Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Seçmenin kalbine çıkan yollar


12.4.2017 - Bu Yazı 1317 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  İletişim hakikaten bir sanat... Hele liderler için olmazsa olmaz bir hüner... Siyaset gibi içinde oldukça sizden çok fazla şey alıp götüren, var olmayı başarmanın ve bunu sürdürmenin hiç de kolay olmadığı bir alanda siyasetçinin seçmeni ile kurduğu iletişimse bir cevher.


Siyasi liderin kurduğu cümleler, beden dili, hitabet yeteneği, inandırıcılığı, ortaya koyduğu çaba, sarf ettiği efor önemli ama yetmiyor; seçmen sadece mesajla ve mesajı kendilerine nasıl ulaştığıyla ilgilenmiyor; geçmişinize bakıyor, dün ne yaptığınızı referans alıyor, geleceğe geçmiş tecrübelerle ışık tutuyor. Sadece işe, icraata değil, aynı zamanda fedakarlığa da bakıyor. Evet, iş siyasi liderlik olduğunda halkın beklentisi çok ama çok yüksek: Gerekirse ömrünüzü feda edeceğinizi bilmek istiyor; sizden canınızı dişinize takmanızı, vaat ettikleriniz uğruna ölmeyi göze aldığınızı görmek istiyor.

“Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye,” şeklinde meşhur bir sözü bilirsiniz. Aynen o cümlede olduğu gibi, halk önce söze, ardından söyleyene bakıyor. Anayasa ve sistem değişikliği gibi sıradan vatandaş için yer yer hakikaten karmaşık olabilecek, herkesin bir akademisyen, bir hukukçu gibi meselenin derinliklerine vakıf olamayabileceği bir konu hakkında da siyasi iletişim ve kampanya denklemi de böyle işliyor.

Referandum takviminin başında, sistem değişikliği gibi kompleks bir konunun halka nasıl anlatılacağını Ak Partili siyasilere ve iletişimcilere sorduğumuzda çoğunun verdiği cevap, “Cumhurbaşkanı Erdoğan sahaya çıkınca süreç başlar,” oluyordu. Öyle de oldu. Kararsızların sayısı azaldı, sandığa sayılı günler kala seçmen kararını vermeye yaklaştı.

Yeni Şafak ve tvnet yollarda...

Yeni Şafak ve tvnet ekibi referandum için uzun süredir Türkiye yollarında, ülkenin dört bir yanında seçmenin nabzını tutuyor. Ben de geçen gün Anadolu'yu gezen değerli ekip arkadaşlarıma katıldım ve Yozgat'ın nabzını birlikte tuttuk. Yağmurun ve soğuk havanın bir kez daha kendisini gösterdiği bir günde Yozgatlıların kapılarını çaldık, 16 Nisan'la ilgili düşüncelerini sorduk, emeklilerle, esnafla, gençlerle, hastası olanlarla, iş bekleyenlerle sohbet ettik, dünü, bugünü, Türkiye'yi konuştuk.

Referandum sürecinde gezdiğim, dolaştığım Anadolu şehirlerinden farklı değildi sıcakkanlı Yozgatlıların bizimle paylaştıkları. Özetle önce söze bakmışlar laf mı diye, sonra söyleyene bakmışlar adam mı diye. Özellikle orta yaşlı ve yaşlı Yozgatlıların hemen hepsi, sorunuzu yönelttiğinizde aynı alçakgönüllülükle başlıyor konuşmaya: “Biz çok anlamayız ama...” Ama “ama” dedikten sonra tane tane ve tüm açıklığıyla sıralıyorlar 16 Nisan'a nasıl baktıklarını, sandıkta ne diyeceklerini ve nedenlerini... Gençler biraz daha özgüvenli ama aynı açıklıkla cevap vermekten kaçınmıyor.

“Eskiden olsa böyle yağmurlu bir günde eşek bile geçemezdi bu yollardan, siz çamura saplanmadan geldiniz, çünkü bu iktidar çalıştı, iş yaptı, hizmet etti,” diyorlar.

En son halkası Yozgat Şehir Hastanesi olan sağlık hizmetlerini sıralıyor ve dünle bugünü kıyaslıyor, memnuniyetlerini dile getiriyorlar.

15 Temmuz'u hatırlayıp 80 darbesini, öncesi ve sonrasındaki tecrübelerini paylaşarak “Allah bu memlekete bir daha o günleri yaşatmasın,” diyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o gece, FETÖ'cülerin diledikleri gibi kaçmak yerine, başkalarının yaptığı gibi saklanmak yerine, mücadeleyi bırakmamasını, ölümü göze alarak direnmesini, o korkunç gecede her şeye rağmen İstanbul Atatürk Havalimanı'na inmesini verecekleri karar için kritik bir referans olarak kabul ediyorlar. Bu ülke için sayısız hizmetler yapmış, gerekirse canını feda etmeye hazır olduğunu kanıtlamış olan Cumhurbaşkanı'nı bir kefeye koyuyorlar, öteki kefeye de PKK'yı, FETÖ'yü, Avrupa'yı... “Her şey gözümüzün önünde oluyorken, herkes gözümüzün önünde konuşuyorken, şimdi de sandıkta da ne diyeceğimiz belli değil mi?” diye soruyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündemde olan açıklamalarını sorduğunuzda bazıları gülüyor, bazıları “Ne dediğini, ne dediğini anlamıyoruz,”diyor.

Ülkücülerse önce vatan sonra Devlet Bahçeli için 'Evet' diyeceklerini söylüyor ve ekliyor: “15 Temmuz Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan bakışımızı değiştirdi. Onun için de 'Evet'.”

Yozgat'ta da Anadolu'nun diğer bazı şehirlerinde öne çıkan şekilde daha fazla iş imkanı isteği var, şehirlerine daha fazla fabrika, daha yatırım istiyorlar. Ancak geçmişte yapılanları geleceğin teminatı olarak gördüklerini açıkça söylüyorlar. Yozgatlıların sistem değişikliğinin neler getireceğine dair fikirlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Ak Parti iktidarının geçmiş icraatları olumlu olarak etkilemiş. Ama ondan önemlisi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yürekten inanmışlar ki, bu değişikliğin Türkiye'yi daha güçlü yapacağı sözünü kabul etmişler.

Yozgatlılar şehirlerinden açık ara 'Evet' çıkacağını iddia ediyor. Kapısını çalıp sohbet ettiklerimizin anlattıkları da bize aynısını düşündürüyor.

«««

Haftalardır Anadolu'yu karış karış gezen, sürekli değişen hava koşullarına rağmen enerjilerini hiç kaybetmeyen ve zorlu şartlarda gerçekten ağır ama çok değerli bir işe imza atan Yeni Şafakgazetesinden Fazlı Şahan'ı, tvnet'ten Bensu Polat'ı ve kameraman Süleyman Kalay'ı bir kez de buradan tebrik ediyor, birlikte geçirdiğimiz güzel gün için onlara ve ulaştırmamızı sağlayan diğer arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Allah yolunuzu açık etsin, gülen yüzleriniz hiç düşmesin.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive