Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!


1.6.2017 - Bu Yazı 673 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam da Gezi isyanının yıldönümü olan 28 Mayıs’ta Ensar Vakfı’nda ‘manidar’ bir konuşma yaptı. Adı çocuk istismarı ve tecavüz skandalına karışmış bir vakıfta konuşmak başlı başına manidardı, ayrı...

Erdoğan, “15 Temmuz’un en büyük kahramanlarndan biri de gençlerimizdir. O gece oraya gelenler, Gezi Parkı'nın gençleri değildi. Canını bayrağı, ezanı için ortaya koyan gençlerdi" dedi.

Acaba tek tek sokağa çıkanların kimliğini mi tespit etti mi ki böyle bir genelleme yapıyor? Gezi’de “bayrağı ve ezanı”na sahip çıkan yok muydu? Tabii ki vardı. Namazını kılan da bayrağına sarılan da kendini ifade etti. Ramazan’da Yeryüzü Sofraları kuruldu, imanlısı imansızı birarada, aynı ekmeği paylaştı. Bu güzel gelenek, Gezi’nin yıldönümünde farklı noktalarda yine yapılıyor.

Benzer şekilde darbe girişiminin ardından sokağa çıkan, yüksek sesle tepkisini dile getiren, darbecilere karşı koyanlar arasında pek çok kesim vardı. Hatta birbiriyle karşılaştırması güç iki ayrı hadiseyi (*) birleştiren şey, temelde demokrasiye, haklara, yaşam hakkına sahip çıkmaktı.

Peki buna rağmen Gezi ile 15 Temmuz arasında neden ısrarla ayrım gözetmek, ayrıştırmak, düşmanlaştırmak isteniyor?

KORKU İKLİMİNDE YAŞAM DAYATMASINA HAYIR

Maalesef siyasi gelişmelerle birlikte ayrımcı dil iyice şahlandı. Bununla birlikte demokrasinin güdükleştiğine, hukuk devletinin ortadan kaldırıldığına, ifade özgürlüğünün iyice kısıtlanıp korku ikliminde yaşamın dayatıldığına tanık oluyoruz. 

Oysa Gezi tam tersini savunuyordu. Ayrımcılık yapanların uyarıldığı, darbeye çağrı yapma anlamına gelecek söylemlerin susturulduğu, farklı kimliklerin birarada, kent hakkı için ve daha sonrasında yaşam hakkı için kenetlendiği, hiyerarşiden uzak bir ortaklık...

Zaten rahatsız eden bu. Bugün iktidar medyasının hala Gezi ile Gülen yapılanmasıyla ilgili ‘bağ’ kurmak için çırpınmasının nedeni de bu. Gezi’de uygulanan orantısız şiddet için Erdoğan’ın ‘emri ben verdim’ dediği herhalde unutturulmaya çalışılıyor...

Elbette o günlerde polisin içinde bol miktarda Gülen mensubu vardı. (Emniyet ve yargıdaki yapılanmayı unutanlar, tutuklu gazeteci Ahmet Şık’ın kitaplarına bir göz atsın.) Ne de olsa iktidarla ‘kanki’ döneminin sonu daha gelmemişti! Demek ki iktidar da dönemin medyası da ‘kandırıldıkları’nı daha anlayamamıştı...

Ayrımcılığın topluma zorla dayatıldığı, onun evetçi bunun hayırcı, şunun vatansever bunun terörist diye toplumun düşmanlaştırıldığı şu karanlık günlerde, farklı kesimleri temsil eden sivil toplum çağrısını hayati buluyorum. “Yan yanayız, biraradayız!” başlıklı bu çağrı, din, mezhep, parti, cinsiyet, milliyet, ırk ayrımı gözetmeden 80 milyona hitap eden tek ses. 

BARIŞÇIL, ADİL, HAK GÖZETEN BİR YAŞAM İSTİYORUZ

Gezi’nin yıldönümüne rastlayan çağrının ilk imzacı sayısı 1000’i buldu. Dün İstanbul’da yapılan basın toplantısında söz alanların arasında AKP’nin ilk kurucuları da vardı, merkez sağın temsilcileri de CHP ve HDP’li siyasetçilerde. Ancak bir siyasetin temsilcisi olarak değil, birey olarak imzalamışlardı.

Rıza Türmen, Gülriz Sururi, Ahmet Türk, Rakel Dink, Hüda Kaya, Sezgin Tanrıkulu, Cihangir İslam, Abdülbaki Erdoğmuş gibi isimlerin söz aldığı toplantıda vurgulanan, barışçıl, adil, hakları gözeten bir yaşam kurma isteğiydi:

Bizler kutuplaşmak, birbirimize düşmanlaşmak, Türk-Kürt, dindar-laik, evetçi-hayırcı diye bölünmek, onlar-bunlar diye ayrıştırılmak istemiyoruz.

İnancımızı, dinimizi, dilimizi, kültürümüzü, hayat tarzımızı kendi seçtiğimiz gibi, özgür, eşit, korkusuz,huzur içinde yaşamak; birbirimize güvenmek, dayanışmak istiyoruz...

Savaşa sürüklenmekten, çatışmacı ortamdan, nefret dilinden, hukuk ihlallerinden, haklarımızınözgürlüğümüzün kısıtlanmasından, can ve mal güvenliğimizden, toplumun vicdanını yitirmesinden,ahlâk aşınmasından, toplumsal duyarsızlıktan endişe duyuyoruz.

GÜZELLİK, HUZUR VE BARIŞ İSTEMEKTEN KORKMAYIN

Çadrıda hukuksuz keyfi uygulamaları ve “Referandumun şaibeli sonuçlarınıve halkın iradesini yasalar yok sayılarak açıkça çiğnenmesini kabul etmiyoruz” deniyor.

Bunun için sıralanan talepler arasında OHAL’in kaldırılması, adalet ve hukuk güvenliğinin tesisi, Meclisin yasama ve denetleme yetkisinin güçlendirilerek iadesi...

Ayrıca hesap veren; anayasal, şeffaf devlet için kararlı adımlar atan,şeffaf sayım temelli sandık güvenliğinin sağlanması var...

Tüm yurttaşlar, kanaat önderleri, sivil girişim ve siyasi partilere gelsin: Farklılıkları bir kenara bırakarak güç birliği yapalım! Haydi korkunuzu bırakın, ses verin!

Gezi’de hayatını kaybeden, ağır yaralanan, hayatı kararan pırıl pırıl insanlara ve onların ailelerine sözümüz var: Bu topraklarda, hep beraber, barış içinde yaşamayı başaracağız.

.

Facebook Yorumları

reklam
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
6.6.2017
Satın, satın... Memleketi toptan satın!
1.6.2017
Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!
30.5.2017
Onca kötülük varken iyiliği görebilmek
25.5.2017
Yıkımı fon yapıp instagram’da paylaşmak
23.5.2017
Kamu çalışanlarının keyfi ihracı, kapkaranlık bir Türkiye demek
18.5.2017
Uranyumu açıkta bırakan devlet, nükleer santral hevesinde
16.5.2017
Orospu diye bağırsalar, tükürseler de kadınlar yılmadı
11.5.2017
Öğretmenini sivil ölüme zorlayan ülke
9.5.2017
Doğru soru: Panzerin Silopi’de ne işi var?
4.5.2017
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' kafası
2.5.2017
Erdoğan o köprüleri bizzat attı
27.4.2017
‘Nasıl geçti habersiz...’ dememek için
25.4.2017
Çocuklara nefreti öğretmeye doyamadılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı