Galatasaray pek çok konuda Türkiye’nin  istikrar sembolü olmuş kulüplerinden...

Sanırım bunu rahatlıkla söyleyebiliriz gerçekten...

Ama son dönemlerde Avrupa’da başarı kazanma ve kupa koleksiyonu yapma konusunda sağlanan istikrar, bir bardak suda fırtına koparma ve kendi kendine kriz yaratıp  ezeli rakipleri Fenerbahçe’ye fayda sağlama konusunda  istikrara dönüştü...

Sanırım bunu da söyleyebiliriz hiç çekinmeden...

***

Geçen yıl bugünleri hatırlayın mesela.

İki kere lig şampiyonu olmuş Galatasaray, Fatih Terim’le birlikte üçüncü şampiyonluğa hatta belki de daha ötesine gidiyordu… Bir anda, yaşanan Fatih Terim krizi yüzünden Galatasaray koca bir sezonu heba etti; olabileceği şampiyonluğu elleriyle Fenerbahçe’ye bıraktı.

O günlerde yaşadığım şaşkınlığı çok iyi hatırlıyorum, iyi giden bir takım ancak böyle dinamitlenebilirdi.

O dönemde benim inandığım şey Ünal Aysal’ın Fatih Terim’i gönderiş biçiminde hata yaptığı idi...

Şimdi de aynı hatayı bana sorarsanız kendisi başkanlığı bırakarak yaptı.

***

Hatta  daha büyük bir hatanın kapısını araladı…

Başkanlığı bırakacağını 24 Eylül’de açıklamanın mantığını bir türlü aklım almıyor doğrusu...

Gerçekten bırakacaksa bunu üç aylık yaz döneminde yapsaydı ve Galatasaray’ın bütün branşlarda şampiyonluğa oynaması beklenen takımlarını bir anda  başkansız bırakmasaydı sanki daha akıllı bir davranış olurdu.

Daha doğrusu  Türkiye’de futbol dünyasından bu aklı bekleyemesek de Ünal Aysal’dan bunu bekliyor insan...

***

O yüzden aklıma bir çok başka soru takılıyor...

Yoksa bu bırakış planlanmış bir hareket mi?

Bir tiyatro mu aslında olanlar?

Bunu defalarca Aziz Yıldırım’da gördük ‘bırakıyorum’ der, sonra ‘milyonlar’ ağlar ‘bırakma bizi bırakma bizi’ derler ve başkan geri döner...

Ünal Aysal da  eğer camiasının baskılarına dayanamayıp geri dönmeyi planlıyorsa, bu plan için sadece  buram buram Aziz Yıldırım kokuyor denebilir o kadar...

Galatasaray’da olması  beklenen izandan çok geride bir davranış olur bu.

***

Zaten tuhaf biçimde Adnan Polat döneminden beri Galatasaray’ı fenerbahçelileştiren bir  rüzgar var sanki Galatasaray camiasının içinde..

Hergün biraz daha kaybediyor kendi ilkelerinden Galatasaray bence.

Yok eğer Ünal Aysal dönmeyecekse, büyük bir bencillik yaparak kendini düşünüp Galatasaray’ı ikinci plana atarak kulübü sonu belli olmayan bir maceraya sokuyorsa,  bu da kolay affedilir birşey olmaz Galatasaray’ı sevenler için bana sorarsanız..

İkisi de yanlış, ikisi de tutarsız, ikisi de Galatasaray geleneklerinden çok uzak seçenekler.

***

 Tabii Türkiye’de yaşadığımız için insanın aklına başka sorular da geliyor.

Acaba Ünal Aysal bir tehditle ya da bir şantajla mı karşılaştı?

Onu Galatasaray’ın başından uzaklaştırmak isteyen bir güç mü var?

Bir Galatasaray başkanının sezon başladığı sırada görevi bırakmasının “olağanüstü” bir nedeni olmalı, bırakacaksa elbet.

Böyle bir sorumsuzluk “olağan” bir nedenden olamaz çünkü…

***

 Galatasaray’ı başsız, başkansız bir kaos ortamına sokmak hiç akıllıca değil...

Hem de sezonun ilk haftalarında...

Umarım Galatasaray camiası, kendine yakışır biçimde bir çözüm bulup bu krizi atlatır, aksi takdirde gelişmeler daha da kötüye gider.

Galatasaray bu krizi fırsata döndürüp yepyeni bir başkanlık vizyonu ve pırıl pırıl bir yönetim kadrosu oluşturamazsa; gittikçe küçülmeye ve UEFA şampiyonluğu öncesi kaotik döneme dönmeye mahkum olur. Bunu söylemek için de medyum olmanız beklenmez!

  • Abone ol