Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Yine o meşum cümle!


23.05.2019 - Bu Yazı 301 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki iftar yemeğinde Cumhurbaşkanı olduğunu da hatırladı.

“Birliğe, beraberliğe, kardeşliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız bulunuyor” dedi.

Ülkede yaşayan herkesi “Türkiye ortak paydasında”  bir araya gelmeye davet etti ve “gelin ülkemiz üzerinde oynanan bu büyük oyunu birlikte bozalım” diye de ekledi.

“Birliğe ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var” cümlesi, bir sağanak yağmur olup, radyo haberlerinden üzerimize boca edildiğinde 12 Mart istibdadı altında yaşıyorduk.

Ne demek olduğunu, bu cümlenin gerçek amacının ne olduğunu gayet iyi biliyorum.

1974 seçimine kadar geçen sürenin başlarında yeni politize olan bir lise öğrencisiydim, sonlarında da kendime göre “politik görüşü netleşmiş” Mülkiye öğrencisiydim.

Daha önce de böyle cümleler kurulmuş muydu, doğrusunu isterseniz hatırlamıyorum, yaşım uygun değil.

Sonra bu sağanak yağış yavaşladı, durdu ta ki 12 Eylül darbesine kadar!

O zaman da “milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var” idi.

12 Eylül’ün nasıl bir dönem olduğunu, işkence altında ölenleri, yaşı büyütülüp idam edilenleri, suçsuz yere hapishanelerde yıllarını kaybedenleri, yok edilmek istenen bir kuşağı unutmayacağız.

Onun için ne zaman iktidar gücünü elinde tutan bir politikacı bu sözü söylese, beynimde alarm zilleri çalıyor!

Çünkü bu cümle, iktidarların hukuk tanımazlığını örtmenin, insan haklarını askıya almanın, aykırı fikirlere sahip olanları hapishanelerde çürütmenin mazereti olarak kullanılıyor.

AKP Genel Başkanı, ülkemiz üzerinde oynanan büyük oyunu birlikte bozmaktan söz ediyor.

Ne güzel, elbette ülkemiz için hepimiz canımız da dahil vermeye hazırız.

Yeter ki “ülkemiz” dediğiniz şey Nazım’ın “vatan haini olmaya devam ettiği” şiirindeki gibi bir ülke olmasın!

Önce “ülkemiz üzerinde oynanan oyun” üzerinde fikir birliğine varalım:

Benim gibi düşünenler için ülkemiz üzerine oynanan oyun, demokrasinin fiilen askıya alınmasıyla oynanıyor.

En temel insan hakları yok sayılıyor. Bir bildiriye imza attılar diye üniversite hocaları hapishanede yatırılıyor.

Darbeci FETÖ’yü temizleme bahanesiyle çıkarılan KHK’lar, onlarla hiç alakası olmayan insanların yaşamlarını karartmak için kullanılıyor.

Halkın haber alma hakkı, müteahhit havuzları ve kamu bankaları marifetiyle satın alınan medya ile engelleniyor.

Önceki gece Ekrem İmamoğlu’nun yarım saat daha konuşmasına bile izin vermediler!

Ülkenin bir bölüm insanı yok sayılıyor. O insanların seçtiği temsilcilerin, 19 Mayıs törenine bile davet edilmeye layık görülmediğini hatırlayalım.

Evet, ülkemizin geleceği ile ilgili hepimizin ciddi kuşkuları var.

Bu ülke insanlarını bir arada tutan değerler aşındırıldı.

Ülkenin “kurucu babalarına” her türlü hakaret yapıldı. Ülkenin yarısı ötekileştirildi.

Ülkenin en önemli kurumları tahrip edildi. Ordunun ve polisin üzerinden adeta silindir geçti!

Liyakat unutuldu, ideolojik nepotizm kamu yönetiminin temel prensibi oldu.

Yargı bağımsız değil. Merkez Bankası başta ekonomiyi yöneten kurumlar bağımsızlığını kaybedeli çok oldu.

Demokrasimizin övünülecek belki de tek kurumu YSK, politik hırsa kurban edildi.

Tehlike, “üst akıl, dış güçler vs.” gibi hayali düşmanlar değil.

Tehlike, Türkiye’nin bir Orta Doğu diktatörlüğüne dönüşmeye doğru hem de yokuş aşağı gidiyor olması.

Milli birlik ve beraberliğimizi sağlayacağımız ortak payda budur: Demokrasi, insan haklarına saygı, kuvvetler ayrılığı.

Samimiyseniz, bunu yapacak güç sizin şahsen bir işaretinize bakıyor!

***

İşte hayali olmayan bir beka sorunu

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza attı diye 1 yıl 3 ay hapse mahkûm edilen Prof. Dr. Füsun Üstel’in, açık cezaevine nakledilmesiyle ilgili karar, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozuldu.

Gerekçe şu: Terör örgütü propagandası yapmak, terör suçu olarak kabul edilmelidir, açık cezaevinde infaz edilemez.

Bu karar dün verildi.

SBF’de aynı dönemde okuduğumuz Prof. Dr. Üstel, bu bildiriye imza attığı için mahkûm edilen tek isim değil.

Diğer isimleri vermekte tereddüt ettim, çünkü kim içeride, kim değil, takip edemediğimi utanarak itiraf etmeliyim.

Prof. Dr. Üstel’in mahkeme kararının ardından cezaevine gönderildiği günlerde Anayasa Mahkemesi de kamuoyunda “Ayşe Öğretmen” olarak bilinen Ayşe Çelik ile ilgili bir karar vermişti.

Çelik, Kanal D’deki bir sohbet programında söylediği sözler nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmakla” suçlanmış ve hapis cezası almıştı.

