Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Gün Erdoğan’a siper olma günü...


2.4.2017 - Bu Yazı 1319 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Cuma günü Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Nevşehir'deydik. Kendisine 15 Temmuz'un firarisi Adil Öksüz'ün darbe girişiminden altı gün sonra ABD İstanbul Başkonsolosluğu tarafından aranması ve ABD Büyükelçiliği'nden yapılan açıklama soruldu. Bilindiği üzere, ABD Büyükelçiliği jet hızıyla yaptığı açıklamada Adil Öksüz'ün başkonsolosluğun santrali tarafından arandığını kabul etmiş ve bu aramanın Emniyet'ten gelen yardım talebiyle doğru orantılı olarak kaçmasını engellemek adına vizesinin iptal edilmesi sonrası bilgilendirme amacıyla olduğunu söylemişti. Bakan Bozdağ da haliyle sordu: “ABD Büyükelçiliği eğer her vizesini iptal ettiği kişiyi arayarak bilgilendiriyorsa bugüne kadar kaç Türk vatandaşı, vizesi iptal edildikten sonra aranmıştır. Büyükelçilik bunun listesini yayınlasın.”


Düşünsenize, güya Emniyet'ten gelen yardım talebi doğrultusunda bir darbe şüphelisinin, bir teröristin vizesini iptal ediyorsunuz ve hiç vakit kaybetmeden ona haber veriyorsunuz: “Vizeni iptal ettik haberin olsun.”

İnsan haliyle merak ediyor; bu Adil Öksüz'ün özelliği neymiş ki ABD ikiletmeden emniyetle işbirliği yapıyor; ama hızla kaçıp soluğu ABD'de alan FETÖ'cülerin hepsinin vizesi yerinde, oturma, çalışma izinleri ceplerinde, kimse onları okyanus ötesinde sınır dışı etmiyor. Bırakın iadesini, Fethullah Gülen'e ev hapsi bile uygulanmıyor. Türkiye'nin müttefiklik gereği her yardım ve işbirliği çağrısına Amerikan makamları “Yeterli delil yok. Somut veri yok. FETÖ bağlantısı göremedik” diye cevap vererek sırt çeviriyor ama Adil Öksüz söz konusu olduğunda ABD makamları vakit kaybetmeden vizesini iptal ediyor.

Siz de merak etmiyor musunuz? Neymiş Adil Öksüz'ü özel yapan şey?

Bu hafta Türkiye gazetesinden Batuhan Yaşar, Akıncı Üssü iddianamesiyle beraber yer yerinden oynayacak diye yazmıştı. Hakikaten de son günlerde yaşananlar, iddianame okundukça medyaya yansıyan ayrıntılar, Adil Öksüz'ün telefon trafiği bile Yaşar'ın haklı olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda referandum yaklaşıyor ve maskeleri düşenler için vakit azalıyor, çember daralıyor.

Halkbank'ın uluslararası bankacılıktan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın bu hafta ABD seyahati dönüşünde göz altına alınması, üstelik de bunun Trump yönetiminin Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Türkiye ziyaretinin arifesinde gerçekleşmesi elbette bununla bağlantılı bir gelişmeydi. Atilla 2014-2017 tarihleri arasında yedi kez ABD'ye gidip gelmişken bunun şu anda yapılması, tutuklamanın siyasi boyutunun yanısıra ABD'deki Trump-Yerleşik Düzen çatışması açısından da bir yeri olduğunu gösteriyor. Yerleşik düzenin, Trump yönetimi ile Ankara arasında açılmaya çalışılan yeni diyalog kapılarını da sabote etmeye yönelik bu hamlesinin, Ankara kadar Trump yönetiminin de oyun alanını daraltmak için olduğu aşikar.

