Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?


26.3.2017 - Bu Yazı 1396 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Bu topraklarda ters giden her şeyin ardında İngiliz aklı arayanlardan değilim. PKK terör saldırısı gerçekleştirince “Kraliçe öyle istemiştir” diye, ya da “FETÖ'nün de ardında İngiltere var” diye cümleye başlamıyorum. II. Dünya Savaşı sonrası İngilizler Orta Doğu'dan çıkarken yerlerini Amerikalılara bıraktı. Zamanla bazı bölgelerde varlıkları yeniden artsa da 50'li yıllardan bugüne bölgeye ağırlığını koyan hep Amerikalılardı. Yine de İngiliz merkezli dev holdinglerin ya da yüzlerce yıllık sömürgeci geçmişe sahip İngiliz siyaset belirleyicilerin küresel politikaları şekillendirme noktasında en arkada bazı çarkları çalıştırdığına da eminim.


İngilizler II. Dünya Savaşı'yla Amerikalılara bıraktıkları küresel iktidarı geri almak istiyor mu? Olabilir. Ama öncelikli meselelerinin Kıta Avrupası'yla, özellikle de Almanya'yla olduğuna şüphe yok. “Allah Allah, bu da nereden çıktı?” diyebilirsiniz. Öyle ya Batı'da topyekûn yükselen İslamofobiyi konuşuyoruz bu ara. Türkiye'deki genel kanı da tüm bunların ardında İngilizlerin aklı olduğu yönünde.

Ama doğruyu söylemek gerekirse, Brexit sürecinde mülteci krizi, artan terör, İslamofobi ve güvenlik kaygıları bardağı taşıran son damla olsa da, tuğlalar çatlamaya Avrupa borç kriziyle beraber başlamıştı. İngiltere'yi AB'den çok daha önce ayrılmaktan geri tutan, AB üyesi olmasına rağmen zorunlu olarak Avro'ya geçmeyi kabul etmemiş olmasıydı. Ama bir an geldi ve İngilizler AB'den ayrılma maliyetinin AB'de kalmaya oranla daha az olacağını fark etti. AB güzel bir hayal olsa ve geçici olarak başarıya ulaşsa da sürdürülebilir değildi. Kurtarılabilecekse de bunun mimarı Almanya olacaktı, niye Almanları daha da güçlendirecek bir zahmete gireceklerdi ki? Her iki türlü de bu yükü daha fazla sırtlarında taşımak istemiyorlardı. Koşarak ayrılma bahaneleri ise Avrupa karşıtlığına kalkan yaptıkları İslamofobi oldu. Avrupa Parlamentosu ve Kıta Avrupası'nın önemli bir kısmında İslamofobi'nin sosyolojik bir karşılığı olsa da, İngiltere'ninki üretilmiş bir korkuydu. Hatta eğer satranç tahtasında on hamle sonrasını öngörüp eyleme geçen bir İngiliz aklının kabul edeceksek, Avrupa'da yükselen İslamofobi'yi AB'den çıkış yolunu pürüzsüzleştirmek için kamçıladıklarını bile iddia edebiliriz.

Bu satırları Antalya'da düzenlenen İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson dahil olmak üzere pek çok İngiliz üst düzey yetkili ve iş adamının katıldığı Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu'nu takip ederken yazıyorum. Ve dinlediklerimin fikrimi değiştirdiğini söyleyemem. Şunu özellikle belirtmek gerek: İngiliz karar vericiler, Türk televizyonlarında arz-ı endam eden Türk monşerlerden farklı olarak, Brexit sonucundan hiç de pişman değil: “Geliyordu, gerçekleşiyor ve olacak,” diyorlar ve ağır ağır AB sonrası döneme hazırlanıyorlar.

İngiltere Başbakanı Theresa May 29 Mart'ta AB'ye resmen ayrılma talebini iletecek ve Lizbon Anlaşması'nın 50. Maddesi işlemeye başlayacak. Boşanma işlemleri başladı. Birliğin yerini ayrılık aldı. Zaman içinde ekonomik ortaklığın yerini de rekabet alacak. İngiltere için yeni sürecin “AB değerleri” gibi iddialardan sözde değil belki ama, özde uzaklaşıp 'tamamen duygusal' ekonomik menfaatlere dayalı ilişkiler kurma dönemi olacağını söyleyebiliriz. Ekonomik çıkarlarına uygun olarak işbirliği kuracak, iş yapacak, dost ya da düşman olacak, rekabete ya da ittifaka girecekler.

Trump yönetimi için de aynı şeyi söylemek mümkün, ve fakat ABD'nin aksine İngiltere'de yerleşik düzen, mevcut hükümetle güç savaşına girmiş gibi görünmüyor. Yani eğer Kraliçe'nin bir etki alanı varsa, ki var, o da oyununu Brexit'ten yana kurdu, kuruyor.

Aralarında THY ve İstanbul Atatürk Havalimanı'nın da olduğu bazı havayolları ve havaalanlarına yönelik elektronik yasağı da bu açıdan değerlendirebiliriz. Trump'ın göreve gelmesinin hemen ardından imzaladığı 'Müslüman Yasağı'ndan farklı olarak, önce ABD ardından da İngiltere'nin ilan ettiği elektronik yasağının göstermelik gerekçesi güvenlik kaygıları olsa da gerçek nedeni hava taşımacılığında yeni nesil ekonomik korumacılık.

Şöyle örnekleyebiliriz: İngilizlerle ortak bir havayolu şirketi kurabiliriz, dünyanın çeşitli yerlerinde havaalanları inşa edebiliriz, bu ve bunun gibi pek çok alanda işbirliği, ticari ve ekonomik işbirliği gerçekleştirebiliriz. Ama rekabet ettiğimiz alanlarda elektronik yasağı gibi korumacılık önlemlerinin, serbest pazarda alınmaması gereken tedbirlerin devamını da aynı anda görebiliriz.

Ekonomik çıkarlar, 'liberalizm, demokrasi, sekülarizm' gibi diğer Avrupalı değerlerin önüne geçtiyse, bu durumun İngiltere'nin Orta Doğu politikasından FETÖ/PKK gibi terör örgütlerine yaklaşımına kadar pek çok konuyu etkileyecektir. Uzlaşmalı ve düşük maliyetli bir boşanma için kısa vadede AB'yle aralarına hızlı bir mesafe koymayacaklarına emin olabileceğimiz İngilizler, yine de uzun vadede yakalanacak diğer fırsatlar için her yöne göz kırpacak.Trump yönetimi kadar Merkel'e de İngiliz zarifliğiyle davranacak; ya da Suriye'de bizi doğrudan karşılarına almamaya ve PKK'yı açıktan desteklememeye, hatta İngiltere'de yürütülecek referandum kampanyalarına kapılarını açarak Avrupalı paydaşlarından farklı yaklaşmaya açık olacak ama koalisyonla hareket ederek Suriye PKK'sına destek vermeye veya uluslararası arenada seyreltilmiş Türkiye uyarılarına devam edecek.

İngiltere Avam Kamarası Dış İlişkiler Komitesi'nin dün yayınlanan Türkiye raporu da bunun bir örneği. “Çok sayıda FETÖ'cünün darbeye katılmış olduğu yönünde yoğun iddiaların olduğunu ancak buna rağmen bunun bir FETÖ darbesi olduğunu gösterecek yeterli delil olmadığını” iddia eden ve Türkiye'ye eleştiriler de yönelten rapor, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na rağmen yazılmıştı. Oldukça absürttü, Türkiye gerçeklerinden uzaktı ama yine de arkasında FETÖ baskısı olduğuna emin olmamıza rağmen yine de Gülen'i bağrına basmıyordu.

Brexit'le Batı cephesinde yeni bir sayfa açan İngiltere, İngiliz ağır kanlılığıyla yeni bir forma bürünecek; neler yapacağı Kıta Avrupası'nın ve tüm Batı'nın geleceğini şekillendirecek. Ve hemen değil ama birkaç yıl içinde çok ilginç şeyler gerçekleşecek.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive