Dün bu köşede sizlere Anayasa değişikliği konusunda Hayır diyenlerin eleştirilerini dile getireceğimizi ve bu eleştirilere karşı gerçekleri açıklayacağımı ifade etmiştim.

Efendim hayır diyenlerin iddialarına cevap verelim.

İDDİA: Ülke diktatörlükle   yönetilecek.

Anayasa değişikliğiyle benimsenen Cumhurbaşkanlığı sistemi tıpkı parlamenter sistem gibi demokratik bir hükümet modelidir. Cumhurbaşkanlığı sisteminde, Cumhurbaşkanı halka karşı doğrudan sorumludur. Bu sisteme dense dense Millet Hükümeti denilebilir.

 İDDİA: Rejim değişikliği yapılıyor.

 Anayasa değişikliği kesinlikle bir rejim değişikliği değildir. Önerilen hükümet sistemidir. Cumhurbaşkanlığı sistemi de parlamenter sistemi gibi halk iradesine, demokratik meşruiyete dayanır. Gücünü halktan alır. Anayasa’da demokratik, laik ve hukuk devleti olması korumuş ve demokratik temsil geliştirilmiştir.

  İDDİA: Yargı bağımsızlığı ortadan kaldırılıyor.

Aksine yargı bağımsızlaştırılmakta, Yargının meşruiyeti iki meşru kuvvetin yani Meclis ev Cumhurbaşkanının seçim ve atamalarla halka dayanacaktır. Kuvvetler ayrılığı sistemi tam anlamıyla Yeni Anayasa’da yerini bulacaktır. Kuvvetler kendi görevini yapacaktır. Meclis yasama görevini, Cumhurbaşkanı icra görevini, yargı da adaletin tesis edilmesi anlamında yürütmeyi, anayasal yargı açısından da yasamayı denetleyecektir. Bunun yanında askeri yargı kaldırılarak, yargıda birlik sağlanmıştır.

 İDDİA: Siyasi partiler işlevsiz kalacak.

Değişiklikle önerilen hükümet sisteminde siyasi partiler, hatta yüz bin seçmen Cumhurbaşkanı adayı gösterebilecektir. Sadece Meclis içindeki partiler değil, Meclis dışındaki partiler de aday gösterebilecektir. Siyasi partiler işlevsiz kalmayacak aksine daha da güçlenecek ve etkili hale gelecektir.

İDDİA: Cumhurbaşkanı Meclisi feshetme yetkisine sahip olacak.

Seçimlerin birlikte yenilenmesi doğrudan fesih anlamına gelmez. Önerilen sistemde seçimlerin yenilenmesi iki taraflı bir uygulanmadır. Hangi kuvvet seçimleri yenileme kararı alırsa kendi seçimini de yenileme kararı almış olacaktır. Yani Cumhurbaşkanı Meclis’i feshederse tabir caizse kendisini de feshetmiş olacaktır. BU anlamda Meclis işlevsiz hale gelmiyor. Sistemin tıkanmasının önüne geçiliyor.

İDDİA: Meclis işlevsiz kalacak.

Değişiklikle kanun koyma ve kaldırma yetkisi Meclis’e aittir. Bütçe yapma yetkisi Yasama’nındır. Yürütme yasalarla bağlı olduğu için Meclis yürütmeye karşı güçlüdür. Bunun için denge kontrol sistemi öngörülmüştür.

İDDİA: Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Meclis’in yaşama işlevi gasp ediliyor.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kanunda olmayan alanlarda çıkarılabilmektedir ve kanun üstünlüğü esastır. Temel Hak ve Hürriyetler ile Kişi ve Siyasi Hak ve Ödevler konusunda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacaktır. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri anayasaya uygunluk bakımından da anayasal yargı denetimine tabi tutulacaktır. Meclis iptal için Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmektedir.

İDDİA: Her atamayı Cumhurbaşkanı yapacak.

Üst Yargı atamaları, Meclis ve Cumhurbaşkanı tarafından seçilecektir. Üst Yargı İdari Kuruluşu HSYK’ YA 7 Meclis, 4 Cumhurbaşkanı seçim yapacaktır. Sistemin etkin, hızlı karar alabilmesi sorunların çözümü avantaj oluşturmaktadır. Zira parlamenter Hükümet Sistemi’nde atamalarda müşterek kararname uygulaması çoğu zaman hükümetlerin politikalarına uygun üst yönetici atamalarında tıkanmalar oluşturmakta, Cumhurbaşkanı ile Hükümet arasında irade uyuşmazlığına neden olmaktadır.

Yarın Anayasa değişikliğinin eski hali ve değişiklikten sonraki hali konusunda değerlendirme yapacağız…

Söz ve karar daima Milletindir…

Saygılarımla…

  • Abone ol