Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?


16.11.2018 - Bu Yazı 401 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir arkadaşımın uyarısıyla kendime geldim: AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na göstereceği sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?

Son günlerde ciddi bir halkla ilişkiler kampanyası yürütüyor.
Radyoda İtalyanca şarkı söyledi. Yetmedi bir de Ala Turka şarkı patlattı.
Best FM’de hayat hikâyesini anlatırken 'acıların çocuğu Bilal' izlenimi yaratacak anılar da paylaştı. Ne de olsa seçmen mazlum seviyor!
Bu arada yandaş köşe yazılarında da daha görünür hale geldi.
Bütün bunları bir arada düşününce sanki profilini yükseltmek için sürdürülen bir halkla ilişkiler kampanyası ile karşı karşıyayız gibi geliyor.
Türkiye’de seçmenin bu durumdan çok hazzetmediğini biliyoruz.
Rahmetli Aydın Menderes ve Ahmet Özal örnekleri hafızalarımızda hâlâ taze.
Onun için Erdoğan da oğlunu bu yola sokar mı, yoksa şimdilik sadece damat ile mi idare eder, tahmin etmek kolay değil.
Ama görünen o ki Bilal Erdoğan, 'okçuluktan' çok daha fazlasına talip gibi!

***

Bilal Bey kardeşimiz
babasına neden sarılamadı?

Söz Bilal Erdoğan’dan açıldı, onunla devam edeyim.
Kampanyanın başlatıldığı Best FM’deki söyleşinin 'en hüzünlü anı'Sabah yazarı Mevlut Tezel’e göre şöyle:

“Cezaevi önüne geldiğimizde ‘Ben oğluyum, en son ben görüşebilirim’ diye düşünüyordum. Kalabalık içinde bir çırpıda göz önünden yok oldu babam. Babamı cezaevine girerken göremedim, ona sarılamadım. Hüzünlü bir anı olarak kaldı.”

Bilal Bey neden daha sonra içeri girip, babasına sarılamamış merak ettim.
İsterseniz önce Erdoğan’ın meşhur hapishaneye girme hikayesini hatırlayalım.
Hüseyin Besli ve Ömer Özbay’ın yazdığı, “Recep Tayyip Erdoğan: Bir liderin doğuşu” isimli kitapta bu konu ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Olay şöyle gelişiyor: Hasan Yeşildağ’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi kardeşi Zeki Yeşildağ, ağabeyinin “Erdoğan’a hapishanede suikast yapılacak” istihbaratı üzerine kararını veriyor: “Ağabey, sen de onunla beraber hapse gireceksin.” Bunun üzerine Hasan Yeşildağ, bir tanıdığına 370 bin liralık karşılıksız bir çek kesiyor ki yargılanıp hapse mahkûm edilsin.
Nitekim öyle de oluyor. Yeşildağ, mahkemede hâkime yalvarıyor ve kendisini 4 ay hapse mahkûm ettiriyor. Sonra Erdoğan ile Yeşildağ, hapishaneler içinden hapishane seçiyorlar: Erdek, Karamürsel, Çorlu, Akyazı derken, Pınarhisar Cezaevi’ne karar veriyorlar.
Yeşildağ, önce cezaevini gezmeye gidiyor. Yapılacak işlerin listesini çıkarıyor, kendilerine 'tahsis edilecek' koğuşu geziyor. Koğuş temizletiliyor, duvarlarına kâğıt, zeminine halı kaplanıyor.
Elektrik ve sıhhi tesisatı yenileniyor, sıcak su için şofben takılıyor. Koğuşun bahçeye ve koridora açılan kapılarını boyatıp yalnızca içeriden açılabilen ilave sürgüler yaptırıyor. Çatıya manyetik bariyerler, bahçeye elektronik sensörler yerleştiriyor. Sıra mobilya ve beyaz eşyaya geldiğinde keseye davranmak Erhan Şenol’a düşüyor.
Derin donduruculu büyük boy bir buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinesi, toplantı ve çalışma masaları, deri koltuklar, oturma grupları ve büyük ekran bir televizyonla, kalacakları koğuşu ve cezaevi kütüphanesini, sıkıcılıktan uzak bir yaşam ve çalışma alanına dönüştürüyorlar.
Bu arada mahkûm ve gardiyanlar da unutulmuyor. Herkese pantolon, gömlek, ayakkabı ve eşofman takımı alınıyor. Erdoğan, hapishaneye Ahmet Ergün ve Hayati Yazıcı ile geliyor.
Hapishanenin güvenliğinden sorumlu yüzbaşı, üsteğmen, savcı kendisini karşılıyor. Sonra koğuşa geçiliyor ve Erdoğan etrafa göz atıp “Güzel olmuş” diyor.
Hasan Yeşildağ şöyle anlatıyor: 