Anayasa Mahkemesi kararında şöyle deniliyor:

“Çoğunluğa muhalif olanlar da dahil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları, bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindedir”.

“Şiddeti kışkırtma veya demokratik ilkelerin reddi durumları  dışında ifade özgürlüğünün kullanımından kaynaklanan müdahaleler demokrasiye zarar vermekte ve onu tehlikeyle atmaktadır.”

Yani aslına bakarsanız, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararından sonra Prof. Dr. Füsun Üstel’in aslında evine gönderilmesi gerekirdi.

Sadece onun değil, bu bildiriye imza attıkları için mahkum edilen bütün akademisyenlerin de cezalarının kaldırılması gerekirdi.

Ama görüyorsunuz, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar kolay kolay bir sonuç doğurmuyor.

Adalet sistemimizin çivisi yerinden öyle bir oynadı ki bir daha nasıl yerine oturtulur, kestirebilmek zor.

Yukarıdaki yazımda, “kurumlar tahrip edildi” derken bu tür şeyleri kast ediyorum.

Ve hatırlatmak istiyorum ki devletler için asıl beka sorunu, kurumlarının tahrip edilip, devletin işlemez hale getirilmesidir.

***

Bu ülkenin çocukları böyle ölür

İstanbul Eyüp’te temel kazıkları çakmak için açılmış çukurlardan birine düşen 8 yaşındaki Baran Geldi hayatını kaybetti.

Olaydan sonra inşaatın müteahhiti gözaltına alındı, İstanbul Valiliği de yasal soruşturmanın başlatıldığını duyurdu.

Şimdi nelerin olabileceğini hepimiz kolayca tahmin edebiliriz.

Müteahhit gözaltı süresi bitince serbest bırakılır, hakkında uyduruk bir dava açılır ve sonucunda paçayı kurtarır.

İnşaat ile ilgili ruhsatlandırmayı yapan ve inşaat alanını denetlemesi gereken kamu görevlileri hakkında iki ihtimal var: Ya soruşturma izni bile verilmez ya da bu izin verilse bile her hangi bir sonuç çıkmaz.

Bildiri imzaladı diye insanları hapse tıkan adalet düzenimiz, böyle suçlara karşı kör, sağır ve dilsizdir.

Onlar bu suçları ciddiye almadığı için de kamu görevlileri işlerini yeterli ciddiyetle takip etmezler.

Başlarında denetleyici kamu otoritesi olmayanlar da üç kuruş fazla harcayıp, tedbir almayı gereksiz görürler.

Onun için de bu ülkenin küçücük çocukları inşaat çukurlarında ölmeye devam ederler.

Bütün bu sorumlular da evlerine gittiklerinde çocuklarını ne kadar çok sevdiklerini düşünürler.

Onlara çikolata, top alırlar, sevip, öperler, saçlarını okşarlar.

Sorumsuzluklarının başka çocukların bir daha asla top oynayamamasına neden olduğunu akıllarından bile geçirmezler!

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.09.2019
Özlenen görüntüler bunlar
12.09.2019
Emniyet’te sapık mı var?
11.09.2019
Cumhurbaşkanı önce ezberini bozmalı
10.09.2019
Adalet reformu bu mahkemeleri ne yapsın?
9.09.2019
"Recep Tayyip Erdoğan" olmanın dayanılmaz hafifliği
8.09.2019
Efendisine kızacağız, uşağına değil!
6.09.2019
Yine de şahlanıyor aman kolbaşının külhanı!
2.09.2019
Dürrizade’nin ruhu Diyanet’te hortladı
29.08.2019
“Ensar – Muhacir” muhabbetine ne oldu?
28.08.2019
Dünyanın en çok konuşan ağzı sıkı lideri!
26.08.2019
Davutoğlu, Rubikon’u aştı, artık korkmamalı
23.08.2019
Badeci şeyh, badelenen müritler ve inanç özgürlüğü
21.08.2019
Aç kucağını Türkiye, teröristleri ağırlayacağız
20.08.2019
Bursa’daki Türkün oyuyla, Diyarbakır’daki Kürdün oyu
9.08.2019
Kirazlı, “gavur toprağı” mı?
8.08.2019
Özelleştirme bitti, şimdi kamulaştırma dönemi!
7.08.2019
Tak Şak Paşa rahmet mi istedi?
6.08.2019
Cumhurbaşkanı için bir yazlık köşk önerisi
5.08.2019
Pelikanların yemini – suyunu kim veriyor?
3.08.2019
Deli gibi sevişirsek aşktan ölürüz!
30.07.2019
Erdoğan, elindeki sopayı bırakmak ister mi?
28.07.2019
Bir erkek ne zaman ölür?
26.07.2019
Kıyı Kanunu: Kaç paran var?
20.07.2019
Siyasi ayağı ortaya çıkarmak kimin işi?
17.07.2019
“Bir şeylerin olacağı” tahmin ediliyor muydu?
15.07.2019
Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz
13.07.2019
Bana müsaade tatlım, “hedonik adaptasyon” yaşıyorum!
11.07.2019
Elleşmeyin kendisi gider!
10.07.2019
Pamuk eller cebe: Batık kredileri ödeyeceğiz
8.07.2019
Bir kere de adamın dediğini yapın
5.07.2019
Önce utanç tablosunu değiştirin
4.07.2019
Diyanet İşleri Başkanı ,“kendine Müslüman!”
3.07.2019
Mektubu verenin kim olduğunu da hatırla
2.07.2019
Bir derdim var artık, tutamam içimde!
29.06.2019
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar!
28.06.2019
Yaşasın! Hapse tıkmak için Yargıtay’ı da bekleyecekler
27.06.2019
Binali Bey hesap vermekten kaçmaz!
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive