Türkiye'nin, değişim talebine öncülük etmede örnek olduğunu belirten Gül, "Kardeş kanı dökülmesi bizi üzüyor" dediği Suriye'ye de "Reformlar konusunda daha hızlı hareket etme" çağrısında bulundu
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin, değişim talebine öncülük etme noktasında örnek teşkil ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye, Bosna Hersek ve Sırbistan arasındaki üçlü zirve için Belgrad'a giderken uçakta gazetecilerle sohbet eden Gül, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Suriye'deki gelişmelerin sorulması üzerine Gül, "Dost ve Türkiye'ye çok güvenen bir ülke olarak tanımladığı komşuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Gelinen durum bizi kaygılandırıyor. Kardeş kanı dökülmesinden üzüntü duyuyoruz. Bunun durmasını istiyoruz. Keşke bu noktaya gelmeseydi. Yapılacak iş, Suriye halkının meşru ve haklı talepleri çerçevesinde reformları elbirliğiyle hızlandırmak." Tunus'ta devrim olunca Suriye lideri Beşar Esad'a hızla reform yapması için mesaj gönderdiğini hatırlatan Gül, şöyle dedi: "Dünyanın, bölgenin nereye gittiğini görmek lazım. Şartları, daha fazla işin içinden çıkılmaz hale getirmemek gerekli. Sıkıyönetimi kaldırdılar, daha çok şey yapmayı arzuluyorlardı, ama daha hızlı hareket etmeliler" dedi. Gül bölgedeki değişim şöyle değerlendirdi: "Bugünkü çağı kim okur ve değişimin kaçınılmaz olduğunu görürse, kim akıllı davranıp erken tedbir alırsa öne geçer. Bazıları hiç değişimi kabullenmedi, bunların hiç şansı yok. Bazıları zamana oynuyor, ama zaman onları aşacak. Değişim talebine öncülük etme noktasında en önemli örnek Türkiye. Türkiye bunu gördü ve demokrasisini derinleştirdi. Askeri darbelerden çıkışımızın süratli olması, demokrasinin yaygınlaşmasının neden bu öngörü." Türkiye'nin katkısıyla Bosna Hersek ve Sırbistan arasında gerçekleştirilen zirvenin önemine de değinen Cumhurbaşkanı Gül, iki ülkenin karşılıklı elçilerini göndererek aralarında normal diplomatik ilişki başlattıklarını belirterek "Avrupalılar inanamıyor. Balkanlar barut fıçısı olmasın diye bu yapılanlar çok önemli şeyler. Türkiye'nin yaptığından rahatsız olanlar var. Ama biz bu çabadan vazgeçmeyeceğiz" dedi. Zirvenin, Tito'nun av köşkünün bulunduğu, Bosna savaşıyla ilgili bazı kötü toplantılara ev sahipliği yapan Karadordeva'da yapılmasıyla ilgili eleştirilere de cevap veren Cumhurbaşkanı Gül, "En iyi yerleri olduğu için birçok toplantıyı burada yapıyorlar. Tarihi ve güzel bir yer olduğu için, göstermek istediler" şeklinde konuştu.
#Sayfa#
Sırbistan'da Türkiye rüzgârı
Türkiye, Bosna Hersek ve Sırbistan arasındaki üçlü zirve toplantısı, Belgrad'a 150 kilometre mesafedeki Karadordevo'da yapıldı. Toplantı, Balkanlar'a barış getirmenin ikinci adımını oluşturdu. İlki 24 Nisan 2010'da İstanbul'da Cumhurbaşkanı Gül'ün ev sahipliğinde yapılan toplantının ikincisi Sırbistan'da büyük ilgiyle takip edildi. Zirve Sırbistan-Bosna Hersek arasında kalıcı barışa giden önemli bir dönemeç olarak nitelendi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 2009'da başlattığı barış sürecinin başarıya ulaşması Türkiye'nin Balkanlar'da oynadığı rolün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 2000'li yıllara kadar Sırbastan'da yaşanan iç savaş ve çatışmalı dönemden sonra gelinen nokta, Sırbistan-Türkiye ilişkilerini de olumlu etkiledi. Sırbistan'da artık ciddi anlamda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Gül de, zirvenin ardından düzenlenen basın toplantısında amaçlarının, bir zamanlar husumetlerin hakim olduğu Balkan topraklarını dayanışma alanı ve ortak istikametlerde her alanda güçlü bir işbirliği alanına çevirmek olduğunu söyledi. Geçen dönem içinde yaşanan husumetlerden dolayı acılar çekildiğini belirten Gül, "Acılarla hiçbir yere varılmaz. Bunları unutmamız ve tekrar işbirliğine dönmemiz gerekir" dedi.

'Terör önlerini tıkar'
Bağımsız bazı isimlerin milletvekili adaylık başvurularının YSK tarafından iptaliyle ortaya çıkan krizi değerlendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bunu gerekçe göstererek teröre başvurmanın, şiddete yönelmenin asla kabul edilemez olduğunu söyledi. Gül, "Şiddete başvurarak, sokaklara inip mecbur bırakarak bir sonuç alınmadı. Zaten yasalarda var olan şeyler gerçekleşti. Zorla, kanun dışı yöntemlerle sonuç alma düşünceleri her şeyin önünü tıkar" dedi. Seçim öncesi siyasetin sertleşen üslubuyla ilgili bir soru üzerine ise Cumhurbaşkanı Gül, daha önce defalarca kırıcı üsluplara karşı ikazda bulunduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: "Dil yarası kılıç yarasından keskindir. Karşılıklı sert mesajlar, Türkiye için tehlikeli bir gidiştir."
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin, değişim talebine öncülük etme noktasında örnek teşkil ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye, Bosna Hersek ve Sırbistan arasındaki üçlü zirve için Belgrad'a giderken uçakta gazetecilerle sohbet eden Gül, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Suriye'deki gelişmelerin sorulması üzerine Gül, "Dost ve Türkiye'ye çok güvenen bir ülke olarak tanımladığı komşuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Gelinen durum bizi kaygılandırıyor. Kardeş kanı dökülmesinden üzüntü duyuyoruz. Bunun durmasını istiyoruz. Keşke bu noktaya gelmeseydi. Yapılacak iş, Suriye halkının meşru ve haklı talepleri çerçevesinde reformları elbirliğiyle hızlandırmak." Tunus'ta devrim olunca Suriye lideri Beşar Esad'a hızla reform yapması için mesaj gönderdiğini hatırlatan Gül, şöyle dedi: "Dünyanın, bölgenin nereye gittiğini görmek lazım. Şartları, daha fazla işin içinden çıkılmaz hale getirmemek gerekli. Sıkıyönetimi kaldırdılar, daha çok şey yapmayı arzuluyorlardı, ama daha hızlı hareket etmeliler" dedi. Gül bölgedeki değişim şöyle değerlendirdi: "Bugünkü çağı kim okur ve değişimin kaçınılmaz olduğunu görürse, kim akıllı davranıp erken tedbir alırsa öne geçer. Bazıları hiç değişimi kabullenmedi, bunların hiç şansı yok. Bazıları zamana oynuyor, ama zaman onları aşacak. Değişim talebine öncülük etme noktasında en önemli örnek Türkiye. Türkiye bunu gördü ve demokrasisini derinleştirdi. Askeri darbelerden çıkışımızın süratli olması, demokrasinin yaygınlaşmasının neden bu öngörü." Türkiye'nin katkısıyla Bosna Hersek ve Sırbistan arasında gerçekleştirilen zirvenin önemine de değinen Cumhurbaşkanı Gül, iki ülkenin karşılıklı elçilerini göndererek aralarında normal diplomatik ilişki başlattıklarını belirterek "Avrupalılar inanamıyor. Balkanlar barut fıçısı olmasın diye bu yapılanlar çok önemli şeyler. Türkiye'nin yaptığından rahatsız olanlar var. Ama biz bu çabadan vazgeçmeyeceğiz" dedi. Zirvenin, Tito'nun av köşkünün bulunduğu, Bosna savaşıyla ilgili bazı kötü toplantılara ev sahipliği yapan Karadordeva'da yapılmasıyla ilgili eleştirilere de cevap veren Cumhurbaşkanı Gül, "En iyi yerleri olduğu için birçok toplantıyı burada yapıyorlar. Tarihi ve güzel bir yer olduğu için, göstermek istediler" şeklinde konuştu.

  • Abone ol