Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?


5.9.2017 - Bu Yazı 602 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Meslektaşım, arkadaşım Melis Alphan'ın Hürriyet gazetesinde ensestle ilgili yayımlanan köşe yazısı tartışma yarattı. Gürültüyü koparan, başta Yeni Akit kalemşorları ve Ahmet Hakan gibi erkeklerdi. Tartışmaya yekten Alphan'a saldırarak girmelerinin nedeni, bu konudaki cahilliklerinden ve aslında, ensestin adının konmasındandı. Öte yandan aile içinde taciz ve istismar kavramlarını dahi reddeden, daha doğrusu yüksek sesle söylenmesinden rahatsız olan hakim zihniyet, AKP rejimiyle başlamadı. 

90'lı yılların merkez medyasında çalışmış bir gazeteci olarak, 'ensest' haberlerinin daha doğrusu haber dilinin ensest üzerinden kullanılmasına dahi nasıl 'karşı' olunduğunu unutmadım. Zira 'mide bulandırıcı' ve 'tepki çeker' diye aile içi tecavüzleri (o günlerde taciz kavramı daha belirsizdi) görülmezdi. Oysa gazetecinin işi 'tepki çeker' diye habere takla attırmak, sulandırmak değil, kamusal yararı gözetmektir.  Bugün kadın, çocuk gibi konulardaki -ve aslında genel anlamda- 'kastecilik' faaliyetlerine bakınca, 'abilerinden' ne çok şey öğrendiklerini test ediyoruz. 

Misal, biri kalkıp Hürriyet'in yayın kurulunda bulunan Bild gazetesinin eski yayın yönetmeni Kai Diekman'a taciz suçlamasından dem vurmuş. Efendim, nasıl olur da hala Diekman Hürriyet'ten atılmamış? Bi' google yapacak beceriye sahip değil ya da işine gelmiyor... Birincisi Diekman aile içi değil, meslektaşının taciz suçlamasıyla karşı karşıyaydı. Doğru mu değil mi, bilemiyoruz ancak Alman yargısı bu suçlamaya dair 'yeterince kanıt olmadığı'na hükmetti. (Tarih 2 Ağustos, link burada.

Ha, Hüseyin Üzmez olayını da unutmayalım tabii. 
 

ENSEST KONUSUNDA NEDEN BU KADAR AZ ARAŞTIRMA VAR?

Ahmet Hakan'a gelince, ensest tanımını da karıştırıp, tüm aile içi cinsel ilişkileri bir kefeye koymuş. Ah, ah, popülizm zor zenaat şekerim! 

Kalemşorları bırakıp esasa dönelim... 

Birincisi, ensestin tanımı: 'Türkiye'de ensest, aile içi taciz, taciz edenin cinsel uyarılması ya da tatmini için çocuğa veya gence yönelmiş her türlü fiziksel ya da fiziksel olmayan davranışı içerir. Kan bağı olan baba, anne, ağabey, abla, amca, dayı, teyze, hala ve dede gibi akrabalara ek olarak, çocuk üzerinde anne-baba gibi otoritesi ve saygınlığı olan geniş bir akraba ve hısım grubu ensest tanımında taciz edenler arasında sayılır. Örneğin enişte, üvey anne-baba, üvey kardeşler bu grupta.'  ('Türkiye'de Ensest Sorununu Anlamak” araştırması, Çavlin Bozbeyoğlu, 2009 )

İkincisi, Türkiye Kadın Federasyonları Derneği Başkanı'na atfedilen 'Ensest yüzde 40'larda' açıklaması. Güllü, bu oranı röportajlarında verdi ancak akademik bir çalışma yapmadıklarını, zira devletin bu konuyu baştan reddettiğini söyledi. Dernek, Finlandiya Büyükelçiliği'nin desteğiyle 2014'te 'Ensest Atlası' adında bir çalışma yapıp 56 ilde kadın dernekleri, rehber öğretmenlerle görüşmeler yürütebildi.

Malum, tam da konunun 'hassasiyeti' nedeniyle akademik araştırma yok denecek kadar az. Asıl mesele, 'madem bu kadar rahatsız edici bir konu, neden üzeri kapatılıyor? Neden açıkça tartışılmıyor?' diye sormak. 
 

ORANI DEĞİL ÖNLEMİ KONUŞALIM

Oysa devletin açıkladığı verilerde bile ensest oranı yüksek çıkıyor. Eldeki az sayıdaki araştırmaya göre;

-Türkiye, cinsel istismar vakalarında dünya üçüncüsü. Tahminlere göre, her beş erkek ve her üç kız çocuğundan biri, cinsel istismara uğruyor. Taciz eden, yakınında, çoğunlukla aileden biri. (Türkiye’de her beş çocuktan biri cinsel istismara uğruyor, Radikal, 19.11.2013)

  • Aile Bakanlığı, en son 2009’da yaptırdığı ve sonuçları ürkütücü olduğu için altı yıl tekrarlanmayan “Aile İçi Şiddet” araştırmasının benzerini 2015’de yaptı. Hacettepe Üniversitesi’nin yürüttüğü bu çalışmada kadınların yüzde 9’unun çocuklukta istismara uğradığı ortaya çıktı. (Kadın aile içi şiddete karşı yapayalnız- Emel Armutçu, 16.1.2015, Hürriyet). Ancak mesele, ensest yüzdesini tartışmak değil. Bu gerçeği kabullenmek, çocukların mağduriyetinin daha da yaygınlaşmasına karşı gerekli hukuki, yönetsel tedbirleri almak. 

Ülkede bırakın ensesti, her türlü cinsel taciz, istismar ve şiddet kavramları yarım yamalak konuşuluyor. Özellikle 18'den küçük çocukların büyüklerle evliliği, imam nikahı ve hukukta 'rıza' konularında yapılan hamleler, medyada yapılan çıkışlar; hakim anlayışın 'miş gibi' yapmaktan sıkıldığını, aile içinde olanın aile içinde kalması için gereken hukuki çerçeveyi hazırladığını gösteriyor. Hal böyleyken, ensestin yüksek sesle ifade edilişi elbette büyük rahatsızlık yaratıyor.

Yetmezmiş gibi Alphan'a sözkonusu yazısından dolayı 301'den dava açılacağı yönündeki tevatür, devletimizin ensest değil, ensesti yazana gösterdiği 'hassasiyeti' göz önünde seriyor. Eğer samimiyseniz yapılması gereken, sorumluları ortaya çıkarmak, sözde ve uygulamada önelm almak, 'mesajı taşıyanı vurmak'* değil. 

Not: 'Rızaya dayalı ilişki' konusundaki tartışmalar başka yazıya... 

*'Don't shoot the messenger': Kötü haberi vereni vurma, sorumlu tutma manasında.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
6.6.2017
Satın, satın... Memleketi toptan satın!
1.6.2017
Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!
30.5.2017
Onca kötülük varken iyiliği görebilmek
25.5.2017
Yıkımı fon yapıp instagram’da paylaşmak
23.5.2017
Kamu çalışanlarının keyfi ihracı, kapkaranlık bir Türkiye demek
18.5.2017
Uranyumu açıkta bırakan devlet, nükleer santral hevesinde
16.5.2017
Orospu diye bağırsalar, tükürseler de kadınlar yılmadı
11.5.2017
Öğretmenini sivil ölüme zorlayan ülke
9.5.2017
Doğru soru: Panzerin Silopi’de ne işi var?
4.5.2017
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' kafası
2.5.2017
Erdoğan o köprüleri bizzat attı
27.4.2017
‘Nasıl geçti habersiz...’ dememek için
25.4.2017
Çocuklara nefreti öğretmeye doyamadılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8