Hatırlayan kaldı mı bilmiyorum ama bizim bir anayasa değişikliği meselemiz vardı.

Hani hepimizi heveslendiren, hayatımızı biraz daha kolaylaştıracak, şu zavallı ülkeyi birazcık daha yaşanabilir bir hâle getirmeye yardımcı olacak.


Ne oldu bizim anayasaya?

Ne oldusu var mı, bu ülkenin vatandaşlarını ilgilendiren yeni anayasa gitti Başbakan Erdoğan’ın başkanlık hayallerine takıldı kaldı.

Kendisine başkanlık yolunu açacak düzenlemeler yapılırsa geri kalana da bakılacak işte.

Yoksa ömür billâh “ileri demokrasi” diye bağırıp, hesaplaşıldığı söylenen darbenin anayasasıyla yaşamanın utancıyla hayata devam edeceğiz.


İyi de “anlaşma” böyle değildi ki.

Meydanlarda, televizyonlarda ya da balkonlarda hepimizin gözünün içine bakarak aslında insanın önemli olduğunu, eskiden beri bu ülkenin insanlarını ezen, sadece ve sadece devleti koruyan düzenin artık kendi iktidarı döneminde biteceğini söylemişti Başbakan Erdoğan.


Her yere cami dikmekle Müslüman olunmuyor işte, arada sırada verilen sözlerin de tutulması lazım.

Yedi ay önce çalışmalarına başladı TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu. Komisyonun başında Cemil Çiçek bulunuyor. AKP ekibinin başında da Avrupa Birliği raporunu yerlere fırlatan Burhan Kuzu.

130 maddenin henüz 59’u görüşüldü, bunlardan da sadece 21 tanesinde anlaşma sağlayabildi bizlerin parasıyla, bizlerin hakkını korumak için Meclis’te bulunan vekiller.

O veya bu nedenle anlaşma sağlanamayan maddeler arasında da, “Temel hak ve hürriyetler”,“Din, vicdan ve inanç hürriyeti”“Düşünce ve ifade özgürlüğü”“Eğitim ve öğrenim hakkı” ve “Vatandaşlık” gibi ülkenin iflah olmaz sorunlarının çözülmesine yardımcı olacak çok önemli maddeler var.

Tabii bu konularda anlaşma sağlanamaması Başbakan’ı fazla ilgilendirmiyor. Onun başkanlık gibi çok daha önemli sorunları var.

Aslında o bir baba şefkatiyle bizlerin iyiliğini düşündüğü için, bizler saf saf Kanunî ile, kürtaj ile, idam ile, “alkollü içki” ile uğraşırken o gece gündüz bizlerin hayatını kolaylaştıracak planlar peşinde olduğu için sadece ve sadece anayasanın başkanlık ile ilgili maddesiyle uğraşıyor.

Zaten Meclis’teki çalışmalar da “yasama” başlıklı bölümde tıkandı kaldı.

Başbakan Erdoğan’ın “meselesi” çözülmeden bize söz verilen yeni anayasaya şimdilik kavuşamayacağız gibi görünüyor.

Aslında onlar da haklı. Sonuçta iki ay önce değiştirileceği söylenen TSK İç Hizmetler Kanunu’nun 35. maddesi gibi ya da anadilde savunma hakkı gibi değişiklikleri bir türlü hayata geçirememiş bir iktidardan yeni bir anayasa yapmasını beklemek belki haksızlık, belki de o meşhur ışığı ne olursa olsun görememektir.

Onların daha önemli işleri var. Onlar başbakanlarını başkan yapacaklar.

Ne kadar basitmiş aslında. Bunca yıldır bu kadar hayata boşu boşuna yazık olmuş. Meğer Türkiye’nin kurtuluşu Erdoğan’ın başkanlığındaymış.


“Erdoğan başkan, Türkiye şampiyon.”

Öyle anlaşılıyor ki, Erdoğan öyle ya da böyle bu hayalini gerçekleştirmek için ne pahasına olursa olsun bu konu halledilene kadar ülkeyi eskisinden de beter bir yere çevirmeye devam edecek.

Belki de sonunda istediğini alacak, başkan olacak.

Ama ne olursa olsun, verdiği sözleri tutmayan bir adam olarak anılacak.


[email protected]

 

  • Abone ol