Benzeri bir sabotajı geçtiğimiz hafta sonu İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve Prens Edward Türkiye'yi ziyaret ettiğinde de gördük. Theresa May Brexit kararı ile beraber İngiltere için yeni ilişkiler kurma, yeni kapılar açma peşinde, bu nedenle kıta Avrupası'nda devletlerin ortak politikası olarak organize ve sistematik olarak yükseltilen Türkiye karşıtlığı da dahil pek çok konuda kendini Almanya gibi ülkelerden ayrıştırıyor. Buna rağmen, İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'nin İngiliz hükümetiyle çelişerek yayınladığı Türkiye raporu Johnson'ın Antalya'ya geldiği geceye denk getirildi. Rapor, çok sayıda Gülencinin darbeye karıştırdığını kabul etse de provoke edici şekilde Gülen örgütünün bu işin arkasında olduğunun ispatı yok diyordu. Gülen etkisi su götürmez bir gerçekti. Ama daha da ötesi İngiltere-Türkiye yakınlaşmasını hedef alıyordu.

İçerideyse, önce Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu'nun FETÖ'cülerle ilgili çıkışı, ardından Cuma günü FETÖ davalarında, aralarında FETÖ adına suç işlediği herkesçe bilinen isimlerin tahliye edilmesi ve Yıldız Holding'e bağlı Ülker markasının kurumsal hesabından 1 Nisan şakası adı altında Zaman gazetesinin sübliminal mesajlarını anımsatan, Erdoğan'a yönelik suikast imalarıyla dolu videonun paylaşılması, bu ittifakın 16 Nisan yaklaştıkça milletin sinir uçlarını kaşımaya devam ederek, Cumhurbaşkanı'nın hayatına kast etmeye dahi cüret edebileceğini hissettirerek toplumu galeyana getirmeye yönelik kışkırtmaların devam edeceğini gösteriyor.

Aynı günlerde bir yandan Uluslararası Af Örgütü “Türkiye'deki gazetecileri serbest bırakın” şeklinde bir kampanya başlatıyor, ki onların gazeteci dediği isimlerin pek çoğunun darbeci ve terörist olduğunu hemen herkes biliyor; öte yandan AB ülkelerinde Türk imamları başta olmak üzere Gülenci olmayan Türkler, devlet görevlisi ya da sivil fark etmez, yine kolektif şekilde Erdoğan tarafından bu ülkelere gönderilen ajanlar olmakla suçlanıyor.

Ayrı bir yazının konusu ama, hepsinden öte, “Evet” cephesinin bölünmesine neden olacak altın vuruş Kuzey Irak'ta aranıyor.

Tüm bunlar ve alt alta sıralamanın bile zor olduğu yüzlerce gelişme, 16 Nisan'ın dünya düzenini belirleyenler için ne anlama geldiğini anlatmak için yetiyor da artıyor. Terör örgütlerinin, özellikle de FETÖ'nün, bu mücadelenin tam göbeğinde durduğu anlaşılıyor. Buna rağmen, her şey göz önünde ayan beyan yaşanırken, maskeli balo bitmiş ve tüm silahlar çekilmişken, hala “Avrupa Türkiye'nin iyiliğini istiyor” safsatasını inanarak ya da inanmayarak yaymaya çalışanlara ise, insan gerçekten hayret ediyor.

Ezcümle, olanlar 16 Nisan öncesi ve hatta sonrasının kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Hepsi hedefine Erdoğan'ı koymuş, bunu artık gizlemiyor. O zaman bizim de şu anda hep birlikte korumaya odaklanmamız, siper olmamız gereken varlığımız o. İmanımız dışında kalan hiçbir şey bundan önemli değil. Allah korusun, ona bir şey olursa, kaos çıkar, millet hesabı kendi kesmeye başlar, bu puslu ortamda herkes birbirine düşer ve bu ülke korkunç bir karanlığa hapsolur. Aksi durumda ise, gelecek aydınlık. Zira birliğimize kast edenlerin birlikleri bozuldu, birbirlerine düşmek üzereler. Nasılını ileriki günlerde anlatalım.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive