Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi


25.7.2017 - Bu Yazı 1053 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dün başlayan ve hafta boyu sürmesi beklenen Cumhuriyet davası, sadece Cumhuriyet gazetesiyle veya tutuklu 11 gazeteci ve yöneticinin kaderiyle alakalı değil. Halkın haber alma hakkından ‘tek adam rejimi’nin inşasına, pek çok sembolik anlamı ve sonucu olacak. 

Cumhuriyet davası, hepimizin bugününü, yarınını ilgilendiriyor: Yalan haberin, muhbirliğin, Ankara emrinde, nefret diliyle yüklü manşetlerin, kraldan çok kralcılığın geçer akçe olduğu bir ülkede, hayat memat meselesi. 

Peki, 160’ın üzerinde tutuklu gazeteciyle dünyanın en çok gazeteci hapseden ülkesi konumuna düşen Türkiye için ‘Cumhuriyet davası’ neden bu kadar önemli? Neden yöneticilerle gazeteciler tutuklu yargılanıyor? Suçlamalar ne? 

  1. CUMHURİYET BİR SEMBOL: Cumhuriyet gazetesi, ülkenin en köklü, etkin ulusal gazetesi. Atatürk, yeni rejimi savunmak, anlatmak üzere gazeteci Yunus Nadi’den ‘Cumhuriyet’ adıyla gazete çıkartmasını istemiş. Mayıs 1924 tarihinde kurulan gazete, modern, laik Cumhuriyet’in sembollerinden. Ayrıca basında çok önemli bir ekol; pek çok tanınmış, kaliteli gazetecinin yolu buradan geçti.
  2. PATRON YOK, VAKIF YÖNETİYOR: Türkiye’de medya sahipliği genelde iktidara yakın patronlara, hatta akrabalara dağıtıldı. Bu da sermaye-iktidar- medya ilişkilerini şekillendirdi. Ancak Cumhuriyet, hiçbir şirket veya şahsın mülkiyetinde değil. Nadir Nadi’nin vasiyeti üzerine, 1992’den beri vakıf tarafından yönetilen tek gazete.
  3. VAKIF YÖNETİMİNDE ÇATLAK: Cumhuriyet davasındaki çoğu tutuklu, vakıf yönetiminde bulunan isimler. Ancak gazetenin içinde yönetime muhalefet eden, talip olan bir ekibin ifadeleri üzerinden bu iddianame hazırlandığı biliniyor. Alev Coşkun, aynı zamanda CHP milletvekili olan Mustafa Balbay gibi yazarlar başta olmak üzere, kimi Cumhuriyet çalışanlarının, önce Can Dündar, daha sonra Murat Sabuncu idaresindeki ‘yeni yayın çizgisi’nden hoşnut olmadıkları ifadelerinde açıkça yer alıyor. Yaygın görüş, iktidarın, gazetenin içindeki fikir ayrılıkları ve iktidar savaşını, Cumhuriyet’i içeriden çökertmek için kullandığı. Önemli ‘tanık’lar arasında Cem Küçük, Hüseyin Gülerce gibi şahıslar da sayılıyor.
  4. KALAN SON MUHALİF GAZETELERDEN: Sosyal demokrat-laik yayın anlayışıyla bilinen Cumhuriyet, AKP iktidara geldiğinden beri en sert eleştirileri yapan yayınlardan oldu. Vakıf yönetimi ve yayın çizgisinde değişiklikler olsa da muhalif duruşundan ödün vermedi. Ne var ki iddianamede, gazetenin ‘Atatürkçü yayın çizgisini değiştirmesi’ suç unsuru olarak gösteriliyor. Suçlamalardan bir diğeri de gazetenin ‘terör örgütlerini sevimli ve meşru göstermesi’!