“Reis’i beklerken, hapishanede bulunan mahkûm ve gardiyanlarla toplantı yapıp, herkesi sıkı sıkı uyarmıştım: Tayyip Bey’in yanında sigara içilmeyecek! Bacak bacak üstüne atılmayacak! Laubali hareketlerden kaçınılacak! Herkes saygılı olacak!”

Hapishanede yattığı sürece Erdoğan’ın televizyondaki Fenerbahçe maçlarını hiç kaçırmamış olması da bir başka ayrıntı.
Daha sonra da Erdoğan’ın ziyarete gelen misafirlerini koğuşunda ya da cezaevi müdürünün odasında kabul ettiğini filan öğrenmiştik zaten.
Bilal Erdoğan’ın “Babama son bir kez sarılamadım” sözleri nedeniyle benim hiç hüzünlenmemiş olmamın nedeni bu.
İstese cezaevinin kapısından içeri girip, babasına son bir kez sarılabilirdi. Buna bir engel yoktu.
Allah kimseyi hapishaneye düşürmesin ama Pınarhisar Cezaevi’nde Erdoğan için yaratılan koşullar, bugünkü Silivri ya da başka hapishanelerdeki koşullarla kıyaslanıp, bundan mağduriyet çıkarılabilecek şartlar değildi.

***

Sorun sistemde değildi

Haber, T24'te şu cümleyle duyuruldu: “İngiltere Başbakanı Theresa May, Avrupa Birliği ile yapılan Brexit anlaşmasıyla ilgili kabinesinden destek almayı başardı.”
Hükümetin bu konudaki toplantısı 5 saat sürmüş. May, “ateşli tartışmaların yaşandığını” ama taslak anlaşma metninin hükümet tarafından onaylandığını söyledi.
Ertesi gün de Brexit Bakanı ile Çalışma ve Emeklilik Bakanı anlaşmanın içeriğini uygun bulmadıkları için istifa ettiklerini açıkladılar.
Bize çok yabancı gelişmeler bunlar.
Başbakan’ın karar verdiği bir konu üzerinde 5 saat ateşli tartışmalar olacak, Başbakan anlaşmayı kabinesine onaylattığını açıklayacak ve ertesi gün iki bakan anlaşmayı benimsemediklerini söyleyerek istifa edecekler!
Bizde böyle bir şey olmaz çünkü bizde milletvekilleri ve bakanlar varlıklarını, kendi seçmenlerine değil, partinin genel başkanına borçlular.
Onun için onun sözünden çıkmazlar, dediklerini tartışmazlar, görevlerinin onun dediğini yapmak olduğuna inanırlar.


Bu nedenle en önemli konularda bile bir tartışma yaşanmıyor. Meselenin değişik boyutları masaya getirilip tartışılamıyor.
Ve sonra da “sistem işlemiyor” diye parlamenter sistemden vazgeçip, başkanlık sistemine geçtik.
Bakalım bu sistemin de aynı nedenlerle yürümediği ortaya çıkınca hangi sisteme geçmeyi deneyeceğiz?

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8.Net