Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve partisini eleştirirken şöyle bir cümle kurmuş:

“Öcalan'ın bile talep etmediği, Öcalan ile hükümet olarak görüşmediğimiz, MİT'in bu görüşmeleri yaptığı bilindiği halde onun taleplerinin dışında bir takım şeyler ileri sürmek suretiyle Öcalan'ı da zor duruma düşürdüğünüzü bilmiyorsunuz. Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan'ı itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?’’

Üç günde ‘‘Öcalan’ın bacak bacak üstüne atan sekretere ihtiyacı yok’’tan, ‘‘sekreterya olabilir, makul bir istek’’ noktasına gelen Sayın Arınç’ın, Öcalan’ın itibarını savunur noktaya gelmesi ilginç.

HDP’nin Öcalan’ın bile dile getirmediği taleplerde bulunduğu iddiası önemli. Öcalan’ın çözüm sürecinde çıtayı daha aşağıda tuttuğu, HDP’nin ise işi yokuşa sürmek için karşılanması mümkün olmayan istekler sıraladığı sonucuna varıyor insan.

Artık ortalığa saçılmış barış görüşmelerinde MİT’in tek temsilci olduğunu vurguladı Sayın Arınç. ‘Hükümet muhatap değil’ iddiasını güçlendirmeye çalıştı böylece.

HDP KÖPRÜ GÖREVİNDE

Öcalan ile MİT arasındaki pazarlıkların ne olduğunu, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bir avuç siyasetçi dışında bilen yok. O yüzden belli ki, Erdoğan’ın düne kadar asmaktan bahsettiği Öcalan’ın zor durumda kalmaması AKP açısından çok önemli.

Aslında HDP heyetinin Öcalan’ın sözüne karşı gelmeyeceği, daha çok onunla Kandil arasında bir köprü vazifesi gördüğü herkesin malumu. Burada sıkıntı, Öcalan’ın MİT’le görüşmelerini birebir HDP heyetine anlatıp anlatmadığı konusunda. Çünkü PKK liderinin sızıntılar konusunda çok dikkatli olduğu, görüşmelerin detayları konusunda fazla bilgi vermediği de bilinen bir gerçek.

Bu açıdan Arınç’ın Öcalan’ın zorda bırakılmasına ilişkin açıklaması çok ilginç. Bu sözlerden, havuz medyası yazarlarının iddia ettiği gibi, PKK’nın Nisan-Mayıs aylarında silah bırakacağı ancak açıklamanın seçimden önce geleceği sonucunu çıkarabiliriz.

AMAÇ ZAMANA YAYMAK

Öcalan’ın zorda kalmaması, genel seçimlerde AKP’nin anayasa değişikliği için gerekli oyu alması açısından önemli. Öcalan zorda kalırsa, çarşı karışabilir, Kürt oyları biraz daha HDP’ye, milliyetçi Türk oyları MHP’ye doğru kayabilir.

Onun için Kürt meselesini Öcalan’ı zorda bırakmadan, Türk milliyetçilerini tedirgin etmeden yürütmek ve görüşmeleri zamana yaymak önemli. Tıpkı Alevi meselesinde olduğu gibi. Aleviler’in talepleri belli olduğu halde, onlarca çalıştay yapıldığı halde, yeni çalıştaylar yapıp seçim öncesi Sünni tabanı rahatsız etmemek gerekir.

Bütün mesele genel seçimde anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde etmek. Ondan sonra AKP’nin Kürt meselesinde de, Alevi meselesinde de fıtratını tam açıklığıyla görürüz.

  • Abone ol