  5. MİT TIRLARI DAVASI: 2015’te Cumhuriyet’in yayın yönetmeni Can Dündar ile Ankara temsilcisi Erdem Gül, ‘İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar’ manşeti sonrası açılan davada tutuklandı. Habere göre MİT tırlarıyla Suriye’ye silah taşınıyordu. Hükümet bunları hararetle yalanlasa da Suriye’ye kime, hangi amaçla, ne gönderdiğini kamuoyuna kanıtlayamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, haberi yapanın ‘bunun bedelini ağır ödeyeceğini’ söyleyecekti. Üç ay tutukluluktan sonra AYM, Dündar ve Gül’ün tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Bu arada CHP milletvekili, Hürriyet gazetesinin eski yayın yönetmeni Enis Berberoğlu, Dündar’a belgeleri verme ve casusluk suçlamasıyla dava açıldı. Yirmi beş yıl hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, 14 Haziran 2017’de tutuklandı. Cumhuriyet davası dosyası, MİT tırları dosyasıyla da doğrudan olmasa da, bağlantılı olarak açıldı.
  6. CHARLIE HEBDO SALDIRISI: Erdoğan’ın Cumhuriyet’ten nefret etmesinin tek nedeni TIR davası değil. Hatırlarsanız Cumhuriyet gazetesi, Charlie Hebdo saldırısı sonrası çıkan ilk dergiden bir seçkiyi, iki yazarı da Hebdo kapağını köşelerinde yayınlayınca hedef tahtasına oturtuldu. Aşırı dinci gruplar günlerce gazetenin önünde gösteri yapıp tehdit ederken Erdoğan ailesinin fertleri Cumhuriyet’ten bizzat şikayetçi oldu.  
  7. KARANLIK DARBENİN ARKA PLANI: 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de kanlı bir darbe girişimi bastırıldı, sokak çatışmalarında yüzlerce insan canından oldu. Gülen cemaati darbenin baş sorumlusu ilan edilirken muhalif basının üzerinden silindirle geçildi. Kasım 2016’da, ‘FETÖ ve PKK’ye yardım’ gerekçesiyle Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerine operasyon düzenlendi. Evleri basıldı, savcılığa çıkartılanlar ‘terör örgütlerine yardım’ gerekçesiyle apar topar tutuklandı. Ancak iddianame, beş ay sonra hazırlanabildi. Suçlamaların neredeyse tamamı, editoryal çizgi, yazılar, görüş ve tvitler üzerine kurgulanmıştı. Suç ‘delilleri’ arasında, Gülen cemaatinin gizli haberleşme için kullandığı iddia edilen ‘bylock’ adlı uygulamayı edinen kişilerle görüşmek de vardı!                                        
  8. YALAN MEDYA, YALAN DÜNYA: Black Mirror(*) için senaryo yazmaya kalksanız böylesini yazamazsınız: Gazeteci Ahmet Şık, 2011’de Gülen’in devletteki yapılanmasını yazdığı için bir yıl hapis yatmıştı. Odatv davasından tutuksuz yargısına devam edilirken 2016 sonunda, tvitleri ve haberleri gerekçe gösterilerek, ‘darbe girişimi sürecinde FETÖ ve PKK koordineli hareket etme’ suçlamasıyla tekrar tutuklandı. Gazetenin yazarı ve yayın danışmanı Kadri Gürsel, ta 2009’da AKP ile cemaat ilişkisinin tehlikelerine dikkat çekiyordu. Güray Öz’e yöneltilen suçlamaysa okur şikayetlerini gerektiği gibi yönetime iletmemek! İşte bu gazeteciler, şimdi ‘Gülen’le birlikte hareket etmekle suçlanıyor.
  9. VİCDAN YARALAYAN TUTUKLULUK ŞARTLARI: Farklı zamanlarda tutuklandıkları için kimi 110, kimi 268 gündür Silivri hapishanesinde bulunan Cumhuriyet çalışanları, ilk kez mahkemeye çıkıyor. Bu süre zarfında sadece 1. dereceden akrabalarıyla, bir camın ötesinden görüşmelerine izin verildi, avukatlarıyla görüşmeleri bile kayda alınıyor. Mektup alıp göndermeleri yasak. Yedi metrelik duvarların arasında, güneşten faydalanmak için bile dakika sayıyorlar.
  10. HALKIN HABER ALMA HAKKI YOK SAYILIYOR: Darbe girişimi sonrası farklı görüşlerden 200’e yakın yayın, hükümetin yayınladığı kararnamelerle kapatıldı. Bir avuç muhalif yayın ve cesur gazeteci dışında, bırakın iktidarı eleştirebilmeyi, başka bir ses veya farklı görüşü dillendirebilen basın kalmadı. Cumhuriyet, bunlardan biri.  Anayasa değişikliği referandumuna, OHAL koşullarını kat be kat aşan, tek adamın keyfi uygulamalarıyla gittik. Bu süreçte muhalefet partisi HDP’nin eşbaşkanları, insan hakları savunucuları, bacak kadar çocuklar bile tutuklandı. İşçiler, kadınlar, çocuklar her zamankinden çok şiddet gördü ve can verdi. İşkencenin boyutu tahmin edilemiyor, hesap sorulamıyor, parlamento her gün biraz daha işlevsiz hale getiriliyor. Çevre katliamına, eş dost kapitalizmine tam gaz devam ediliyor.Gerçekleri, hak ihlallerini araştıran, farklı görüş ve fikirleri dile getiren, demokrasi ve özgürlüğü savunan basın yayının alanı iyice daraldı.

Gazetecilerin tutuklandığı, soruşturulduğu, sansüre uğradığı, tehdit ve karalamalara maruz kaldığı bir ülkede bir toplum özgür olamaz, büyük acı ve haksızlıklara mahkum olur. Bu yüzden Cumhuriyet davasını yakından takip etmeye, yalan ve iftiralarla dolu suçlamaları çürütmeye ısrarla devam edeceğiz. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.07.2019
Herkesin gerçekleri bilmeye hakkı var
10.07.2019
SETA andıcı: Uluslararası medyaya balans ayarı
4.07.2019
Biz terörist miyiz? Siz devlet misiniz?
2.07.2019
Bir edepsiz olarak yorum yapıyorum
20.06.2019
Gezi’deki 'mala zarar' bilançosu nereden çıktı? 16 kişi mi sorumlusu?
18.06.2019
Seçim özel 2019 - Part 2
12.06.2019
Soylu, İmamoğlu, Koç, Gezi ve iğrenç yalanlar
4.06.2019
Reform mu dediniz? Gezi’den başlayın
31.05.2019
Kindar gençliğin ezberleri
28.05.2019
Gazetecilere kim saldır(t)ıyor?
24.05.2019
YSK kararı: Seçim kanunu ayaklar altında
21.05.2019
‘Samsun ruhu’ 2019: Cenazede saf tutan erkekler gibi
14.05.2019
Çalınan oylar, umuda giden domatesler
9.05.2019
İstanbul için seferberlik vakti
7.05.2019
Yakarım, kendimi de Roma'yı da yakarım
3.05.2019
Acıların ittifakı
30.04.2019
Her an seçim olacakmış gibi...
26.4.2019
YSK, seçimi iptal edebilir mi?
23.4.2019
Şiddeti tasvip etmiyorsan ona göre davranacaksın
18.4.2019
Mermer tuvaletler, altın varaklar, çürümüş ruhlar
16.4.2019
Sandıkları patlatan ne vicdanlar varmış
12.4.2019
Erdoğan’ın mesajı net, YSK ona uyacak
10.4.2019
Bağzı usulsüzlükler, mazbata, umut
4.4.2019
Beyefendi ve kankası şimdi ne yapacak?
2.4.2019
Kaybetseler de kazanamıyorlarmış
28.3.2019
Mesele kazanmak değil, mücadele etmek
22.3.2019
Sağduyunun birlikteliği: Hepinizi asacağız
19.3.2019
Christchurch’ten Utrecht’e nefret siyasetinin sonuçları
14.3.2019
Soydan soruşturması: 'Canım anne' demek terör propagandası ha?
1.3.2019
Gezi davası: Hedef her yurttaş
26.2.2019
Kayyım tehdidi: İlişki var mı, yok mu?
19.2.2019
Amedspor’dan Cizrespor’a: Acaba ülkeyi ‘bölen’ kim?
14.2.2019
Adaleti sosyal medyada aratan düzen
12.2.2019
Batsın bu binaaa, bitsin bu rüyaaa! (*)
8.2.2019
Gönül işi, huzur işi değil ki belediyecilik
5.2.2019
Marta, Adalar, sahiller: Sahi kim betonlaştırıyor?
29.1.2019
Ah şu Ce Ha Pe
23.1.2019
2.5 yıldır mahkemeye çıkarılmayan gazeteci*
22.1.2019
Başörtüsünü çıkaranlar ve meydan okuma trendi
15.1.2019
İnsan hakkı ihlali yok, çünkü onlar insan değil!
11.1.2019
AKP ile çeşitlenmiş, özgürleşmiş, zenginleşmiş Türkiye basını!
8.1.2019
Binali Bey’in İstanbul 4.0’ı
3.1.2019
Suriyeliler Taksim’de bayrak açınca
2.1.2019
Seni seviyorum MU?
27.12.2018
İktidarın kutuplaştırıcı dili, muhalefetin savunma hattı
26.12.2018
Beni sevmeyen ölsün, benim sevmediğim de
20.12.2018
Şebnem Hoca ve toplumu ıslah etme çabaları
18.12.2018
Sokak korkusu mu arzusu mu?
13.12.2018
Bir Türkiye portresi: Teyit.org linci
6.12.2018
Sayın iktidarımız neden sokaktan korkar?
4.12.2018
Şef, reis, para babası, akıl hocası yok kardeşim!
27.11.2018
Soylu korkma, mor kalp çok yakışacak
22.11.2018
Türkiye’de hukuk bağımsızdır (yerse)
20.11.2018
Yiğit Aksakoğlu’nun çok tehlikeli(*) faaliyetleri!
15.11.2018
Ekincigiller toplumun çok gerisinde kaldı
13.11.2018
Merkez medyanın bugüne gelinmesindeki rolü neydi?
8.11.2018
Enflasyonla topyekün müğcağdeğlehh!
6.11.2018
İtişmedin Kural. Dövdün. Sus artık
1.11.2018
Kavala’dan aylar, bizden yıllar eksiliyor
30.10.2018
95. yıl: Güçlü Türkiye bu mu?
26.10.2018
CIA, Kanalİstanbul dosyasını çıkardı mı?
23.10.2018
Baroya sızan siyaset ve seviyesizlik
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
13.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
6.6.2017
Satın, satın... Memleketi toptan satın!
1.6.2017
Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!
30.5.2017
Onca kötülük varken iyiliği görebilmek
25.5.2017
Yıkımı fon yapıp instagram’da paylaşmak
23.5.2017
Kamu çalışanlarının keyfi ihracı, kapkaranlık bir Türkiye demek
18.5.2017
Uranyumu açıkta bırakan devlet, nükleer santral hevesinde
16.5.2017
Orospu diye bağırsalar, tükürseler de kadınlar yılmadı
11.5.2017
Öğretmenini sivil ölüme zorlayan ülke
9.5.2017
Doğru soru: Panzerin Silopi’de ne işi var?
4.5.2017
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' kafası
2.5.2017
Erdoğan o köprüleri bizzat attı
27.4.2017
‘Nasıl geçti habersiz...’ dememek için
25.4.2017
Çocuklara nefreti öğretmeye doyamadılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive