iş çözülecekse yine Trump ile çözülecek
3.9.2018
Eylül ekonomi için fırsat ayı olabilir mi?
30.8.2018
Türkiye İdlib konusunda Rusya ile gizlice anlaştı mı?
29.8.2018
Kovboy filmi gibi
27.8.2018
Ruslar İdlib saldırısına yeşil ışık yakar mı?
23.8.2018
Sırada hangisi var?
20.8.2018
Adeta gölge kabine…
16.8.2018
Kur saldırısından dersler çıkarmak
15.8.2018
Ekonomik saldırıya nasıl bir cevap verilebilir?
13.8.2018
Olduğunuz yerde çökün!
9.8.2018
ABD ile gerilim neden yumuşamıyor?
8.8.2018
Türkiye’yi döviz kuruyla terbiye etmek
2.8.2018
Yine Suriye üzerinden mi geliyorlar?
1.8.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı -2
30.7.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı?
26.7.2018
Hep onun yüzünden oldu
25.7.2018
Adım Mesut, göbek adım Bahtiyar
23.7.2018
Azerbaycan diyarından size selâm getirmişem
18.7.2018
OHAL kalıcı hale mi geliyor?
16.7.2018
Genelkurmay Savunma Bakanlığı’na bağlandı, şimdi ne olacak?
12.7.2018
Yeni dönemde ABD ile ilişkiler düzelecek mi?
11.7.2018
Başkanlık döneminin şifreleri
9.7.2018
Erdoğan kabineye kimleri alacak?
5.7.2018
ABD ile Münbiç anlaşması yürüyor mu?
4.7.2018
Yeni kabinede kimler olacak?
28.6.2018
10 soruda yeni dönemin kodları
27.6.2018
Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?
26.6.2018
Seçimlerin satır arası mesajları
21.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı belirleyebilir
20.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı mı belirleyecek?
18.6.2018
Son hafta rüzgârını kim estirecek?
14.6.2018
Bir yıl sonra yeni bir seçim mi var?
13.6.2018
O mu? Bu mu? Hangisi gerçek Muharrem İnce?
11.6.2018
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
6.6.2018
Muhalefet blokunda İnce/Akşener krizi
4.6.2018
“Memleketi 16 yılda borç batağına soktular”
31.5.2018
Washington’da kritik randevu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8